Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Eşlerin Barışması Davayı Nasıl Etkiler?

Boşanma davası açılması eşler arasındaki evlilik birliğini hemen sona erdirmez. Boşanma kararı kesinleşinceye kadar taraflar hukuken evli olmaya devam ederler. Bu süreçte eşlerin yeniden görüşmesi, sorunlarını çözmesi ve ortak hayatı yeniden kurması mümkündür.

Ancak boşanma davası açıldıktan sonra eşlerin barışması yalnızca fiili ilişki bakımından değil, devam eden boşanma davası ve boşanmada ileri sürülen kusurlu davranışlar bakımından da önemli hukuki sonuçlar doğurabilir.

Yargıtay uygulamasında eşlerin dava açıldıktan sonra gerçek anlamda barışarak evlilik birliğini yeniden sürdürmeleri halinde, barışmadan önce gerçekleşen olayların affedildiği veya en azından hoşgörüyle karşılandığı kabul edilebilmektedir.

Bu nedenle boşanma davası açıldıktan sonra yeniden birlikte yaşamaya başlayan eşler bakımından “barışma”, “affetme”, “hoşgörü”, “feragat” ve “ortak hayatın yeniden kurulması” kavramlarının birbirinden ayrılması gerekir.

Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Barışılırsa Dava Ne Olur?

Tarafların boşanma davası devam ederken barışmaları davanın kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmez.

Dava mahkemenin önünde devam etmektedir.

Davayı sona erdirmek isteyen davacı, usulüne uygun şekilde davadan feragat edebilir. Feragat halinde mahkeme feragat nedeniyle davanın reddine karar verir.

Ancak taraflar barışmasına rağmen davacı davadan feragat etmezse, barışma olgusunun davanın esası üzerinde önemli etkileri ortaya çıkabilir.

Özellikle dava açılmasına neden olan olaylardan sonra eşlerin gerçek anlamda barışarak ortak hayatı yeniden kurmaları halinde önceki olayların affedildiği veya en azından hoşgörüyle karşılandığı kabul edilebilir.

Barışma Boşanma Davasını Otomatik Olarak Düşürür Mü?

Hayır.

Tarafların barışması mahkeme dosyasını kendiliğinden kapatmaz.

Boşanma davasının usulen sona ermesi için davacının feragat etmesi veya yargılamayı sona erdirecek başka bir usul işleminin gerçekleşmesi gerekir.

Bu nedenle eşlerin “biz barıştık” diyerek yeniden birlikte yaşamaya başlamaları ile boşanma davasının hukuken sona ermesi aynı şey değildir.

Bununla birlikte barışma, davanın dayandığı vakıaların artık boşanma sebebi olarak kullanılıp kullanılamayacağı bakımından son derece önemlidir.

Yargıtay Boşanma Davasından Sonra Barışmayı Nasıl Değerlendiriyor?

Yargıtay uygulamasında boşanma davasına konu edilen olaylardan sonra tarafların gerçek anlamda barışmaları, önceki olayların affedildiği veya en azından hoşgörüyle karşılandığı şeklinde değerlendirilebilmektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/3233 Esas, 2024/428 Karar sayılı kararında da dava tarihinden sonra tarafların barışması üzerinde durulmuş; önceki olayların affedilmiş veya en azından hoşgörüyle karşılanmış olması halinde bu olayların taraflara kusur olarak yüklenemeyeceği ve bunlara dayanılarak boşanma kararı verilemeyeceği belirtilmiştir.

Dolayısıyla dava açıldıktan sonra gerçek anlamda gerçekleşen barışma, devam eden davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Barışmak Önceki Kusurları Affetmek Anlamına Gelir Mi?

Gerçek bir barışma ve ortak hayatın yeniden kurulması halinde önceki kusurlu davranışların affedildiği veya en azından hoşgörüyle karşılandığı sonucuna ulaşılabilir.

Boşanma hukukunda affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olayların daha sonra aynı şekilde boşanma sebebi olarak ileri sürülmesi kural olarak mümkün değildir.

Örneğin eşin hakaretleri, ilgisizliği veya başka kusurlu davranışları nedeniyle boşanma davası açılmış; ancak taraflar daha sonra gerçek anlamda barışarak evlilik birliğini yeniden kurmuşsa dava tarihinden önceki olayların hukuki niteliği bu barışmadan etkilenebilir.

