İcra Takibinde Borçlu Mal Beyanında Bulunmazsa Ne Olur?

İcra takibi başlatılan borçlunun ödeme emrini aldıktan sonra karşılaşabileceği yükümlülüklerden biri mal beyanında bulunmaktır. Uygulamada ise borçluların önemli bir kısmı “üzerime kayıtlı mal yok”, “zaten haciz yapabilirler” veya “borcu ödeyemiyorum” düşüncesiyle mal beyanında bulunmamaktadır.

Ancak mal beyanında bulunmak, borçlunun malvarlığının bulunup bulunmamasından farklı bir hukuki yükümlülüktür.

Borçlunun üzerine kayıtlı taşınmazının, aracının veya banka hesabında parasının bulunmaması mal beyanında bulunmasına engel değildir. Borçlu malvarlığının bulunmadığını, gelirini ve geçimini ne şekilde sağladığını da mal beyanında açıklayabilir.

Mal beyanında bulunulmaması ise borcu ortadan kaldırmadığı gibi icra takibini de durdurmaz. Ayrıca şartlarının gerçekleşmesi halinde alacaklının talebi üzerine borçlu hakkında İcra ve İflas Kanunu’nun 76. maddesi kapsamında mal beyanında bulununcaya kadar tazyik hapsi uygulanması gündeme gelebilir.

Mal Beyanı Nedir?

Mal beyanı, İcra ve İflas Kanunu’nun 74. maddesinde düzenlenmiştir.

Mal beyanında borçlu; kendisinde veya üçüncü kişilerde bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarı, bunların niteliklerini, gelir ve kazançlarını, geçimini nasıl sağladığını ve borcunu ne şekilde ödeyebileceğini icra dairesine bildirir.

Dolayısıyla mal beyanı yalnızca “üzerimde ev veya araba var mı?” sorusunun cevabından ibaret değildir.

Borçlunun gelirleri, alacakları, hakları ve geçim kaynakları da mal beyanının kapsamına girebilir.

Borçlunun Hiç Malı Yoksa Mal Beyanı Vermesi Gerekir Mi?

Evet.

Borçlunun haczedilebilir malvarlığının bulunmaması, mal beyanında bulunma yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Borçlu üzerinde kayıtlı taşınmaz, araç veya başka haczedilebilir mal bulunmadığını belirterek de mal beyanında bulunabilir.

Bu nedenle “üzerime kayıtlı hiçbir şey yok, mal beyanı vermeme gerek yok” düşüncesi doğru değildir.

Mal Beyanında Bulunmamak Suç Mudur?

Burada önemli bir hukuki ayrım bulunmaktadır.

İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesinin birinci fıkrasında geçmişte, süresi içerisinde mal beyanında bulunmayan borçlu hakkında disiplin hapsi öngörülmekteydi.

Ancak bu hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.

Dolayısıyla günümüzde yalnızca mal beyanında bulunmama fiili bakımından eski İİK m.337/1 hükmüne dayanılarak “10 gün disiplin hapsi” uygulanması söz konusu değildir.

Buna karşılık İcra ve İflas Kanunu’nun 76. maddesindeki hapisle tazyik düzenlemesi yürürlüktedir.

Bu iki düzenleme birbirine karıştırılmamalıdır.

Mal Beyanında Bulunmayan Borçlu Hapse Girer Mi?

Şartları oluşursa borçlu hakkında tazyik hapsi uygulanması mümkündür.

İcra ve İflas Kanunu’nun 76. maddesine göre mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının talebi üzerine, beyanda bulununcaya kadar icra mahkemesi hâkimi tarafından bir defaya mahsus olmak üzere hapisle tazyik olunabilir.

Ancak bu hapis üç ayı geçemez.

Buradaki yaptırımın temel amacı borçluyu borcunu ödemediği için cezalandırmak değil, kanundan kaynaklanan mal beyanında bulunma yükümlülüğünü yerine getirmeye zorlamaktır.

