Evlilik birliği, eşlere yalnızca sadakat ve birlikte yaşama yükümlülüğü değil, aynı zamanda aile düzeninin ve ekonomik hayatın korunması konusunda da sorumluluk yüklemektedir. Bu nedenle eşlerden birinin diğer eşten habersiz şekilde kredi çekmesi, yüksek miktarda borçlanması veya aile bütçesini tehlikeye düşürecek ekonomik işlemlerde bulunması boşanma davasında kusur değerlendirmesine konu olabilir.
Ancak eşten habersiz kullanılan her kredi otomatik olarak boşanma sebebi veya kusurlu davranış olarak kabul edilmez. Kredinin miktarı, hangi amaçla kullanıldığı, aile bütçesine etkisi, borcun gizlenip gizlenmediği ve davranışın süreklilik gösterip göstermediği somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Eşten Habersiz Kredi Çekmek Boşanma Sebebi Olur Mu?
Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi uyarınca evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Eşlerden birinin diğerinin bilgisi dışında kredi kullanması ve bu borçlanmanın aile ekonomisini ciddi şekilde etkilemesi, eşler arasındaki güven ilişkisini zedeleyebilir. Özellikle kredi borçlarının gizlenmesi, borçların ödenmemesi veya aile ihtiyaçlarının karşılanması yerine kişisel amaçlarla yüksek miktarda borçlanılması kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Nitekim Yargıtay kararlarına konu olan boşanma uyuşmazlıklarında eşten habersiz kredi kullanılması ve ekonomik yükümlülüklerin yerine getirilmemesi kusur iddiaları kapsamında değerlendirilmiştir.
Yargıtay Eşten Habersiz Kredi Çekilmesini Nasıl Değerlendiriyor?
Yargıtay uygulamasında yalnızca kredinin çekilmiş olması değil, somut olayın tamamı dikkate alınmaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/11276 Esas, 2023/3497 Karar sayılı kararına konu uyuşmazlıkta eşin bilgisi ve onayı dışında kredi çekilmesi boşanma davasındaki vakıalar arasında değerlendirilmiştir. İlk derece yargılamasında eşten habersiz kredi çekme davranışı güven sarsıcı davranış kapsamında ele alınmıştır.
Benzer şekilde Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5854 Esas, 2024/2313 Karar sayılı kararına konu olayda da eşten habersiz kredi kullanılması, maddi harcamalara dikkat edilmemesi ve ortak konut giderlerine katılmama gibi ekonomik davranışlar kusur değerlendirmesine konu olmuştur.
Buna karşılık Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/9843 Esas, 2024/6239 Karar sayılı kararında, eşten habersiz kredi yapılandırması olarak ileri sürülen olayın niteliği incelenmiş ve somut olayda söz konusu borçların niteliği nedeniyle bu davranışın eşe kusur olarak yüklenmesi doğru bulunmamıştır.
Bu nedenle “eşten habersiz kredi çekmek her durumda kusurdur” şeklinde kesin bir değerlendirme yapmak doğru değildir. Kredinin nedeni, miktarı, kullanım amacı ve evlilik birliğine etkisi birlikte incelenmelidir.
Kredinin Aile İhtiyaçları İçin Kullanılması Durumu Değiştirir Mi?
Kredinin hangi amaçla kullanıldığı kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Örneğin evin zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması, müşterek çocuğun sağlık veya eğitim giderlerinin ödenmesi ya da aileyi ilgilendiren zorunlu bir borcun kapatılması amacıyla kullanılan kredi ile tamamen kişisel ve aile bütçesini tehlikeye düşüren harcamalar için kullanılan kredi aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.
Mahkeme, kredi çekilmesine yol açan koşulları ve kullanılan paranın nereye harcandığını somut deliller üzerinden değerlendirecektir.
Kumar veya Şans Oyunları İçin Kredi Çekilmesi
Eşten habersiz kullanılan kredinin kumar, bahis veya şans oyunlarında harcanması halinde durum çok daha ağır bir boyuta ulaşabilir.
Yargıtay kararlarına yansıyan uyuşmazlıklarda eşten habersiz kredi çekilmesiyle birlikte paranın şans oyunlarında kaybedildiği ve bunun sonucunda aile giderlerine katkıda bulunulmadığı yönündeki iddialar da boşanmaya neden olan ekonomik davranışlar kapsamında tartışılmıştır.
Bu tür durumlarda yalnızca borçlanma değil, aile ekonomisinin bilinçli biçimde tehlikeye atılması ve diğer eşin ekonomik yük altında bırakılması da kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Eşten Habersiz Birden Fazla Kredi Çekilmesi
Tek seferlik ve makul miktardaki bir kredi ile farklı bankalardan sürekli şekilde kredi kullanılması arasında önemli bir fark bulunmaktadır.
Eşin sürekli borçlanması, mevcut borçlarını kapatmak amacıyla yeni krediler kullanması, kredi kartı borçlarını diğer eşten gizlemesi ve aile bütçesini sürdürülemez hale getirmesi evlilik birliğini ciddi şekilde etkileyebilir.