Ancak her temas veya görüşme af anlamına gelmez.

Affedilen Olaylar Boşanma Davasında Tekrar Kullanılabilir Mi?

Kural olarak affedilmiş veya en azından hoşgörüyle karşılanmış olaylar boşanma sebebi yapılamaz ve kusur belirlemesinde eşe yüklenemez.

Bu nedenle eşlerden biri diğer eşin belirli davranışlarını öğrendikten sonra gerçek anlamda affetmiş ve evlilik birliğine devam etmişse daha sonra yalnızca bu eski olaylara dayanarak boşanma talep edilmesi sorun oluşturabilir.

Ancak barışmadan sonra yeni kusurlu davranışların gerçekleşmesi halinde bu yeni olaylara dayanılması mümkündür.

Yeni olayların niteliğine göre geçmişteki süreç de evlilik ilişkisinin gelişimini açıklamak bakımından gündeme gelebilir; fakat affedilmiş olayların bağımsız kusur vakıası olarak yeniden yüklenmesi ile yeni olayların değerlendirilmesi birbirinden ayrılmalıdır.

Barışmadan Sonra Yeniden Kavga Çıkarsa Ne Olur?

Taraflar barıştıktan sonra yeni boşanma sebepleri ortaya çıkabilir.

Örneğin eşler boşanma davası sırasında barışmış, yeniden aynı evde yaşamaya başlamış ancak birkaç ay sonra yeniden hakaret, şiddet, sadakatsizlik, ekonomik baskı veya başka kusurlu davranışlar meydana gelmiş olabilir.

Bu durumda barışmadan sonra gerçekleşen yeni olaylar boşanma sebebi olarak ileri sürülebilir.

Dolayısıyla barışma, eşlere gelecekte gerçekleştirecekleri kusurlu davranışlar bakımından bir bağışıklık sağlamaz.

Barışmadan Sonra Aynı Kusurlu Davranış Devam Ederse Ne Olur?

Bu durum özellikle önemlidir.

Bir davranışın affedildiğinin kabul edilmesi için gerçekten sona ermiş olması ve tarafların ortak hayatı yeniden kurmuş olması önem taşır.

Kusurlu davranış barışmadan sonra da devam ediyorsa durum farklı değerlendirilebilir.

Yargıtay uygulamasında da feragat veya barışmadan sonra devam eden kusurlu davranışların otomatik olarak affedilmiş sayılamayacağı kabul edilmektedir.

Örneğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış, sürekli alkol kullanımı, hakaret veya ekonomik şiddet barışmadan sonra da devam ediyorsa sonraki davranışlar ayrıca boşanma sebebi oluşturabilir.

Boşanma Davasından Feragat Etmek Ne Anlama Gelir?

Davadan feragat, davacının dava konusu talep sonucundan vazgeçmesidir.

Boşanma davasından usulüne uygun şekilde feragat edilmesi halinde dava feragat nedeniyle reddedilir.

Feragat, boşanma davalarında ayrıca kusur ve affetme bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.

Yargıtay uygulamasında boşanma davasından feragat edilmesi, somut olayın özelliklerine göre feragat tarihinden önceki kusurlu davranışların affedildiği veya en azından hoşgörüyle karşılandığı şeklinde değerlendirilebilmektedir.

Bu nedenle boşanma davasından feragat edilmeden önce yalnızca mevcut dosyanın kapanması değil, geçmiş olayların daha sonraki bir boşanma davasındaki hukuki durumu da dikkate alınmalıdır.

Feragat Edilirse Aynı Olaylara Dayanarak Yeniden Boşanma Davası Açılabilir Mi?

Feragat son derece önemli sonuçları bulunan bir usul işlemidir.

Yargıtay uygulamasında boşanma davasından feragat edilmesi halinde feragat tarihinden önce gerçekleşmiş kusurlu davranışların affedildiği veya en azından hoşgörüyle karşılandığı kabul edilebilmektedir.

Bu nedenle daha sonra yalnızca aynı eski olaylara dayanılarak yeni bir boşanma davası açılması halinde davanın kabulü bakımından ciddi sorun ortaya çıkabilir.

Buna karşılık feragatten sonra yeni kusurlu davranışların gerçekleşmesi halinde bu yeni olaylara dayanılarak boşanma davası açılması mümkündür.