Bu nedenle tazyik hapsi ile klasik anlamdaki hapis cezası birbirinden ayrılmalıdır.

Mal Beyanında Bulunmamanın Cezası Kaç Ay?

İcra ve İflas Kanunu’nun 76. maddesine göre tazyik hapsi üç ayı geçemez.

Ancak kanun “üç ay hapis cezası verilir” dememektedir.

Düzenlemede borçlunun beyanda bulununcaya kadar hapisle tazyik edileceği ve bunun en fazla üç ay sürebileceği belirtilmektedir.

Dolayısıyla yaptırımın amacı belirli bir cezayı çektirmek değil, mal beyanının verilmesini sağlamaktır.

Borçlu Sonradan Mal Beyanında Bulunursa Ne Olur?

İİK m.76 kapsamındaki tazyik hapsinin amacı mal beyanının verilmesini sağlamaktır.

Bu nedenle borçlunun yükümlülüğünü yerine getirerek mal beyanında bulunması halinde tazyikin devam etmesinin amacı ortadan kalkar.

Tazyik hapsini klasik ceza yaptırımlarından ayıran en önemli özelliklerden biri budur.

Mal Beyanında Bulunmamak Borç Nedeniyle Hapis Sayılır Mı?

Hayır.

Buradaki yaptırım doğrudan borcun ödenmemesi nedeniyle uygulanmamaktadır.

Borçlu “borcunu ödemediği için” değil, kanunun kendisine yüklediği mal beyanında bulunma yükümlülüğünü yerine getirmediği için tazyik edilmektedir.

Bu ayrım önemlidir.

Bir kişinin yalnızca sözleşmeden doğan borcunu ödeyememesi nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılması ile kanunun öngördüğü bir usuli yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak amacıyla uygulanan tazyik yaptırımı aynı hukuki nitelikte değildir.

Mal Beyanında Bulunulmazsa İcra Takibi Durur Mu?

Hayır.

Mal beyanında bulunulmaması icra takibini durdurmaz.

Alacaklı, takip kesinleşmiş ve haciz isteme şartları oluşmuşsa borçlunun malvarlığı üzerinde haciz işlemlerine devam edebilir.

Dolayısıyla borçlunun mal beyanında bulunmaması alacaklının haciz hakkını ortadan kaldırmaz.

Alacaklı Mal Beyanını Beklemeden Haciz İsteyebilir Mi?

Evet.

İcra ve İflas Kanunu’nun 78. maddesi bakımından şartları oluştuğunda alacaklı mal beyanını beklemeksizin haciz talep edebilir.

Bu nedenle “borçlu mal beyanında bulunmadı, o halde haciz yapılamaz” şeklinde bir sonuç doğru değildir.

Takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı borçlunun haczedilebilir mal, hak ve alacaklarının haczini talep edebilir.

Mal Beyanı Vermemek Haczi Engeller Mi?

Hayır.

Borçlunun mal beyanında bulunmaması taşınmaz, araç, banka hesabı, maaş veya üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklar bakımından haciz işlemlerinin yapılmasını kendiliğinden engellemez.

Mal beyanı ile haciz birbirinden farklı kurumlardır.

Mal beyanı borçluya yüklenen bir bildirim yükümlülüğüdür.

Haciz ise alacaklının kesinleşmiş takip kapsamında borçlunun haczedilebilir malvarlığına yönelmesine ilişkin cebri icra işlemidir.

Borçlunun Üzerine Kayıtlı Ev Varsa Bildirmesi Gerekir Mi?

Mal beyanının kapsamına borçlunun borcuna yetecek miktardaki mal, alacak ve hakları girebilir.

Bu nedenle borçlunun adına kayıtlı taşınmazlarının mal beyanı kapsamında değerlendirilmesi mümkündür.

Ancak mal beyanının içeriği yalnızca tapuya kayıtlı taşınmazlardan ibaret değildir.

Araçlar, gelirler, alacaklar ve diğer haklar da somut olayın özelliklerine göre beyan kapsamında değerlendirilir.

