Evlilik birliği, eşlerden birinin diğer eşin çalışma hayatı üzerinde sınırsız bir karar yetkisine sahip olduğu anlamına gelmez. Türk Medeni Kanunu’na göre eşlerden her biri meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir.
Bu nedenle eşlerden birinin diğer eşe “çalışamazsın”, “işe gitmeyeceksin” veya “ben izin vermeden çalışamazsın” şeklinde baskı kurması, mevcut işinden ayrılmaya zorlaması ya da iş hayatını fiilen engellemesi boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.
Özellikle çalışmanın engellenmesi diğer eşi ekonomik olarak bağımlı hale getirmek, sosyal çevresinden uzaklaştırmak veya üzerinde kontrol kurmak amacıyla gerçekleştiriliyorsa davranış ekonomik ve psikolojik şiddet boyutuna ulaşabilir.
Ancak her çalışma uyuşmazlığı aynı şekilde değerlendirilmez. Yapılan işin aile hayatını ciddi biçimde olumsuz etkilemesi veya somut olayda evlilik birliğinin huzur ve yararı bakımından haklı bir tartışmanın bulunması ile eşin hiçbir haklı neden olmaksızın çalışma özgürlüğünü ortadan kaldırmaya çalışması birbirinden ayrılmalıdır.
Eşin Çalışmasına Engel Olmak Boşanma Sebebi Midir?
Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesine göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa boşanma davası açılabilir.
Eşin çalışma hayatına sürekli müdahale edilmesi de bu kapsamda değerlendirilebilir.
Çalışmak isteyen eşin iş başvurularına engel olmak, mevcut işinden ayrılması için baskı yapmak, işe gitmesini önlemek veya çalıştığı için sürekli tartışma çıkarmak evlilik birliğini ciddi biçimde etkileyebilir.
Bu davranışların süreklilik kazanması halinde boşanma davasında kusur vakıası olarak ileri sürülmesi mümkündür.
Eş Çalışmak İçin Diğer Eşten İzin Almak Zorunda Mıdır?
Hayır.
Türk Medeni Kanunu’nun 192. maddesine göre eşlerden her biri meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir.
Aynı hükümde meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararının göz önünde tutulacağı da düzenlenmiştir.
Dolayısıyla evlilik içerisinde çalışma konusunda eşler arasında dayanışma ve ortak hayatın gereklerinin gözetilmesi beklenmekle birlikte eşlerden birinin diğer eş üzerinde mutlak bir “çalışma izni” yetkisi bulunmamaktadır.
“Ben İzin Vermiyorum, Çalışamazsın” Demek Kusur Sayılır Mı?
Eşin diğer eş üzerinde tek taraflı otorite kurarak çalışmasına izin vermediğini söylemesi somut olayın özelliklerine göre kusur teşkil edebilir.
Özellikle eşin çalışma hayatına başlamasını sürekli engellemek ve “ben çalışmanı istemiyorum, çalışmayacaksın” şeklinde baskı kurmak diğer eşin ekonomik ve sosyal özgürlüğünü ciddi biçimde sınırlandırabilir.
Davranışın tehdit, hakaret, ekonomik baskı veya fiziksel engellemeyle desteklenmesi halinde kusurun ağırlığı daha da artabilir.
Eşi İşten Çıkmaya Zorlamak Kusur Sayılır Mı?
Çalışmakta olan eşin haklı bir neden bulunmaksızın işinden ayrılmaya zorlanması da boşanma davasında değerlendirilebilir.
Örneğin eşin işyerine gitmesinin engellenmesi, işe devam etmesi halinde boşanmakla tehdit edilmesi veya sürekli tartışma çıkarılarak işten ayrılmaya zorlanması kusur olarak ileri sürülebilir.
Özellikle diğer eşin düzenli gelir elde ettiği işinden ayrılmasının ardından ekonomik olarak tamamen eşine bağımlı hale gelmesi davranışın sonuçları bakımından da önem taşır.