Davadan Feragat Etmeden Barışılırsa Ne Olur?

Tarafların fiilen barışması ile davadan feragat edilmesi farklı kavramlardır.

Feragat mahkemeye yönelik bir usul işlemidir. Barışma ise tarafların evlilik ilişkisine yönelik fiili davranışlarıdır.

Davacı feragat etmemiş olsa bile tarafların dava sırasında gerçek anlamda barışması ve ortak hayatı yeniden kurması önceki olayların affedildiği veya hoşgörüyle karşılandığı sonucunu doğurabilir.

Bu durumda dava şeklen devam ediyor olsa bile davanın esasını oluşturan önceki kusur vakıalarının boşanma sebebi olarak kullanılması mümkün olmayabilir.

Aynı Eve Dönmek Barışma Sayılır Mı?

Aynı eve dönmek barışmanın önemli göstergelerinden biri olabilir ancak tek başına her durumda kesin olarak barışma anlamına gelmez.

Tarafların hangi nedenle aynı konutta bulunduğu araştırılmalıdır.

Ekonomik zorunluluk, çocukların ihtiyaçları, geçici barınma sorunu veya başka nedenlerle aynı konutta bulunulması mümkündür.

Buna karşılık tarafların eş olarak ortak hayatı yeniden kurması, birlikte yaşamaya başlaması ve evlilik ilişkisini fiilen sürdürmesi gerçek bir barışmaya işaret edebilir.

Bu nedenle yalnızca adres kayıtlarına veya aynı konutta bulunmaya bakılarak otomatik bir sonuç çıkarılmamalıdır.

Aynı Evde Birkaç Gün Kalmak Barışma Sayılır Mı?

Her durumda değil.

Eşlerden birinin müşterek konutta birkaç gün kalması tek başına önceki bütün olayların affedildiğini göstermeyebilir.

Mahkeme tarafların davranışlarının bütününe bakacaktır.

Tarafların evlilik ilişkisini yeniden kurma iradesi bulunup bulunmadığı, ne kadar süre birlikte yaşadıkları ve sonrasında ilişkinin nasıl devam ettiği önemlidir.

Eşlerin Cinsel İlişkiye Girmesi Barışma Sayılır Mı?

Taraflar arasında dava sırasında cinsel birliktelik yaşanması barışma veya affetme değerlendirmesinde dikkate alınabilecek önemli olgulardan biri olabilir.

Ancak tek başına her durumda kesin olarak bütün kusurların affedildiği sonucunu doğuracağı söylenemez.

Mahkeme cinsel birlikteliğin yanında tarafların yeniden ortak hayat kurup kurmadığını ve evlilik ilişkisinin fiilen devam edip etmediğini de değerlendirebilir.

Dolayısıyla tek bir davranıştan otomatik sonuç çıkarmak yerine olayın tamamına bakılması gerekir.

Birlikte Tatile Gitmek Barışma Sayılır Mı?

Boşanma davası devam ederken eşlerin birlikte tatile çıkması barışma ve affetme iddiası bakımından önemli bir delil olabilir.

Özellikle tarafların birlikte konaklaması, eş olarak hareket etmeleri ve tatil sonrasında ortak hayatı sürdürmeleri halinde barışma iddiası güçlenebilir.

Ancak müşterek çocuk nedeniyle gerçekleştirilen kısa süreli bir seyahat veya başka özel koşullar varsa bunların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Birlikte Fotoğraf Paylaşmak Barışma Sayılır Mı?

Sosyal medyada birlikte fotoğraf paylaşılması tek başına bütün eski olayların affedildiğini kesin olarak göstermez.

Ancak başka delillerle birlikte barışma iddiasını destekleyebilir.

Özellikle tarafların dava tarihinden sonra birlikte seyahat etmeleri, ortak konutta yaşamaları ve sosyal çevrelerine yeniden barıştıklarını açıklamaları gibi başka olgular da bulunuyorsa fotoğraflar yardımcı delil niteliği taşıyabilir.

Bayramda veya Özel Günlerde Bir Araya Gelmek Barışma Sayılır Mı?

Tek başına bayramda veya özel bir günde görüşmek kural olarak barışmanın kesin kanıtı değildir.