Borçlunun Arabası Varsa Mal Beyanında Bildirmesi Gerekir Mi?

Borçlunun adına kayıtlı araç da malvarlığı içerisinde yer alır.

Bu nedenle borca yetecek miktardaki malvarlığının açıklanması kapsamında araçların da dikkate alınması gerekir.

Borçlunun malvarlığını gerçeğe aykırı veya yanıltıcı biçimde açıklaması ise mal beyanında hiç bulunmamasından farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Maaş Mal Beyanında Gösterilmeli Mi?

İİK m.74 yalnızca taşınır ve taşınmaz mallardan değil, borçlunun her türlü kazanç ve gelirinden de söz etmektedir.

Dolayısıyla ücret veya maaş gibi düzenli gelirler mal beyanının kapsamı bakımından önemlidir.

Borçlunun malvarlığı bulunmasa bile düzenli gelirinin bulunması halinde bu gelirinin beyan kapsamında değerlendirilmesi gerekir.

Emekli Maaşı Mal Beyanında Bildirilir Mi?

Mal beyanında borçlunun kazanç ve gelirlerinin açıklanması gerektiğinden emekli maaşı gibi düzenli gelirlerin de beyan kapsamında değerlendirilmesi mümkündür.

Ancak bir gelirin mal beyanında belirtilmesi ile o gelirin tamamen haczedilebilir olması aynı şey değildir.

Haczedilebilirlik ayrıca İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre değerlendirilir.

Banka Hesapları Mal Beyanında Gösterilmeli Mi?

Borçlunun bankalarda bulunan para ve alacakları malvarlığı kapsamında değerlendirilebilir.

Bu nedenle borca yetecek miktardaki mal ve hakların açıklanması bakımından banka hesaplarındaki mevcut değerler de önem taşıyabilir.

Borçlunun hesaplarının bulunması halinde alacaklının ayrıca haciz işlemleri gerçekleştirmesi de mümkündür.

Başkasından Alacağı Olan Borçlu Bunu Bildirmeli Mi?

Mal beyanı yalnızca borçlunun fiziksel olarak elinde bulunan malları kapsamaz.

Borçlunun üçüncü kişilerde bulunan alacak ve hakları da İİK m.74 kapsamında önem taşımaktadır.

Örneğin borçlunun üçüncü bir kişiden tahsil edilebilir bir alacağı bulunuyorsa bu hak mal beyanının kapsamına girebilir.

Borçlu “Hiç Malım Yok” Diye Beyanda Bulunabilir Mi?

Gerçekten haczedilebilir malvarlığı bulunmayan borçlunun bu durumu beyan etmesi mümkündür.

Mal beyanı vermek, mutlaka haczedilebilir bir mal göstermek zorunda olmak anlamına gelmez.

Ancak borçlunun gelir ve geçim kaynakları konusunda da gerçeğe uygun açıklamada bulunması gerekir.

Asıl önemli olan beyanın gerçeğe uygun olmasıdır.

“Üzerime Kayıtlı Hiçbir Şey Yok” Demek Yeterli Midir?

Her durumda yeterli olmayabilir.

İİK m.74 mal beyanının kapsamını daha geniş düzenlemiştir.

Borçlunun yalnızca taşınmaz ve araçlarını değil; alacaklarını, haklarını, kazanç ve gelirlerini, geçimini nasıl sağladığını ve borcunu ne şekilde ödeyebileceğini de açıklaması gerekir.

Bu nedenle mal beyanının kanunda aranan içeriğe uygun hazırlanması önemlidir.

Gerçeğe Aykırı Mal Beyanında Bulunmanın Cezası Var Mıdır?

Evet.

Mal beyanında hiç bulunmamak ile gerçeğe aykırı mal beyanında bulunmak birbirinden farklıdır.

İcra ve İflas Kanunu’nun 338. maddesine göre kanuna göre istenen beyanı gerçeğe aykırı biçimde yapan kişi, şartlarının gerçekleşmesi ve alacaklının şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilir.

