İcra takibinin kesinleşmesinden sonra borçlunun borcunu ödememesi halinde alacaklı, borçluya ait mal, hak ve alacakların haczedilmesini talep edebilir. Borçlunun adına kayıtlı ev, arsa, tarla, işyeri, dükkân veya başka bir taşınmaz bulunması halinde bu taşınmazın tapu kaydına haciz konulması mümkündür.
Taşınmaza haciz konulması, taşınmazın o anda alacaklının mülkiyetine geçtiği veya hemen satılacağı anlamına gelmez.
Haciz, takip konusu alacağın tahsilini güvence altına almak amacıyla borçlunun taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlayan ve şartları gerçekleştiğinde taşınmazın cebri icra yoluyla satılarak bedelinden alacaklının tatmin edilmesini sağlayan bir cebri icra işlemidir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 91. maddesi uyarınca taşınmazın haczi borçlunun taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını sınırlandırır ve haciz tapu siciline bildirilir.
Bu nedenle bir taşınmazın tapu kaydında haciz bulunması ciddi hukuki sonuçlar doğurur. Bununla birlikte haciz, satış ve mülkiyetin devri birbirinden farklı aşamalardır.
Taşınmaz Haczi Nedir?
Taşınmaz haczi, kesinleşmiş bir icra takibinde alacaklının talebi üzerine borçlu adına kayıtlı taşınmazın takip konusu borcun tahsili amacıyla cebri icra kapsamına alınmasıdır.
Haczin amacı borçluyu cezalandırmak değil, takip konusu alacağın tahsilini sağlamaktır.
İİK m.85 uyarınca borçlunun taşınır ve taşınmazları ile alacak ve haklarından ana para, faiz ve takip giderleri dahil olmak üzere alacağı karşılamaya yetecek miktarı haczedilir.
Dolayısıyla haciz işleminin takip konusu alacakla ölçülü olması gerekir.
Hangi Taşınmazlara Haciz Konulabilir?
Borçlu adına tapuda kayıtlı bulunan ev, daire, arsa, tarla, dükkân, işyeri, depo ve diğer taşınmazlar kural olarak haczedilebilir.
Taşınmazın borçlunun ikamet ettiği konut olması, üzerinde ipotek bulunması, hisseli olması veya başka hacizlerin bulunması haciz işlemi bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken hususlardır.
Özellikle borçlunun haline münasip evi bakımından İİK m.82 kapsamında haczedilmezlik şikâyeti gündeme gelebilir.
Taşınmaza Haciz Nasıl Konulur?
Alacaklının kesinleşen takip dosyasında borçlunun taşınmazlarının haczini talep etmesi üzerine icra müdürlüğü borçlu adına kayıtlı taşınmazları sorgulayabilir.
Tespit edilen taşınmazın haczedilmesine karar verilmesi halinde haciz bilgisi tapu müdürlüğüne bildirilir ve taşınmazın tapu kaydına haciz işlenir.
Günümüzde bu işlemler elektronik sistemler üzerinden gerçekleştirilebilmektedir.
Dolayısıyla taşınmaz haczi için her durumda icra memurunun fiziksel olarak taşınmazın bulunduğu yere gitmesi gerekmez.
Tapuya Haciz Şerhi Konulması Ne Demektir?
Tapu kaydında haciz bulunması, taşınmazın bir icra takibi kapsamında cebri icraya konu edildiğini gösterir.
Haciz tapu sicilinde görünür hale gelir ve taşınmaz üzerinde sonradan işlem yapmak isteyen kişilerin bu hacizden haberdar olması sağlanır.
Türk Medeni Kanunu m.1010’da da haciz, tapu kütüğüne şerh verilebilen tasarruf yetkisi kısıtlamaları arasında düzenlenmiştir.
Eve Haciz Konulması Evin Hemen Satılacağı Anlamına Gelir Mi?
Hayır.
Taşınmazın haczedilmesi ile satılması farklı işlemlerdir.