Eşin İşyerine Gitmesini Engellemek Kusur Sayılır Mı?
Eşin yalnızca sözlü olarak çalışmasına karşı çıkması ile işe gitmesini fiilen engellemesi arasında davranışın ağırlığı bakımından fark bulunabilir.
İşyerine gitmesini önlemek amacıyla evden çıkmasına engel olmak, aracını veya anahtarlarını almak, iş kıyafetlerini saklamak veya başka yöntemlerle işe ulaşmasını engellemek somut olayın özelliklerine göre daha ağır bir kusur oluşturabilir.
Fiziksel güç veya tehdit kullanılması halinde olay ayrıca aile içi şiddet hükümleri bakımından da değerlendirmeye konu olabilir.
Eşin İş Başvurusu Yapmasına Engel Olmak Kusur Sayılır Mı?
Eşin henüz çalışmadığı ancak çalışmak istediği durumlarda da benzer bir değerlendirme yapılabilir.
İş başvurusu yapmasını engellemek, iş görüşmesine gitmesine izin vermemek, başvurularını iptal ettirmek veya çalışmaya başlamaması için sürekli baskı yapmak çalışma özgürlüğüne müdahale niteliği taşıyabilir.
Özellikle eşin ekonomik olarak bağımsız hale gelmesini önlemek amacıyla bu davranışların gerçekleştirilmesi kusur değerlendirmesinde önemlidir.
Çalışan Kadının İşten Ayrılmaya Zorlanması Boşanma Sebebi Olur Mu?
Türk Medeni Kanunu bakımından çalışma özgürlüğü kadın ve erkek eş açısından aynıdır.
Dolayısıyla çalışan kadının yalnızca eşi istemediği için işinden ayrılmak zorunda bırakılması veya çalışmasının sistematik şekilde engellenmesi boşanma davasında kusur olarak ileri sürülebilir.
Özellikle “kadının çalışmasına gerek yok”, “evden çıkamazsın” veya benzeri gerekçelerle eşin ekonomik ve sosyal hayatının tamamen sınırlandırılması hukuken korunması gereken bir davranış değildir.
Her somut olayın koşulları ayrıca değerlendirilmekle birlikte evlilik, eşlerden birinin diğer eşin mesleki hayatı üzerinde tek taraflı karar verme hakkı bulunduğu anlamına gelmez.
Erkeğin Çalışmasına Engel Olmak da Kusur Sayılır Mı?
Evet. Türk Medeni Kanunu’nun çalışma özgürlüğüne ilişkin düzenlemeleri cinsiyete bağlı değildir.
Kadın eşin erkek eşin çalışmasına haklı bir neden bulunmaksızın sürekli engel olması da aynı şekilde değerlendirilebilir.
Boşanma hukukunda önemli olan eşlerin cinsiyeti değil, davranışın evlilik birliği üzerindeki etkisi ve çalışma özgürlüğüne yapılan müdahalenin niteliğidir.
Eşin Kariyer Yapmasına Engel Olmak Kusur Sayılır Mı?
Çalışmaya engel olma yalnızca mevcut bir işe gitmenin önlenmesi şeklinde ortaya çıkmayabilir.
Eşin mesleğinde ilerlemesine, eğitim almasına veya kariyer fırsatlarını değerlendirmesine sistematik biçimde engel olunması da somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.
Örneğin haklı bir neden bulunmaksızın mesleki eğitimlere katılmasının sürekli engellenmesi veya işinde yükselmesini sağlayacak fırsatlardan vazgeçmeye zorlanması evlilik içerisinde baskıcı davranış niteliği kazanabilir.
Ancak kariyer kararlarının müşterek çocukların bakımı, şehir değişikliği veya aile yaşamını ciddi biçimde etkileyen sonuçları bulunuyorsa eşlerin ortak hayatın gereklerini birlikte değerlendirmeleri doğaldır.