Özellikle müşterek çocukların bulunması halinde eşlerin doğum günü, bayram, okul etkinliği veya benzeri nedenlerle aynı ortamda bulunmaları mümkündür.

Bu nedenle her görüşme affetme anlamına gelmez.

Önemli olan tarafların evlilik birliğini yeniden sürdürme iradesiyle hareket edip etmediğidir.

Çocuklar İçin Görüşmek Barışma Sayılır Mı?

Boşanma davası devam ederken müşterek çocuklar nedeniyle eşlerin görüşmesi son derece olağandır.

Çocuğun teslimi, okul, sağlık, eğitim veya başka ihtiyaçları nedeniyle iletişim kurulması tek başına barışma veya affetme olarak değerlendirilmemelidir.

Aksi halde müşterek çocukların menfaatleri için medeni şekilde iletişim kurmaya çalışan eşler hukuken olumsuz bir durumla karşılaşabilir.

Bu nedenle çocuklar nedeniyle kurulan iletişim ile evlilik birliğinin yeniden kurulması birbirinden ayrılmalıdır.

Arabuluculuk veya Barışma Görüşmesi Yapmak Affetme Sayılır Mı?

Tarafların evliliği kurtarmak amacıyla görüşmesi, aile büyüklerini araya sokması veya barışma ihtimalini değerlendirmesi tek başına mutlaka affetme anlamına gelmez.

Barışmayı denemek ile gerçekten barışmak aynı şey değildir.

Eşlerden birinin evliliği kurtarmak amacıyla karşı tarafa son bir şans vermesi ancak ortak hayatın fiilen yeniden kurulamaması halinde geçmiş olayların otomatik olarak affedildiği sonucuna varılmamalıdır.

Somut olayın koşulları belirleyicidir.

“Seni Affettim” Demek Davayı Etkiler Mi?

Eşlerden birinin açıkça “seni affettim” şeklinde beyanda bulunması önemli bir delil olabilir.

Özellikle bu beyan yazılı mesajlarla sabitse ve sonrasında taraflar ortak hayatı sürdürmüşse affetme iddiası güçlenebilir.

Ancak kullanılan sözlerin bağlamı da önemlidir.

Örneğin “seni affetmek istiyorum ama artık birlikte yaşayamam” şeklindeki bir ifade ile hiçbir çekince olmaksızın evlilik birliğine devam edilmesi aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.

Barışma Tazminat Taleplerini Etkiler Mi?

Evet.

Maddi ve manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusurları önem taşımaktadır.

Barışma nedeniyle belirli olayların affedildiği veya hoşgörüyle karşılandığı kabul edilirse bu olaylar kusur belirlemesinde dikkate alınamayabilir.

Bu durum Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi kapsamındaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin sonucunu da etkileyebilir.

Dolayısıyla barışmanın yalnızca boşanma talebi üzerinde değil, boşanmanın fer’î sonuçları üzerinde de etkisi olabilir.

Barışma Nafakayı Etkiler Mi?

Barışmanın nafaka üzerindeki etkisi nafakanın türüne ve somut olayın durumuna göre değişebilir.

Boşanma davası sırasında hükmedilen tedbir nafakası bakımından tarafların yeniden ortak hayat kurmaları ve ekonomik birlikteliğin yeniden başlaması önem taşıyabilir.

Yoksulluk nafakası ise boşanmanın kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin olduğundan boşanma gerçekleşmezse bu nafaka türü de gündeme gelmez.

Müşterek çocuk bakımından ise çocuğun ihtiyaçları ve anne-babanın yükümlülükleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Barışma Velayet ve Tedbir Kararlarını Etkiler Mi?

Tarafların yeniden ortak hayat kurmaları halinde boşanma davası sırasında çocuklar ve eşler hakkında alınmış bazı geçici tedbirlerin koşulları değişebilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi kapsamında hakim, dava süresince eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakım ve korunması konusunda gerekli geçici önlemleri alabilir.

Tarafların gerçek anlamda barışarak yeniden birlikte yaşamaya başlaması halinde mevcut koşullar değişeceğinden tedbirlerin yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Ancak mevcut mahkeme kararlarının tarafların kendi değerlendirmesiyle yok sayılması yerine gerekiyorsa mahkemeden yeni duruma uygun karar verilmesinin istenmesi daha doğru olacaktır.