Dolayısıyla yalnızca şeklen bir mal beyanı sunmak yeterli değildir.

Beyanın gerçeğe uygun olması gerekir.

Malını Gizleyen Borçlu Ne Olur?

Borçlunun malvarlığı bulunduğu halde bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunması veya malvarlığını gizlemesi, somut olayın özelliklerine göre İİK m.338 ve diğer ilgili hükümler kapsamında sonuç doğurabilir.

Bu nedenle borçlunun “nasıl olsa icra dairesi bulamaz” düşüncesiyle gerçek dışı beyanda bulunması ciddi risk taşımaktadır.

Mal beyanının doğru ve gerçeğe uygun şekilde hazırlanması gerekir.

Borçlunun Sonradan Mal Edinmesi Halinde Ne Olur?

İcra ve İflas Kanunu’nun 77. maddesinde sonradan kazanılan veya artan mallara ilişkin ayrıca bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır.

Mal beyanında malı bulunmadığını bildiren, borcuna yetecek mal göstermeyen veya beyandan kaçınan borçlunun sonradan kazandığı malları ve gelirindeki artışları kanunda belirtilen şekilde bildirmesi gerekir.

Kanunda bu bildirim bakımından yedi günlük süre öngörülmüştür.

Dolayısıyla borçlunun ilk mal beyanında malvarlığının bulunmaması, daha sonra edindiği mallar bakımından hiçbir yükümlülüğünün bulunmadığı anlamına gelmez.

Sonradan Alınan Araba veya Ev Bildirilmek Zorunda Mıdır?

İİK m.77’deki şartların bulunması halinde sonradan kazanılan malların bildirilmesi gerekir.

Örneğin borçlunun ilk beyan tarihinde herhangi bir taşınmazı bulunmamasına rağmen daha sonra taşınmaz edinmesi halinde yeni malvarlığının bildirilmesi yükümlülüğü gündeme gelebilir.

Aynı durum sonradan edinilen araç veya gelirdeki önemli artış bakımından da değerlendirilebilir.

Mal Beyanında Bulunma Süresi Ne Kadardır?

Mal beyanı süresi takip türüne ve takipte gerçekleşen işlemlere göre değerlendirilmelidir.

Ödeme emrinde borçluya borca itiraz ve mal beyanına ilişkin ihtarlar yer alır.

Özellikle borçlunun itirazının iptaline veya kesin ya da geçici kaldırılmasına karar verilmesi halinde İİK m.75 ayrıca önem taşımaktadır.

İİK m.75’e göre itirazının iptaline veya kesin ya da geçici kaldırılmasına karar verilen borçlu, kararın kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde mal beyanında bulunmak zorundadır. Karar borçlunun yüzüne karşı verilmişse süre tefhimden itibaren başlar.

Bu nedenle her dosyada ödeme emrinin türü, tebliğ tarihi, itiraz bulunup bulunmadığı ve varsa itirazın kaldırılması veya iptali kararının tarihi birlikte incelenmelidir.

Ödeme Emri Usulsüz Tebliğ Edilmişse Tazyik Hapsi Verilebilir Mi?

Mal beyanı yükümlülüğünün ve buna bağlı yaptırımın değerlendirilebilmesi için borçlunun yükümlülükten usulüne uygun biçimde haberdar edilmesi önemlidir.

Ödeme veya icra emrinin usulsüz tebliğ edildiği iddiası varsa tebligatın hukuki durumu ayrıca incelenmelidir.

Özellikle tazyik hapsi gibi kişinin özgürlüğünü etkileyen yaptırımlarda kanuni şartların ve gerekli ihtarların bulunup bulunmadığının dikkatle değerlendirilmesi gerekir.

Ödeme Emrinde Mal Beyanı İhtarı Bulunması Gerekir Mi?

Borçluya gönderilen ödeme veya icra emrinin kanunda öngörülen ihtarları içermesi önemlidir.