Eşin Çalışmasını Kıskançlık Nedeniyle Engellemek Kusur Sayılır Mı?
Çalışmaya engel olmanın temelinde aşırı kıskançlık bulunması boşanma davalarında sık karşılaşılabilecek durumlardan biridir.
Eşin karşı cins iş arkadaşları bulunduğu gerekçesiyle çalışmasına izin vermemek, işyerindeki kişiler nedeniyle sürekli tartışma çıkarmak veya çalışma hayatını sona erdirmeye zorlamak başka kusurlu davranışlarla birlikte değerlendirilebilir.
Özellikle aşırı kıskançlığın eşin sosyal hayatını ve çalışma özgürlüğünü tamamen kontrol etmeye dönüşmesi halinde davranışın ağırlığı artabilir.
Eşin Erkek veya Kadın İş Arkadaşlarıyla Çalışmasını Yasaklamak Kusur Sayılır Mı?
Eşin çalışma ortamında karşı cinsten kişilerin bulunması tek başına çalışmanın engellenmesi için haklı bir neden değildir.
Evlilikte sadakat yükümlülüğü bulunmakla birlikte bu yükümlülük eşlerden birinin diğer eşin çalışma arkadaşlarını belirleyebileceği anlamına gelmez.
Somut bir sadakat ihlali veya başka haklı neden bulunmadığı halde yalnızca kıskançlık nedeniyle işten ayrılmasının istenmesi ve bunun sürekli baskıya dönüştürülmesi kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Eşin İş Arkadaşlarıyla Görüşmesine Engel Olmak Kusur Sayılır Mı?
İşin gerektirdiği olağan mesleki iletişimlerin sürekli olarak engellenmesi de çalışma hayatını doğrudan etkileyebilir.
Eşin iş arkadaşlarının telefon numaralarını silmesini istemek, mesleki toplantılara katılmasını yasaklamak veya işle ilgili telefon görüşmelerini sürekli kontrol etmek somut olayın özelliklerine göre baskıcı davranışlar olarak değerlendirilebilir.
Ancak iş ilişkisinin sınırlarını aşan somut davranışların bulunması halinde olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Eşin Çalışmasına Engel Olmak Ekonomik Şiddet Sayılır Mı?
Eşin çalışmasını engelleyerek ekonomik bağımsızlığını ortadan kaldırmaya çalışmak ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.
Özellikle eşin çalışmasına izin vermemek, gelir elde etmesini engellemek ve ardından temel ihtiyaçları için dahi para vermemek diğer eş üzerinde ciddi bir ekonomik bağımlılık yaratabilir.
Bu durumda ekonomik güç eş üzerinde kontrol aracı olarak kullanılmaktadır.
Çalışmaya engel olmanın yanında eşin banka hesaplarının kontrol edilmesi, kişisel ihtiyaçları için para verilmemesi veya bütün harcamalarının sorgulanması gibi davranışların bulunması ekonomik şiddet iddiasını güçlendirebilir.
Çalışmasına Engel Olup Sonra “Eve Para Getirmiyorsun” Demek Kusur Sayılır Mı?
Eşin önce diğer eşin çalışmasına engel olması, ardından gelir elde etmediği için onu aşağılaması veya ekonomik katkıda bulunmamakla suçlaması ayrıca değerlendirilebilir.
Özellikle çalışmasına izin verilmeyen eşin ekonomik bağımlılığı daha sonra kendisine karşı baskı aracı olarak kullanılıyorsa bu davranışlar birlikte ele alınmalıdır.
Boşanma davasında olayların birbirinden kopuk biçimde değil, bütünlük içerisinde ortaya konulması bu nedenle önemlidir.
Eşin Çalışmasına Engel Olmak Psikolojik Şiddet Sayılabilir Mi?