Haciz, taşınmazın takip dosyası kapsamında cebri icraya bağlanmasını sağlar.
Taşınmazın satılabilmesi için ise ayrıca satış aşamasına geçilmesi, gerekli satış talebinin yapılması, satış giderlerinin yatırılması, kıymet takdiri ve elektronik satış işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerekir.
Bu nedenle tapuya haciz konulduğu gün evin mülkiyeti değişmez.
Haciz Konulan Evde Borçlu Oturmaya Devam Edebilir Mi?
Kural olarak evet.
Bir taşınmazın haczedilmesi borçlunun aynı gün taşınmazdan çıkarılması sonucunu doğurmaz.
Borçlu, taşınmaz cebri icra yoluyla satılıp mülkiyet değişikliği gerçekleşinceye kadar kural olarak taşınmazı kullanmaya devam edebilir.
Ancak taşınmazın yönetimi, kira gelirleri veya satış sonrasındaki tahliye süreci bakımından somut olayın özelliklerine göre farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir.
Taşınmaza Haciz Konulunca Tapu Borçludan Alacaklıya Geçer Mi?
Hayır.
Haciz alacaklıya taşınmazın mülkiyetini kazandırmaz.
Tapu hâlen borçlu adına kayıtlıdır.
Alacaklı haciz sayesinde taşınmazın cebri icra yoluyla paraya çevrilmesini ve elde edilen satış bedelinden takip hukuku kurallarına göre alacağının ödenmesini talep etme imkânına sahip olur.
Dolayısıyla haciz bir mülkiyet devri değildir.
Hacizli Taşınmaz Satılabilir Mi?
Borçlunun hacizli taşınmaz üzerinde yaptığı tasarruflar haciz koyduran alacaklının haklarını ortadan kaldırmaz.
Uygulamada hacizli taşınmazın üçüncü kişiye devredilmesi mümkün olabilmekle birlikte üçüncü kişi taşınmazı haciz yüküyle devralır.
Başka bir ifadeyle borçlu taşınmazı üçüncü kişiye devrederek mevcut haczi kendiliğinden ortadan kaldıramaz.
Alacaklı şartları mevcutsa hacizli taşınmazın satışını istemeye devam edebilir.
Hacizli Ev Satın Alınırsa Haciz Kalkar Mı?
Hayır.
Tapuda mevcut hacizle birlikte satın alınan taşınmaz bakımından haciz sırf malik değiştiği için kendiliğinden kalkmaz.
Üçüncü kişi taşınmazı haciz yüküyle devralmış olabilir.
Bu nedenle taşınmaz satın alınmadan önce tapu kaydındaki haciz, ipotek, ihtiyati tedbir ve diğer takyidatların ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekir.
Taşınmaz Üçüncü Kişiye Satıldıktan Sonra İcra Satışı Yapılabilir Mi?
Taşınmaz haciz konulduktan sonra üçüncü kişiye devredilmişse, mevcut haciz alacaklı bakımından etkisini sürdürebilir.
Bu durumda taşınmazın yeni maliki borçlu olmasa bile taşınmaz üzerindeki önceki haciz nedeniyle cebri satış gündeme gelebilir.
Dolayısıyla hacizli taşınmazı satın alan kişinin “borç bana ait değil” demesi tek başına önceki haczi ortadan kaldırmaz.
Borçlunun Tek Evi Haczedilebilir Mi?
Borçlunun tek evinin bulunması, taşınmazın hiçbir şekilde haczedilemeyeceği anlamına gelmez.
İİK m.82 kapsamında borçlunun haline münasip evi bakımından haczedilmezlik koruması bulunmaktadır.
Ancak bu korumanın uygulanması için somut olayda evin borçlunun ve ailesinin sosyal ve ekonomik durumuna göre haline münasip olup olmadığı değerlendirilir.
Ayrıca borçlunun haczedilmezlik hakkını usulüne uygun ve süresinde ileri sürmesi gerekir.