Yargıtay uygulamasında da borçlu hakkında İİK m.76 kapsamında hapsen tazyik kararı verilebilmesi bakımından gerekli ihtarın bulunup bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Bu nedenle tazyik hapsi talebiyle karşılaşan borçlu bakımından yalnızca mal beyanının verilip verilmediğine değil, ödeme veya icra emrinin içeriğine ve tebligat işlemlerine de bakılması gerekir.

Alacaklı Borçlunun Mal Beyanında Bulunmaması Halinde Ne Yapabilir?

Mal beyanında bulunmayan borçlu bakımından alacaklı İİK m.76 kapsamındaki hukuki yola başvurabilir.

Bunun yanında alacaklı, takip kesinleşmiş ve haciz talep etme şartları oluşmuşsa mal beyanını beklemeksizin haciz işlemlerine devam edebilir.

Dolayısıyla mal beyanı verilmemesi alacaklının icra dosyasını ilerletmesine engel değildir.

Mal Beyanında Bulunmayan Borçlunun Banka Hesabına Haciz Konulabilir Mi?

Şartları oluşmuşsa evet.

Mal beyanının verilmemiş olması banka hesabı haczini engellemez.

Takip kesinleşmişse borçlunun banka hesapları ve üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacakları bakımından haciz işlemleri yapılabilir.

Bu nedenle mal beyanı ile haciz işlemleri birbirinden bağımsız değerlendirilmelidir.

Mal Beyanında Bulunmayan Borçlunun Maaşına Haciz Konulabilir Mi?

Takip kesinleşmiş ve gerekli şartlar oluşmuşsa borçlunun ücret veya maaşı üzerine kanundaki haciz sınırları çerçevesinde haciz konulması mümkündür.

Borçlunun mal beyanında bulunmamış olması maaş haczinin yapılmasına engel değildir.

Maaş haczinin oranı ve kapsamı ise borcun niteliğine ve İcra ve İflas Kanunu’ndaki özel hükümlere göre ayrıca değerlendirilir.

Mal Beyanında Bulunmamak Borcu Siler Mi?

Hayır.

Mal beyanında bulunulmaması borcun sona ermesini sağlamaz.

Aynı şekilde borçlunun haczedilebilir malının bulunmaması da borcu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

İcra dosyasındaki borcun sona ermesi ödeme, ibra, zamanaşımı ve diğer hukuki nedenlere göre ayrıca değerlendirilir.

Mal Beyanında Bulunmak Borcu Kabul Etmek Anlamına Gelir Mi?

Mal beyanı yükümlülüğü ile borca karşı kullanılabilecek hukuki yollar birbirinden ayrılmalıdır.

Borçlunun ödeme emrine itiraz hakkı varsa bunun süresi içerisinde ve usulüne uygun şekilde kullanılması gerekir.

Mal beyanında bulunulması veya bulunulmaması, ödeme emrine karşı yapılması gereken itirazın yerine geçmez.

Bu nedenle borçlu açısından takip türü ve kanuni sürelerin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Borca İtiraz Eden Borçlu Mal Beyanı Vermek Zorunda Mıdır?

İtirazın sonuçları takip türüne göre değişmektedir.

Özellikle ilamsız takipte süresinde yapılan geçerli itiraz takibi durdurabilir.

İtirazın daha sonra iptal edilmesi veya kaldırılması halinde ise İİK m.75 uyarınca mal beyanı yükümlülüğü yeniden gündeme gelir.

Bu nedenle “borca itiraz ettim, artık hiçbir zaman mal beyanı vermem gerekmiyor” şeklinde genel bir sonuç doğru değildir.

İtirazın İptali Kararından Sonra Mal Beyanı Süresi Ne Kadardır?

İİK m.75’e göre itirazın iptaline karar verilen borçlu, kararın kendisine tebliğinden itibaren üç gün içerisinde İİK m.74’e uygun şekilde mal beyanında bulunmak zorundadır.

Karar borçlunun yüzüne karşı verilmişse üç günlük süre tefhimden itibaren başlar.