Çalışma hayatına yönelik sürekli baskı yalnızca ekonomik sonuçlar doğurmayabilir.
Eşin mesleğini küçümsemek, çalışamayacağını söylemek, işe gitmesi nedeniyle hakaret etmek veya sürekli tehdit altında tutmak psikolojik baskı niteliğine de ulaşabilir.
Özellikle kişinin yıllardır sürdürdüğü mesleğinden vazgeçmeye zorlanması ve çalışmaya devam etmesi halinde evlilik veya çocuklar üzerinden tehdit edilmesi somut olayın özelliklerine göre psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.
Çocukların Bakımı Nedeniyle Eşten Çalışmamasını İstemek Kusur Sayılır Mı?
Müşterek çocukların bakımının nasıl sağlanacağı eşlerin birlikte çözmesi gereken konulardan biridir.
Özellikle çok küçük yaşta bir çocuğun bulunması halinde çalışma düzeninin ve çocuk bakımının eşler arasında konuşulması doğaldır.
Ancak çocuk bakımının yalnızca bir eşin sorumluluğu olduğu kabul edilerek diğer eşin çalışma hayatından tamamen vazgeçmeye zorlanması her durumda haklı kabul edilemez.
Eşlerin çalışma koşulları, ekonomik durumları, çocuğun yaşı ve bakım imkânları birlikte değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla “çocuğumuz var, artık çalışamazsın” şeklindeki tek taraflı bir yasak ile aile içerisindeki bakım düzeninin birlikte planlanması birbirinden ayrılmalıdır.
Eşin Gece Çalışmasını İstememek Kusur Sayılır Mı?
Her çalışma uyuşmazlığı çalışma özgürlüğüne haksız müdahale anlamına gelmez.
Eşlerden birinin sürekli gece vardiyasında çalışması, uzun süre evden uzak kalması veya çalışma koşullarının aile hayatını ciddi biçimde etkilemesi halinde eşlerin bu konuyu konuşmaları ve çözüm aramaları mümkündür.
Türk Medeni Kanunu’nun 192. maddesi de meslek ve işin yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararının göz önünde tutulmasını öngörmektedir.
Bu nedenle belirli çalışma koşullarının aile yaşamına etkisinin tartışılması ile eşin tamamen çalışmasının yasaklanması aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Eşin Başka Şehirde Çalışmasına Karşı Çıkmak Kusur Sayılır Mı?
Başka şehirde çalışmak aile düzeni üzerinde doğrudan etkili olabilir.
Müşterek konutun değiştirilmesi, çocukların okul düzeni veya eşlerin uzun süre ayrı yaşaması gibi sonuçlar doğabileceğinden bu tür kararların evlilik birliğinin huzur ve yararı gözetilerek değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle eşin başka şehirde çalışmasına ilişkin her itiraz kusur değildir.
Ancak somut olayda aile düzenini etkilemeyecek veya makul biçimde çözülebilecek bir çalışma imkanının sırf diğer eş üzerinde kontrol sağlamak amacıyla engellendiği ortaya konulursa değerlendirme değişebilir.
Eşin İşyerini Arayıp Sorun Çıkarması Kusur Sayılır Mı?
Eşin çalışma hayatını engellemek amacıyla işyerini sürekli araması, işveren veya çalışma arkadaşlarıyla tartışması ve eşin işini kaybetmesine neden olacak davranışlarda bulunması ciddi sonuçlar doğurabilir.
Özellikle eşin işten çıkarılması amacıyla işyerine baskı yapılması veya gerçek dışı iddialarla işverenin aranması somut olayın özelliklerine göre ağır bir kusur olarak değerlendirilebilir.
Bu durumda çalışma özgürlüğüne müdahalenin yanında eşin ekonomik geleceğine doğrudan zarar verilmesi de söz konusu olabilir.
Eşin Çalışmasına Engel Olunduğu Nasıl İspatlanır?