Haline Münasip Ev Ne Demektir?
Haline münasip ev değerlendirmesinde borçlunun ve ailesinin ihtiyaçları, sosyal ve ekonomik durumu, birlikte yaşadığı kişiler ve taşınmazın değeri gibi unsurlar dikkate alınır.
Borçlunun çok yüksek değerli bir taşınmazda oturması halinde evin tamamının her durumda hacizden korunacağı söylenemez.
Şartları varsa taşınmaz satılarak borçlunun haline münasip daha mütevazı bir konut edinmesine yetecek miktarın kendisine bırakılması ve kalan bedelin alacaklılara ödenmesi gündeme gelebilir.
Meskeniyet Şikâyeti Nedir?
Borçlunun haczedilen taşınmazın haline münasip evi olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını istemesine uygulamada meskeniyet şikâyeti denilmektedir.
Bu başvuru icra mahkemesine yapılır.
Meskeniyet şikâyetinde taşınmazın değeri ile borçlunun aynı bölgede veya uygun bir bölgede haline münasip konut edinebilmesi için gereken miktar bilirkişi incelemesiyle değerlendirilebilir.
Her Ev İçin Meskeniyet Şikâyeti Yapılabilir Mi?
Hayır.
İİK m.82’deki koruma borçlunun haline münasip konut ihtiyacına yöneliktir.
Borçlunun birden fazla taşınmazının bulunması, haczedilen taşınmazda fiilen yaşayıp yaşamadığı ve diğer konutların durumu somut olay bakımından önem taşıyabilir.
Ayrıca haczedilmezlikten önceden feragat, ipotek ve diğer hukuki durumlar bakımından özel değerlendirmeler gerekebilir.
İpotekli Eve Haciz Konulabilir Mi?
Evet.
Bir taşınmaz üzerinde ipotek bulunması, başka bir alacaklının o taşınmaz üzerine haciz koymasına kural olarak engel değildir.
Ancak taşınmazın satış bedelinin dağıtılması aşamasında ipotekli alacaklının rehin hakkından kaynaklanan önceliği önem kazanır.
Bu nedenle ipotekli bir taşınmaza haciz konulurken taşınmazın değeri, ipotek miktarı ve diğer takyidatlar ekonomik açıdan değerlendirilmelidir.
Banka İpotekli Eve Başka Alacaklı Haciz Koyabilir Mi?
Evet.
Örneğin bir konut üzerinde banka lehine konut kredisi ipoteği bulunması, başka bir alacaklının aynı taşınmaza haciz koymasına mutlak engel değildir.
Ancak cebri satış sonucunda elde edilen bedelin paylaştırılmasında rehinli alacağın hukuki önceliği dikkate alınır.
Bu nedenle haciz koymak ile satış bedelinden fiilen tahsilat yapabilmek birbirinden farklı meselelerdir.
Hisseli Taşınmaza Haciz Konulabilir Mi?
Evet.
Borçlu bir taşınmazın tamamına değil yalnızca belirli bir payına sahipse borçlunun payı haczedilebilir.
Örneğin borçlu bir taşınmazda 1/4 pay sahibiyse kural olarak diğer ortakların 3/4 payı borçlunun kişisel borcu nedeniyle haczedilmez.
Haciz borçlunun tapudaki payı üzerinde uygulanır.
Hisseli Eve Haciz Gelirse Diğer Hissedarların Payı Satılır Mı?
Kural olarak borçlunun borcu nedeniyle diğer hissedarların payları haczedilmez.
Cebri icra kapsamında borçlunun payının satılması gündeme gelir.
Ancak paylı mülkiyetin niteliği nedeniyle yeni paydaşın taşınmaza dahil olması ve daha sonra ortaklığın giderilmesi gibi farklı hukuki süreçler ortaya çıkabilir.
Miras Kalan Taşınmaza Haciz Konulabilir Mi?