Bu süre uygulamada özellikle itirazın iptali davalarından sonra gözden kaçırılabilmektedir.

İtirazın Kaldırılmasından Sonra Mal Beyanı Verilmesi Gerekir Mi?

Evet.

İİK m.75, itirazın kesin veya geçici olarak kaldırılmasına karar verilmesi halinde de mal beyanında bulunma yükümlülüğünü düzenlemektedir.

Kararın tebliğinden, karar borçlunun yüzüne karşı verilmişse tefhiminden itibaren üç günlük süre dikkate alınmalıdır.

Tazyik Hapsine Kim Karar Verir?

İİK m.76 kapsamında hapisle tazyik yaptırımı icra mahkemesi hâkimi tarafından karara bağlanır.

İcra müdürlüğü kendiliğinden borçluyu hapse gönderemez.

Ayrıca kanun açıkça alacaklının talebinden söz etmektedir.

Dolayısıyla mal beyanında bulunulmaması halinde otomatik olarak hapis uygulanmaz.

İcra Müdürlüğü Kendiliğinden Hapis Kararı Verebilir Mi?

Hayır.

İcra müdürlüğünün borçlu hakkında doğrudan tazyik hapsi kararı verme yetkisi bulunmamaktadır.

İİK m.76 kapsamında karar icra mahkemesi hâkimi tarafından verilir.

Bu nedenle icra dosyasındaki takip işlemleri ile icra mahkemesinde yürütülen tazyik süreci birbirinden ayrılmalıdır.

Alacaklı Şikâyet Etmezse Borçlu Hapse Girer Mi?

İİK m.76 uyarınca tazyik yaptırımının uygulanması alacaklının talebine bağlıdır.

Mal beyanında bulunulmamış olması tek başına borçlunun otomatik biçimde hapse alınması sonucunu doğurmaz.

Alacaklının kanuni yola başvurması ve mahkemenin şartları değerlendirmesi gerekir.

Tazyik Hapsi Adli Para Cezasına Çevrilir Mi?

Tazyik hapsi klasik anlamda bir mahkûmiyet hapis cezası değildir.

Amaç borçluyu mal beyanında bulunmaya zorlamaktır.

Bu nedenle adli para cezasına çevrilen klasik kısa süreli hapis cezalarıyla aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Mal Beyanında Bulunmama Nedeniyle Adli Sicil Kaydı Oluşur Mu?

İİK m.76 kapsamındaki tazyik hapsi bir suç karşılığında verilen klasik mahkûmiyet cezası niteliğinde değildir.

Bu nedenle gerçeğe aykırı mal beyanı nedeniyle İİK m.338 kapsamında verilen hapis cezasıyla aynı hukuki sonuçlara sahip değildir.

Mal beyanında bulunmama ile gerçeğe aykırı mal beyanında bulunma arasındaki ayrım bu bakımdan da önemlidir.

Mal Beyanı Nereye Verilir?

Mal beyanı takip dosyasının bulunduğu icra dairesine yapılır.

İİK m.74 mal beyanının yazılı veya sözlü olarak yapılabilmesine imkân tanımaktadır.

Uygulamada beyanın içeriğinin açık ve sonradan ispatlanabilir olması bakımından yazılı şekilde dosyaya sunulması tercih edilebilir.

Mal Beyanı Dilekçesinde Ne Yazılmalıdır?

Mal beyanının içeriği İİK m.74’e uygun olmalıdır.

Borçlunun borcuna yetecek miktardaki mal, alacak ve haklarının niteliği, kazanç ve gelirleri, geçim kaynakları ve borcunu ne şekilde ödeyebileceğine ilişkin bilgiler gerçeğe uygun biçimde açıklanmalıdır.

Borçlunun herhangi bir haczedilebilir malı bulunmuyorsa bu durum da açıkça belirtilebilir.

Önemli olan eksik veya gerçeğe aykırı bir beyan verilmemesidir.