Boşanma davasında “eşim çalışmama izin vermedi” şeklindeki soyut bir anlatımla yetinilmemelidir.
Eşin hangi işte çalıştığı veya çalışmak istediği, diğer eşin ne şekilde engel olduğu, bu davranışların ne kadar sürdüğü ve çalışma hayatının nasıl etkilendiği somutlaştırılmalıdır.
Taraflar arasındaki hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlaşmalar, tanık anlatımları, işyeri kayıtları ve somut olayın özelliklerine göre diğer deliller kullanılabilir.
Örneğin eşin açık biçimde “işe gitmeyeceksin”, “çalışmana izin vermiyorum” veya “işten ayrılmazsan eve gelme” şeklindeki mesajları diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
İşten Ayrılma ve SGK Kayıtları Delil Olabilir Mi?
SGK kayıtları kişinin hangi dönemlerde çalıştığının ve iş ilişkisinin ne zaman sona erdiğinin belirlenmesinde yardımcı olabilir.
Ancak SGK kaydı tek başına işten ayrılmanın eş baskısı nedeniyle gerçekleştiğini ispatlamaz.
Bu nedenle çalışma kayıtlarının taraflar arasındaki mesajlar, tanık anlatımları veya başka delillerle desteklenmesi gerekebilir.
İşten ayrılmanın eşin baskısından hemen sonra gerçekleşmesi ve bu konuda başka delillerin de bulunması halinde bütün deliller birlikte değerlendirilebilir.
Tanıkla Çalışmanın Engellendiği İspatlanabilir Mi?
Tanık delili bu tür uyuşmazlıklarda önemli olabilir.
Eşin çalışmasına karşı çıktığını doğrudan duyan, iş görüşmesine gitmesinin engellendiğine şahit olan veya çalışma nedeniyle taraflar arasında yaşanan olayları bizzat gören kişiler tanık olarak dinlenebilir.
Aynı şekilde iş arkadaşları veya işveren de eşin işyerini arayarak sorun çıkardığı olaylara doğrudan şahit olmuş olabilir.
Tanıkların yalnızca davacıdan duydukları olayları aktarmaları yerine doğrudan gözlemledikleri somut vakıaları açıklamaları ispat bakımından daha önemlidir.
WhatsApp Mesajları Delil Olabilir Mi?
Taraflar arasındaki hukuka uygun şekilde elde edilmiş WhatsApp ve diğer mesajlaşmalar çalışmanın engellenmesi iddiasının ispatında kullanılabilir.
Eşin açıkça çalışmayı yasakladığı, işten ayrılması için baskı yaptığı veya çalışmaya devam etmesi halinde tehdit ettiği mesajlar kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Ancak dijital delillerin gerçekliği ve hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması gerekir.
Diğer eşin telefonuna veya özel hesaplarına hukuka aykırı biçimde erişilerek elde edilen içerikler ayrıca hukuka aykırı delil tartışmasına neden olabilir.
Çalışması Engellenen Eş Nafaka Alabilir Mi?
Çalışması engellenen eşin boşanma sonrasında nafaka talep edip edemeyeceği ayrı hukuki şartlara göre değerlendirilir.
Yoksulluk nafakası bakımından Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki koşulların gerçekleşmesi gerekir.
Ancak eşin evlilik süresince çalışmasının diğer eş tarafından engellenmiş olması, kişinin ekonomik durumunun ve boşanma nedeniyle içine düşeceği koşulların değerlendirilmesinde somut olay bakımından önem taşıyabilir.
Nafaka miktarı belirlenirken tarafların gelirleri, çalışma imkanları, ekonomik ve sosyal durumları birlikte değerlendirilir.
Eşin Çalışmasına Engel Olmak Maddi Tazminatı Etkiler Mi?
Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi uyarınca mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf uygun maddi tazminat isteyebilir.