Borçlunun miras nedeniyle kazandığı taşınmaz veya miras payı şartları varsa haczedilebilir.
Miras henüz paylaşılmamışsa borçlunun tereke üzerindeki miras hakkı ve payının haczi bakımından farklı hükümler uygulanabilir.
Miras intikalinin tapuda yapılmamış olması da her durumda alacaklının hukuki imkânlarını ortadan kaldırmaz.
Tapuda Borçlu Adına Kayıtlı Olmayan Eve Haciz Konulabilir Mi?
Kural olarak taşınmaz haczinde tapu kaydı önemlidir.
Taşınmaz üçüncü kişi adına kayıtlıysa sırf borçlunun o evde oturması nedeniyle doğrudan borçlunun taşınmazıymış gibi haczedilmesi mümkün değildir.
Ancak borçlunun mal kaçırmak amacıyla taşınmazı üçüncü kişiye devrettiği ileri sürülüyorsa şartları oluştuğunda tasarrufun iptali davası veya somut olayın niteliğine göre başka hukuki yollar gündeme gelebilir.
Borçlu İcra Takibinden Önce Evini Başkasına Devrettiyse Ne Olur?
Taşınmaz takipten önce üçüncü kişiye devredilmişse artık tapuda borçlu adına kayıtlı değildir.
Ancak devir alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapılmışsa ve İİK m.277 ve devamındaki şartlar gerçekleşmişse alacaklı tasarrufun iptali davası açabilir.
Tasarrufun iptali davasının kabul edilmesi halinde tapu kaydının tekrar borçlu adına çevrilmesine gerek olmaksızın alacaklıya o taşınmaz üzerinde cebri icra yoluyla haciz ve satış yetkisi sağlanabilir.
Taşınmaz Haczedildikten Sonra Satış Nasıl İstenir?
Hacizden sonra taşınmazın kendiliğinden satış işlemlerine başlanmaz.
Alacaklının satış talebinde bulunması gerekir.
Güncel İİK m.106 düzenlemesi kapsamında haczedilen malın satışının kanuni süre içerisinde talep edilmesi ve satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ile satış giderlerinin tarifeye göre peşin olarak yatırılması önem taşımaktadır.
Satış talebi ve gerekli giderlerin yatırılması şartları yerine getirildikten sonra kıymet takdiri ve elektronik satış süreci gündeme gelir.
Taşınmazın Satışı İçin Süre Var Mıdır?
Evet.
İİK m.106 ve devamındaki hükümler uyarınca haczedilen malın satışının kanuni süre içerisinde istenmesi gerekir.
7343 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerden sonra elektronik satış sistemine ilişkin geçiş hükümleri de satış talep süreleri bakımından önem taşımaktadır.
Güncel rejimde satış talebi bakımından bir yıllık süre esas alınmakta ve satış talebiyle birlikte gerekli giderlerin yatırılması gerekmektedir.
Bu nedenle eski tarihli hacizlerle yeni hacizlerin tabi olduğu düzenlemeler gerektiğinde ayrıca incelenmelidir.
Satış İstenmezse Taşınmazdaki Haciz Ne Olur?
İİK m.110 uyarınca satışın kanuni süresi içerisinde istenmemesi veya gerekli satış giderlerinin süresinde yatırılmaması haczin düşmesine yol açabilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 14.10.2024 tarihli kararında da satış talebi yapılmış olmasına rağmen kanunun öngördüğü satış giderlerinin süresinde tamamlanmaması nedeniyle taşınmaz üzerindeki haczin düştüğü kabul edilmiştir.
Dolayısıyla tapu kaydında haciz bulunması, bu haczin süresiz olarak aynı hukuki etkiyi göstereceği anlamına gelmez.
Haciz Düştüğünde Tapudan Otomatik Olarak Silinir Mi?
Haczin hukuken düşmesi ile tapu sicilindeki haciz kaydının fiilen terkin edilmesi farklı aşamalar olabilir.