Özellikle diğer eşin borçların varlığını icra takibi, banka bildirimi veya haciz işlemi sonucunda öğrenmesi güven ilişkisinin zedelendiğini gösteren önemli bir olgu olabilir.
Eşin Borçlarını Gizlemesi Kusur Sayılır Mı?
Kredi çekilmesinden ayrı olarak borçların diğer eşten sistematik biçimde gizlenmesi de değerlendirmeye alınabilir.
Eşin gerçeğe aykırı şekilde borcunun bulunmadığını söylemesi, kredi miktarını gizlemesi, banka bildirimlerini saklaması veya aile bütçesini etkileyen önemli ekonomik yükümlülükleri diğer eşten bilinçli biçimde saklaması evlilik içerisindeki güven ilişkisini zedeleyebilir.
Dolayısıyla boşanma davasında yalnızca kredinin varlığı değil, kredi kullanıldıktan sonraki davranışlar da önem taşır.
Eşten Habersiz Çekilen Kredi Diğer Eşi Borçlu Yapar Mı?
Eşlerden birinin kendi adına kredi kullanmış olması, kural olarak diğer eşin otomatik biçimde kredi sözleşmesinin borçlusu olduğu anlamına gelmez.
Kredi sözleşmesinde diğer eşin borçlu, müşterek borçlu, kefil veya başka bir sıfatla sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle boşanma davasındaki “kusur” değerlendirmesi ile bankaya karşı kredi borcundan kimin hukuken sorumlu olduğu birbirinden farklı meselelerdir.
Eşten Habersiz Kredi Çekildiği Nasıl İspatlanır?
Boşanma davasında bu iddianın somut delillerle ortaya konulması önemlidir.
Banka kayıtları, kredi sözleşmeleri, hesap hareketleri, ödeme planları, icra takip dosyaları, kredi kartı kayıtları ve gerektiğinde bankalara yazılacak müzekkereler aracılığıyla kredi kullanımı ve borç miktarı tespit edilebilir.
Kredinin hangi tarihte kullanıldığı ve paranın hangi hesaplara aktarıldığı da banka hareketleri üzerinden araştırılabilir. Böylece yalnızca kredi kullanıldığı değil, kredinin kullanım amacı konusunda da somut verilere ulaşılması mümkün olabilir.
Boşanma Davasında Banka Kayıtları İstenebilir Mi?
Taraflardan birinin ekonomik davranışları boşanma davasındaki uyuşmazlık açısından önem taşıyorsa ilgili banka kayıtlarının mahkeme aracılığıyla celbi talep edilebilir.
Özellikle hangi bankadan kredi kullanıldığı biliniyorsa kredi sözleşmesinin, ödeme planının ve ilgili hesap hareketlerinin getirtilmesi talep edilebilir.
Ancak delil talebinin uyuşmazlıkla bağlantılı ve somutlaştırılmış olması önemlidir. Soyut biçimde eşin bütün bankacılık geçmişinin araştırılmasını istemek yerine iddia edilen kredi veya borçlanmaya ilişkin dönem ve işlemlerin belirtilmesi ispat açısından daha sağlıklı olacaktır.
Habersiz Kredi Çekilmesi Maddi ve Manevi Tazminata Neden Olur Mu?
Eşten habersiz kredi çekilmesinin kusur olarak kabul edilmesi tek başına otomatik olarak maddi veya manevi tazminata hükmedileceği anlamına gelmez.
Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinde düzenlenen maddi ve manevi tazminatın şartlarının ayrıca gerçekleşmesi gerekir. Mahkeme boşanmaya neden olan olaylardaki tarafların kusur durumunu ve tazminatın diğer yasal şartlarını birlikte değerlendirir.
Bu nedenle habersiz borçlanma, diğer kusurlu davranışlarla birlikte tarafların kusur derecesinin belirlenmesinde ve buna bağlı boşanmanın mali sonuçlarında etkili olabilir.
Sonuç
Eşten habersiz kredi çekmek, özellikle yüksek miktarda borçlanılması, kredilerin diğer eşten gizlenmesi, paranın aile ihtiyaçları dışında kullanılması veya aile bütçesinin ciddi biçimde zarara uğratılması halinde boşanma davasında kusurlu davranış olarak değerlendirilebilir.
Bununla birlikte her kredi kullanımı kendiliğinden kusur oluşturmaz. Kredinin miktarı, amacı, aile ekonomisine etkisi, borcun nasıl ödendiği ve diğer eşten neden gizlendiği somut olayın koşullarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle eşten habersiz kredi çekilmesine dayalı boşanma davalarında banka kayıtları, kredi sözleşmeleri, hesap hareketleri ve varsa icra dosyalarının incelenmesi özellikle önem taşımaktadır.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Web: avukatumutsarikaya.com
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde boşanma davası, çekişmeli boşanma davası, boşanmada kusur tespiti, ekonomik şiddet, eşten habersiz borçlanma ve kredi kullanımı, maddi ve manevi tazminat, nafaka, velayet, mal paylaşımı, ziynet alacağı, boşanma davalarında deliller ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.