Çalışmaya engel olma davranışının kusur olarak kabul edilmesi, tarafların genel kusur durumunun değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.
Ancak yalnızca çalışmanın engellenmiş olması otomatik olarak belirli bir miktarda maddi tazminata hükmedileceği anlamına gelmez. Kanundaki diğer şartların da gerçekleşmesi gerekir.
Eşin Çalışmasına Engel Olmak Manevi Tazminata Neden Olur Mu?
Çalışmaya engel olma davranışının yanında hakaret, tehdit, aşağılama, fiziksel şiddet veya kişinin mesleki kimliğine yönelik ağır saldırılar bulunması halinde manevi tazminat değerlendirmesi de gündeme gelebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesindeki manevi tazminat şartlarının ayrıca gerçekleşmesi gerekir.
Mahkeme boşanmaya neden olan olayların tamamını ve tarafların kusur durumlarını birlikte değerlendirir.
Boşanma Dilekçesinde Çalışmaya Engel Olma Nasıl Anlatılmalıdır?
Boşanma dilekçesinde yalnızca “davalı çalışmama izin vermedi” şeklindeki genel ifadeyle yetinilmemesi gerekir.
Davacının hangi işte çalıştığı veya çalışmak istediği, davalının çalışmaya hangi gerekçeyle karşı çıktığı ve engellemenin hangi somut davranışlarla gerçekleştirildiği açıklanmalıdır.
Örneğin davalının davacının işyerine gitmesini istemediği, bu nedenle sürekli tartışma çıkardığı, işe devam etmesi halinde boşanmakla veya evi terk etmekle tehdit ettiği ve sonuçta davacının işinden ayrılmak zorunda kaldığı ileri sürülüyorsa bu olaylar mümkün olduğunca tarih ve dönemleriyle somutlaştırılmalıdır.
Davalının işyerini araması, iş görüşmesine gitmesini engellemesi veya çalışmasına engel olduktan sonra ekonomik ihtiyaçları için para vermemesi gibi başka davranışlar da bulunuyorsa bunların birbiriyle bağlantısı ortaya konulmalıdır.
Böylece çalışmaya engel olma iddiası soyut bir şikâyet olmaktan çıkarılarak mahkemenin kusur değerlendirmesine esas olabilecek somut vakıalar haline getirilebilir.
Sonuç
Eşin diğer eşin çalışmasına haklı bir neden bulunmaksızın sistematik biçimde engel olması, işinden ayrılmaya zorlaması, işe gitmesini önlemesi veya ekonomik bağımsızlığını ortadan kaldırmaya çalışması boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 192. maddesi gereğince eşlerden her biri meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir. Bununla birlikte meslek ve işin seçiminde ve yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararının gözetilmesi gerekir.
Bu nedenle her çalışma uyuşmazlığı otomatik olarak kusur değildir. Mahkeme açısından çalışmanın neden engellendiği, müdahalenin hangi yöntemlerle gerçekleştirildiği, davranışın sürekli olup olmadığı, eşin ekonomik bağımsızlığı üzerindeki etkisi ve evlilik birliğinin huzur ve yararı bakımından haklı bir neden bulunup bulunmadığı önem taşımaktadır.
Özellikle çalışma yasağının eş üzerinde ekonomik veya psikolojik kontrol kurmak amacıyla kullanılması halinde davranış ekonomik ve psikolojik şiddet kapsamında da değerlendirilebilir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Web: avukatumutsarikaya.com
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde boşanma davası, çekişmeli boşanma davası, eşin çalışmasına engel olunması, işten ayrılmaya zorlama, çalışma özgürlüğüne müdahale, ekonomik ve psikolojik şiddet, aşırı kıskançlık, ekonomik bağımlılık oluşturma, evlilik birliğinin temelinden sarsılması, boşanmada kusur tespiti, nafaka, maddi ve manevi tazminat, velayet, mal paylaşımı, boşanma davalarında deliller ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.