Kanuni şartlar nedeniyle haciz düşmüş olsa dahi tapu kaydında haciz şerhinin görünmeye devam ettiği durumlarla karşılaşılabilir.
Bu durumda ilgili icra dosyasında haczin kaldırılması ve tapu müdürlüğüne terkin müzekkeresi gönderilmesi gerekebilir.
Taşınmaz Üzerinde Birden Fazla Haciz Olabilir Mi?
Evet.
Aynı taşınmaz üzerinde farklı icra dosyalarından birden fazla haciz bulunabilir.
İlk haczin bulunması daha sonraki alacaklıların haciz koymasına kural olarak engel değildir.
Ancak taşınmaz satıldığında satış bedelinin hangi alacaklılara hangi sırayla dağıtılacağı haciz tarihleri, rehin hakları, hacze iştirak şartları ve sıra cetveli hükümleri çerçevesinde belirlenir.
İlk Haczi Koyan Alacaklı Her Zaman Parayı İlk Mi Alır?
Her durumda bu kadar basit değildir.
Taşınmaz üzerinde ipotek, kamu alacağı, birden fazla haciz veya hacze iştirak eden alacaklılar bulunabilir.
Satış bedelinin paylaştırılması sırasında alacakların hukuki niteliği, rehin hakkı, haciz tarihleri ve İcra ve İflas Kanunu’ndaki sıra hükümleri dikkate alınır.
Dolayısıyla tapudaki haciz sırası ile satış bedelinin nihai dağıtım sırası her durumda birebir aynı sonuç vermeyebilir.
Taşınmazın Değeri Borçtan Çok Fazlaysa Haciz Konulabilir Mi?
Hacizde ölçülülük ilkesi önemlidir.
İİK m.85 uyarınca borçlunun mal ve haklarından ana para, faiz ve takip masrafları dahil alacağı karşılamaya yetecek miktarın haczedilmesi gerekir.
Örneğin düşük miktarlı bir borç nedeniyle çok yüksek değerli bir taşınmaz haczedilmişse borçlunun başka haczedilebilir malvarlığının bulunup bulunmadığı ve haczin ölçülü olup olmadığı somut olayda değerlendirilebilir.
Ancak taşınmazın değerinin borçtan yüksek olması tek başına haczi otomatik olarak hükümsüz hale getirmez.
Aşkın Haciz Nedir?
Aşkın haciz, takip konusu alacağı karşılamak için gerekli olandan açıkça daha fazla malvarlığı değerinin haczedilmesi durumunda gündeme gelir.
İİK m.85 haczin alacak miktarıyla ölçülü olmasını öngörmektedir.
Borçlunun birden fazla yüksek değerli taşınmazının bulunması ve çok daha düşük miktardaki bir borç nedeniyle tamamının haczedilmesi halinde aşkın haciz iddiası gündeme gelebilir.
Bu durumda somut dosyadaki hacizlerin değeri ve takip borcu birlikte değerlendirilmelidir.
Taşınmaza Haciz Konulduğunda Kira Gelirleri de Haczedilmiş Olur Mu?
İİK m.92 uyarınca taşınmazın haczi taşınmazın hasılat ve menfaatlerini de kapsar.
Ancak kiracıdan kira bedellerinin doğrudan icra dosyasına ödenmesinin sağlanması ve kira alacağı üzerinde fiilen haciz uygulanması bakımından icra dosyasında yapılacak işlemler ayrıca önem taşır.
Bu nedenle taşınmaz haczi ile kira alacağına yönelik icra işlemleri somut dosyada birlikte değerlendirilmelidir.
Taşınmaz Haczi İpoteği Ortadan Kaldırır Mı?
Hayır.
İİK m.92 uyarınca taşınmaz haczi, taşınmaz üzerinde rehin hakkı bulunan alacaklıların haklarına zarar vermez.