Mal Beyanı Vermek Haczi Kaldırır Mı?

Hayır.

Mal beyanında bulunmak borcun ödendiği anlamına gelmediği gibi daha önce konulmuş hacizleri de kendiliğinden kaldırmaz.

Mal beyanı borçlunun kanuni yükümlülüğünü yerine getirmesidir.

Haczin kaldırılması için ise ilgili haczin niteliğine göre borcun ödenmesi, haczin düşmesi, alacaklının talebi veya kanunda öngörülen başka nedenlerin gerçekleşmesi gerekir.

Borç Ödenirse Mal Beyanı Sorunu Ortadan Kalkar Mı?

Borcun tamamen ödenmesi icra takibinin devamı ve yaptırımlar bakımından önemli sonuçlar doğurur.

Ancak somut dosyada hangi işlemlerin yapıldığı, tazyik talebi bulunup bulunmadığı ve borcun hangi aşamada ödendiği ayrıca incelenmelidir.

Bu nedenle özellikle hakkında icra ceza veya tazyik süreci başlamış borçlunun dosyanın güncel durumunu kontrol etmesi önemlidir.

Mal Beyanında Bulunmayan Borçlu Ne Yapmalıdır?

Borçlu öncelikle kendisine gönderilen ödeme veya icra emrini, tebliğ tarihini ve takip türünü incelemelidir.

Takibe itiraz hakkı bulunuyorsa itiraz süreleri kaçırılmamalıdır.

Mal beyanında bulunma yükümlülüğü doğmuşsa beyanın yalnızca şeklen değil İİK m.74’te belirtilen unsurları kapsayacak ve gerçeğe uygun olacak şekilde hazırlanması gerekir.

Borçlu hakkında tazyik hapsi talep edilmişse ödeme veya icra emrindeki ihtarlar, tebligatın usulüne uygun olup olmadığı, takip kesinleşmesi ve mal beyanı yükümlülüğünün doğup doğmadığı ayrıca incelenmelidir.

Sonuç

İcra takibinde borçlunun mal beyanında bulunmaması borcu ortadan kaldırmaz ve icra takibini durdurmaz. Alacaklı, şartları oluştuğunda mal beyanını beklemeksizin borçlunun haczedilebilir mal, hak ve alacaklarına yönelik haciz işlemlerine devam edebilir.

Mal beyanında bulunmamaya ilişkin eski İİK m.337/1’deki disiplin hapsi düzenlemesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bununla birlikte İİK m.76 yürürlüktedir. Buna göre mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının talebi üzerine, beyanda bulununcaya kadar icra mahkemesi hâkimi tarafından bir defaya mahsus olmak üzere hapisle tazyik edilebilir; bu süre üç ayı geçemez.

Buradaki tazyik hapsi borcun ödenmemesinin cezası değil, borçlunun mal beyanında bulunmasını sağlamaya yönelik bir yaptırımdır.

Ayrıca hiç mal beyanında bulunmamak ile gerçeğe aykırı mal beyanında bulunmak birbirinden ayrılmalıdır. İİK m.338 uyarınca gerçeğe aykırı beyanda bulunulması, şartlarının gerçekleşmesi ve alacaklının şikâyeti halinde üç aydan bir yıla kadar hapis cezası sonucunu doğurabilir.

Bu nedenle borçlunun haczedilebilir malvarlığı bulunmasa dahi mal beyanı yükümlülüğünü göz ardı etmemesi; beyanda bulunurken de malvarlığı, gelir ve geçim kaynaklarına ilişkin bilgileri gerçeğe uygun şekilde açıklaması önem taşımaktadır.


Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde icra takibi, mal beyanında bulunma, mal beyanında bulunmama nedeniyle tazyik hapsi, gerçeğe aykırı mal beyanı, borca itiraz, ödeme emrine itiraz, haciz işlemleri, banka hesabı haczi, maaş haczi, taşınır ve taşınmaz haczi, icra ceza uyuşmazlıkları ve diğer icra ve iflas hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

About the Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may also like these