Barışıldıktan Sonra Yeniden Boşanma Davası Açılabilir Mi?

Evet.

Eşlerin daha önce boşanma davası açmış ve daha sonra barışmış olmaları gelecekte hiçbir şekilde boşanma davası açamayacakları anlamına gelmez.

Barışmadan sonra yeni kusurlu davranışlar meydana gelirse bunlara dayanılarak yeni bir boşanma davası açılabilir.

Örneğin eşler ilk boşanma davasından sonra barışmış ancak daha sonra yeniden hakaret, şiddet, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış veya ekonomik şiddet ortaya çıkmışsa yeni olaylar yeni boşanma davasının dayanağını oluşturabilir.

Burada önemli olan affedilmiş eski olaylarla barışmadan sonra meydana gelen yeni olayların birbirinden ayrılmasıdır.

Feragat Sonrası Yeni Olaylar Boşanma Sebebi Olabilir Mi?

Evet.

Feragat tarihinden sonra meydana gelen yeni kusurlu davranışlar yeni bir boşanma davasına dayanak olabilir.

Örneğin ilk davada hakaret nedeniyle boşanma talep edilmiş, daha sonra davadan feragat edilmiş ancak feragatten sonra eş yeniden hakaret etmeye başlamışsa sonraki hakaretler yeni vakıalardır.

Aynı şekilde süreklilik gösteren kusurlu davranışların feragatten sonra devam etmesi halinde sonraki dönemdeki davranışlar ayrıca değerlendirilir.

Feragat Sonrası Devam Eden Sadakatsizlik Affedilmiş Sayılır Mı?

Her durumda hayır.

Yargıtay uygulamasında, feragat sonrasında ortak hayat yeniden kurulmamış ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış devam etmişse sırf önceki davadan feragat edilmiş olması nedeniyle devam eden sadakatsizliğin affedilmiş sayılamayacağı kabul edilmektedir.

Ayrıca boşanma hükmü kesinleşinceye kadar eşlerin sadakat yükümlülüğü devam eder.

Bu nedenle devam eden veya feragatten sonra gerçekleşen sadakat ihlallerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Boşanma Davası Devam Ederken Başka Biriyle İlişki Kurulabilir Mi?

Boşanma davasının açılmış olması evliliği sona erdirmez.

Taraflar boşanma kararının kesinleşmesine kadar hukuken evlidir.

Bu nedenle eşlerin sadakat yükümlülüğü boşanma davası açılmasıyla kendiliğinden sona ermez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarında da boşanma kararının kesinleşmesine kadar sadakat yükümlülüğünün devam ettiği kabul edilmektedir.

Dolayısıyla “boşanma davamız zaten devam ediyordu” savunması, dava devam ederken gerçekleştirilen sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışları kendiliğinden hukuka uygun hale getirmez.

Barışmanın Gerçekleştiği Nasıl İspatlanır?

Taraflardan biri dava sırasında barışıldığını ve önceki olayların affedildiğini ileri sürüyorsa bu iddianın somut olaylarla ortaya konulması önemlidir.

Tarafların yeniden aynı konutta yaşamaya başlamaları, birlikte seyahat etmeleri, karşılıklı mesajları, sosyal çevrelerine barıştıklarını açıklamaları ve ortak hayatın yeniden kurulduğunu gösteren başka davranışlar değerlendirmeye alınabilir.

Ancak tek bir fotoğraf, tek bir görüşme veya çocuk nedeniyle yapılan iletişim her durumda gerçek bir barışmayı ispatlamayabilir.

Delillerin tamamı birlikte değerlendirilmelidir.

WhatsApp Mesajları Barışmayı İspatlayabilir Mi?

Taraflar arasındaki hukuka uygun şekilde elde edilmiş WhatsApp ve diğer mesajlaşmalar barışma veya affetme iddiasının ispatında önemli olabilir.

Örneğin tarafların birbirlerine yeniden birlikte yaşamaya karar verdiklerini açıkça belirttikleri mesajlar, geçmiş olayların geride bırakıldığına ilişkin ifadeler veya ortak konuta dönme konusunda yapılan yazışmalar başka delillerle birlikte değerlendirilebilir.

Bunun yanında yalnızca çocukların ihtiyaçları, dava süreci veya eşya teslimi konusunda yapılan yazışmaların tek başına barışma olarak yorumlanmaması gerekir.