Dolayısıyla daha önce kurulmuş geçerli bir ipotek, sonradan konulan haciz nedeniyle ortadan kalkmaz.
Taşınmazın cebri satışında ipotekli alacaklının hakları satış bedelinin paylaştırılması bakımından önem taşır.
Hacizli Taşınmazın Değeri Nasıl Belirlenir?
Satış sürecine geçildiğinde taşınmaz için kıymet takdiri yapılır.
Taşınmazın konumu, yüzölçümü, imar durumu, kullanım şekli, yapı özellikleri, emsal satışlar ve diğer ekonomik unsurlar değerlendirilerek değer belirlenir.
Kıymet takdiri özellikle elektronik artırmada satış sürecinin temel aşamalarından biridir.
Kıymet Takdirine İtiraz Edilebilir Mi?
İcra dosyasında taşınmaz için yapılan kıymet takdirinin gerçeği yansıtmadığı düşünülüyorsa kanunda öngörülen şart ve süreler içerisinde kıymet takdirine ilişkin şikâyet yoluna başvurulabilir.
Özellikle taşınmazın gerçek değerinden önemli ölçüde düşük belirlenmesi cebri satış sürecinde borçlu ve diğer ilgililer açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle kıymet takdiri raporunun tebliğinden sonra sürelerin dikkatle takip edilmesi gerekir.
Taşınmaz Satılırsa Borç Tamamen Biter Mi?
Bu durum satıştan elde edilen net bedelin takip borcunu karşılayıp karşılamadığına bağlıdır.
Satış bedeli takip borcunun ana para, faiz ve giderleriyle birlikte tamamını karşılıyorsa dosya borcu buna göre sona erebilir.
Satış bedeli borcun tamamını karşılamıyorsa borçlunun diğer haczedilebilir mal, hak ve alacakları bakımından takip devam edebilir.
Satış bedelinin borçtan fazla olması halinde ise gerekli ödemeler ve giderler düşüldükten sonra artan miktar hak sahibine iade edilir.
Borç Ödenirse Taşınmazdaki Haciz Kalkar Mı?
Takip borcunun ferileri ve giderleriyle birlikte tamamen ödenmesi halinde haczin devamını gerektiren takip hukuku sebebi ortadan kalkar.
İcra dosyasında gerekli işlemler tamamlandıktan sonra tapu müdürlüğüne haczin kaldırılması için müzekkere gönderilebilir.
Ancak taşınmaz üzerinde başka icra dosyalarından haciz bulunuyorsa yalnızca bir dosyanın borcunun ödenmesi diğer hacizleri ortadan kaldırmaz.
Alacaklı Haczin Kaldırılmasını İsteyebilir Mi?
Evet.
Haczi koyduran alacaklı taşınmaz üzerindeki kendi haczinin kaldırılmasını talep edebilir.
Ancak taşınmazda başka alacaklıların hacizleri bulunuyorsa bir alacaklının haczini kaldırması diğer dosyalardaki hacizleri etkilemez.
Bu nedenle tapu kaydındaki bütün takyidatların ayrı ayrı incelenmesi gerekir.
Taşınmazdaki Haciz Nasıl Kaldırılır?
Haczin kaldırılmasının hukuki sebebi dosyaya göre değişebilir.
Borcun tamamen ödenmesi, alacaklının hacizden vazgeçmesi, satış isteme süresinin geçirilmesi nedeniyle haczin düşmesi, haczin hukuka aykırı olduğunun icra mahkemesince belirlenmesi veya haczedilmezlik şikâyetinin kabul edilmesi gibi nedenlerle haczin kaldırılması gündeme gelebilir.
Haczin kaldırılmasına ilişkin işlemden sonra tapu müdürlüğüne gerekli bildirimin yapılmasıyla haciz kaydı terkin edilir.
Tapuda Eski Haciz Görünüyorsa Ne Yapılmalıdır?
Öncelikle haczin hangi icra dosyasından konulduğu tespit edilmelidir.
Daha sonra ilgili dosyada haczin halen geçerli olup olmadığı, satış talebinde bulunulup bulunulmadığı ve haczin kaldırılmasını gerektiren başka bir neden bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Hukuken düşmüş olmasına rağmen tapuda görünmeye devam eden hacizler bakımından icra müdürlüğünden terkin işleminin yapılması talep edilebilir.
Taşınmaz Haczi Borçlunun Kredi Kullanmasını Etkiler Mi?
Tapu kaydında haciz bulunması taşınmazın ekonomik ve hukuki kullanılabilirliğini ciddi biçimde etkileyebilir.
Özellikle bankalar hacizli bir taşınmazı yeni kredi için teminat olarak kabul etmeyebilir veya mevcut hacizleri dikkate alarak kredi değerlendirmesi yapabilir.
Aynı şekilde taşınmazın üçüncü kişilere satışı da haciz nedeniyle güçleşebilir.
Taşınmaz Haczi Kredi Notunu Etkiler Mi?
İcra takibinin ve haciz işlemlerinin finansal sistemdeki etkisi, kredi kuruluşlarının kullandığı veri kaynakları ve değerlendirme yöntemlerine göre değişebilir.
Ancak aktif icra takibinin bulunması kişinin kredi değerliliğinin değerlendirilmesinde olumsuz bir unsur olarak dikkate alınabilir.
Bu konu doğrudan taşınmaz haczinin tapu hukukundaki sonucundan farklıdır.
Taşınmaz Haczi İhtiyati Hacizden Farklı Mıdır?
Evet.
Kesin haciz ile ihtiyati haciz aynı hukuki kurum değildir.
İhtiyati haciz, para alacağının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla kanunda belirtilen şartlarda uygulanan geçici hukuki korumadır.
Kesin haciz ise kural olarak kesinleşen icra takibinin cebri icra aşamasında uygulanır.
İhtiyati haciz konulan taşınmazın satış aşamasına geçilebilmesi için takip hukukundaki diğer şartların gerçekleşmesi gerekir.
Taşınmaz Üzerindeki Haciz Zamanaşımına Uğrar Mı?
Taşınmaz haczi bakımından mesele klasik anlamda yalnızca “zamanaşımı” olarak değerlendirilmez.
İİK m.106 ve m.110 uyarınca satışın kanuni süre içerisinde istenmesi ve gerekli satış giderlerinin yatırılması gerekir.
Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde haciz düşebilir.
Bu nedenle uygulamada “haciz süresi doldu” şeklinde ifade edilen durum çoğu zaman satış isteme süresinin geçirilmesi nedeniyle haczin düşmesi meselesidir.
Haczin Düşmesi İcra Takibini Sona Erdirir Mi?
Hayır.
Belirli bir taşınmaz üzerindeki haczin düşmesi, takip konusu borcun kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Alacaklının takip dosyasındaki hakları şartları dahilinde devam edebilir ve borçlunun başka malvarlığı değerlerine haciz uygulanması gündeme gelebilir.
Dolayısıyla haczin kalkması ile borcun sona ermesi aynı şey değildir.
Taşınmaz Haczinde Borçlu Ne Yapmalıdır?
Borçlu öncelikle haczin hangi icra dosyasından konulduğunu, takip borcunun güncel miktarını ve haczin tarihini kontrol etmelidir.
Taşınmaz borçlunun haline münasip tek konutuysa meskeniyet şikâyeti, haczedilen malvarlığı borca göre açıkça aşırıysa aşkın haciz şikâyeti, satış süresi geçirilmişse haczin düşmesi ve takipte başka bir usulsüzlük bulunuyorsa ilgili şikâyet yolları değerlendirilmelidir.
Özellikle icra hukukundaki kısa süreler nedeniyle dosyanın gecikmeden incelenmesi önemlidir.
Taşınmaz Haczinde Alacaklı Ne Yapmalıdır?