Tanıkla Barışma İspatlanabilir Mi?

Tarafların yeniden birlikte yaşamaya başladığını, ortak hayatı sürdürdüğünü veya çevrelerine barıştıklarını açıkladığını doğrudan bilen kişiler tanık olarak dinlenebilir.

Ancak tanığın “barıştıklarını duydum” şeklindeki soyut anlatımı ile tarafların yeniden aynı evde eş olarak yaşamaya başladığını bizzat gözlemlemesi aynı ispat değerine sahip değildir.

Bu nedenle tanıkların doğrudan gördükleri ve bildikleri somut olayları açıklamaları önemlidir.

Barışma İddiasında Tarih Neden Önemlidir?

Barışmanın hangi tarihte gerçekleştiği son derece önemlidir.

Çünkü hangi olayların barışmadan önce, hangilerinin barışmadan sonra meydana geldiğinin belirlenmesi gerekir.

Barışmadan önceki olaylar affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış kabul edilebilirken barışmadan sonraki yeni kusurlu davranışlar ayrıca boşanma sebebi oluşturabilir.

Bu nedenle boşanma dilekçelerinde ve cevap dilekçelerinde olayların kronolojik biçimde ortaya konulması özellikle önemlidir.

Boşanma Davasında Barışma Nasıl İleri Sürülmelidir?

Taraflardan biri diğer eşin dava açtıktan sonra kendisiyle barıştığını ileri sürüyorsa yalnızca “davacı beni affetti” şeklindeki genel bir savunmayla yetinilmemelidir.

Dava açıldıktan sonra hangi tarihte yeniden görüşülmeye başlandığı, ortak konuta dönülüp dönülmediği, ne kadar süre birlikte yaşandığı ve evlilik ilişkisinin ne şekilde yeniden kurulduğu açıklanmalıdır.

Örneğin davacının dava açıldıktan sonra müşterek konuta geri döndüğü, tarafların belirli süre birlikte yaşamaya devam ettiği ve sosyal çevrelerine barıştıklarını açıkladıkları ileri sürülüyorsa bu vakıaların delilleriyle birlikte somutlaştırılması gerekir.

Aynı şekilde davacı taraf açısından gerçekte barışma gerçekleşmediği, görüşmelerin yalnızca müşterek çocuklar veya evliliği kurtarma girişimleri nedeniyle yapıldığı savunuluyorsa bu durum da açıkça ortaya konulmalıdır.

Sonuç

Boşanma davası açıldıktan sonra eşlerin barışması, devam eden davayı kendiliğinden sona erdirmez. Davanın usulen sona ermesi ile tarafların fiilen barışması birbirinden farklıdır.

Bununla birlikte tarafların dava sonrasında gerçek anlamda barışarak ortak hayatı yeniden kurmaları, dava tarihinden önce gerçekleşen kusurlu davranışların affedildiği veya en azından hoşgörüyle karşılandığı sonucunu doğurabilir. Affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olaylar kural olarak yeniden boşanma sebebi yapılamaz ve kusur olarak yüklenemez.

Ancak çocuklar nedeniyle görüşmek, kısa süre aynı ortamda bulunmak, barışma görüşmesi yapmak veya tek başına sosyal bir etkinliğe katılmak her durumda affetme anlamına gelmez. Gerçek bir barışmadan söz edilebilmesi için tarafların davranışlarının bütünü ve evlilik birliğini yeniden sürdürme iradeleri değerlendirilmelidir.

Barışmadan sonra yeni kusurlu davranışların meydana gelmesi veya önceki kusurlu davranışların devam etmesi halinde ise sonraki olaylar ayrıca boşanma sebebi oluşturabilir.

Bu nedenle boşanma davası devam ederken gerçekleşen barışma, feragat veya ortak hayatın yeniden kurulması konusunda yapılacak işlemlerin hukuki sonuçları değerlendirilmeden hareket edilmemesi önem taşımaktadır.


Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde boşanma davası, çekişmeli boşanma davası, boşanma davasından feragat, boşanma davası devam ederken barışma, affetme ve hoşgörü, barışma sonrası yeniden boşanma, boşanmada kusur tespiti, maddi ve manevi tazminat, nafaka, velayet, boşanma davalarında deliller ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

About the Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may also like these