Alacaklı bakımından taşınmazın tapu kaydı, güncel değeri, ipotekleri, önceki hacizleri ve diğer takyidatları birlikte değerlendirilmelidir.
Yalnızca haciz koymak her zaman tahsilat yapılacağı anlamına gelmez.
Taşınmaz üzerinde yüksek miktarlı önceki ipotekler veya hacizler varsa satış sonucunda alacaklıya pay kalmaması mümkün olabilir.
Ayrıca satış talep süresinin ve satış giderlerinin takip edilmesi gerekir.
Taşınmaza Haciz Konulması Borcun Ödendiği Anlamına Gelir Mi?
Hayır.
Haciz bir tahsilat işlemi değil, cebri icra işlemidir.
Borç, taşınmazın haczedilmesiyle kendiliğinden ödenmiş sayılmaz.
Borçlunun ödeme yapması veya haczedilen taşınmazın satılarak satış bedelinden alacağın tahsil edilmesi gerekir.
Taşınmaz Haczi Alacaklıya Ne Sağlar?
Taşınmaz haczi alacaklıya borçlunun taşınmazını cebri icra sürecine dahil etme ve şartları gerçekleştiğinde satışını talep ederek satış bedelinden alacağını tahsil etme imkânı sağlar.
Ayrıca haczin tapu siciline işlenmesi, borçlunun taşınmazı üçüncü kişiye devrederek alacaklının mevcut haciz hakkını kolayca etkisiz hale getirmesini önler.
Bu nedenle taşınmaz haczi özellikle yüksek miktarlı icra takiplerinde önemli bir tahsilat aracıdır.
Sonuç
İcra dosyasında borçlunun taşınmazına haciz konulması, taşınmazın takip konusu alacağın tahsili amacıyla cebri icra kapsamına alınması anlamına gelir.
Haciz tapu siciline işlenir ve borçlunun taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlandırır. Ancak haciz konulması, taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçtiği veya taşınmazın aynı anda satıldığı anlamına gelmez.
Haciz ile satış birbirinden farklı aşamalardır.
Alacaklının taşınmazın satışını ayrıca talep etmesi, kanunun öngördüğü süre ve şartlara uyması ve gerekli satış giderlerini yatırması gerekir. Güncel İİK m.106 rejiminde satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin peşin yatırılması önem taşımaktadır. Yargıtay da bu yükümlülüklerin süresinde yerine getirilmemesi halinde haczin düşebileceğini kabul etmektedir.
Borçlunun tek veya haline münasip evi haczedilmişse İİK m.82 kapsamında meskeniyet şikâyeti, borca göre gereğinden fazla mal haczedilmişse aşkın haciz, satış isteme süresi geçirilmişse haczin düşmesi gündeme gelebilir.
Taşınmaz üzerinde ipotek veya daha önce konulmuş haciz bulunması da yeni hacze mutlak olarak engel değildir. Ancak cebri satıştan elde edilen bedelin dağıtılmasında rehin hakları, hacizler ve alacakların sırası önem taşır.
Ayrıca hacizli taşınmazın üçüncü kişiye devredilmesi mevcut haczi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Taşınmazı haciz şerhiyle devralan üçüncü kişi, haczin hukuki sonuçlarına katlanmak durumunda kalabilir.
Bu nedenle taşınmaz haczi bulunan bir icra dosyasında yalnızca tapudaki haciz kaydına bakılması yeterli değildir. Haczin tarihi, takip borcunun miktarı, taşınmazın değeri, ipotek ve diğer takyidatlar, satış talebi, satış giderleri, meskeniyet durumu ve haczin halen ayakta olup olmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Web: avukatumutsarikaya.com
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde taşınmaz haczi, tapuya haciz konulması, hacizli taşınmazın satışı, meskeniyet şikâyeti, aşkın haciz, haczin kaldırılması, satış isteme süresi, kıymet takdiri, elektronik satış, sıra cetveli ve diğer icra ve iflas hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.
