İcra Takibinde İstihkak İddiası Nedir ve Nasıl İleri Sürülür?

İcra takibinde borçlunun borcunun tahsili amacıyla taşınır veya taşınmaz malları ile diğer malvarlığı değerleri haczedilebilir. Ancak haciz sırasında borçluya ait olduğu düşünülerek haczedilen bir mal gerçekte başka bir kişiye ait olabilir.

Örneğin borçlunun ailesiyle yaşadığı evde anne veya babasına ait bir eşya, borçlunun işyerinde başka bir şirkete ait makine, kiralanan konutta ev sahibine ait mobilya veya borçlu olmayan eşe ait bir mal haczedilebilir.

Bu durumda mal üzerinde hak sahibi olduğunu ileri süren üçüncü kişinin başvurabileceği temel hukuki yol istihkak iddiasıdır.

İstihkak iddiası, en genel anlamıyla haczedilen malın borçluya değil üçüncü kişiye ait olduğunun veya üçüncü kişinin mal üzerinde mülkiyet ya da rehin hakkı bulunduğunun ileri sürülmesidir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 96 ve devamı maddelerinde istihkak iddiasının nasıl ileri sürüleceği, iddiaya itiraz edilmesi halinde izlenecek prosedür ve istihkak davası düzenlenmiştir.

Bu süreçte özellikle haczin öğrenildiği tarih, yedi günlük istihkak iddiası süresi, malın haciz sırasında kimin elinde bulunduğu ve İİK m.97 ile m.99 arasındaki ayrım büyük önem taşımaktadır.

İstihkak İddiası Nedir?

İstihkak iddiası, haczedilen bir mal üzerinde borçlu dışında üçüncü bir kişinin mülkiyet veya rehin hakkı bulunduğunun ileri sürülmesidir.

İİK m.96 uyarınca borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiğinde ya da üçüncü kişi haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia ettiğinde icra dairesi bu durumu haciz ve icra tutanaklarına geçirir.

Örneğin borçlunun evinde haczedilen televizyonun babasına ait olduğunun, işyerinde haczedilen makinenin başka bir şirkete ait olduğunun veya haczedilen bir mal üzerinde üçüncü kişinin rehin hakkının bulunduğunun ileri sürülmesi istihkak iddiasına konu olabilir.

İstihkak İddiasının Amacı Nedir?

İstihkak kurumunun amacı üçüncü kişilerin mülkiyet ve ayni haklarını borçlunun borcu nedeniyle gerçekleştirilen cebri icra işlemlerine karşı korumaktır.

Alacaklı, borçlunun malvarlığına başvurabilir.

Ancak kural olarak üçüncü kişiye ait bir mal borçlunun borcunun ödenmesi amacıyla satılamaz.

Haciz sırasında malın kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık çıkması halinde bu uyuşmazlığın çözümü için istihkak prosedürü uygulanır.

İstihkak İddiasını Kim İleri Sürebilir?

İstihkak iddiası üçüncü kişi tarafından doğrudan ileri sürülebilir.

Bunun yanında borçlu da elinde haczedilen bir malın başka bir kişiye ait olduğunu bildirebilir.

Örneğin haciz sırasında borçlu, “Bu bilgisayar bana değil kardeşime aittir” şeklinde beyanda bulunabilir.

Bu durumda icra müdürlüğünün söz konusu beyanı haciz tutanağına geçirmesi ve istihkak prosedürünü işletmesi gerekir.

Borçlu Başkası Adına İstihkak İddiasında Bulunabilir Mi?

Evet.

İİK m.96 açıkça borçlunun elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak göstermesi ihtimalini düzenlemektedir.

Dolayısıyla üçüncü kişinin haciz sırasında hazır bulunması zorunlu değildir.

Borçlu üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunabilir.

Ancak borçlunun “mal bana ait değildir” şeklindeki beyanı mülkiyet meselesini tek başına kesin olarak çözmez. Alacaklının iddiaya itiraz etmesi mümkündür.

İstihkak İddiası Nasıl İleri Sürülür?

İstihkak iddiası haciz sırasında sözlü olarak ileri sürülebilir ve haciz tutanağına geçirilmesi istenebilir.

Üçüncü kişi haciz sırasında hazır değilse haczi öğrendikten sonra icra dosyasına dilekçe sunarak da istihkak iddiasında bulunabilir.

İddiada haczedilen malların hangileri olduğu ve üçüncü kişinin bu mallar üzerinde hangi hakka dayanarak istihkak iddiasında bulunduğu mümkün olduğunca açık şekilde belirtilmelidir.

Örneğin yalnızca “hacze itiraz ediyorum” denilmesi yerine “haciz tutanağının 1, 2 ve 3 numarasında kayıtlı mallar tarafıma ait olup bu mallar üzerinde mülkiyet hakkına dayalı istihkak iddiasında bulunuyorum” şeklinde somut bir açıklama yapılması daha doğru olacaktır.

İstihkak İddiası Haciz Tutanağına Yazılmalı Mıdır?

Haciz sırasında ileri sürülen istihkak iddiasının haciz tutanağına geçirilmesi son derece önemlidir.

İİK m.96 uyarınca icra dairesi istihkak iddiasını haciz ve icra tutanaklarına geçirmekle yükümlüdür.

Bu nedenle üçüncü kişi haciz sırasında hazırsa malın kendisine ait olduğunu açıkça belirtmeli ve beyanının tutanağa aynen geçirilmesini istemelidir.

Sonradan ortaya çıkabilecek süre ve ispat uyuşmazlıkları bakımından haciz tutanağı önemli bir delildir.

İstihkak İddiası Kaç Gün İçinde Yapılır?

İİK m.96’ya göre malın haczedildiğini öğrenen borçlu veya üçüncü kişi, haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde istihkak iddiasında bulunmalıdır.

Kanunda başlangıç noktası her durumda haciz tarihi olarak belirlenmemiştir.

Önemli olan ilgilinin haczi öğrendiği tarihtir.

Bu nedenle üçüncü kişi haciz sırasında hazır değilse yedi günlük sürenin hangi tarihte başladığı ayrıca değerlendirilmelidir.

7 Günlük İstihkak Süresi Ne Zaman Başlar?

Üçüncü kişi haciz sırasında hazır bulunuyorsa haczi o anda öğrendiğinden süre kural olarak hacizle birlikte gündeme gelir.

Haciz sırasında hazır değilse fiili öğrenme tarihi önem taşır.

İİK m.96 ayrıca istihkak iddiasında bulunan kişiyle birlikte oturanlar ve iş ortakları bakımından özel öğrenme karinesi düzenlemektedir.

Bu nedenle özellikle aile bireyleri ve iş ortaklarının bulunduğu uyuşmazlıklarda öğrenme tarihinin dikkatle belirlenmesi gerekir.

İstihkak İddiası 7 Gün İçinde Yapılmazsa Ne Olur?

İİK m.96 uyarınca haczi öğrenen borçlu veya üçüncü kişi öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içerisinde istihkak iddiasında bulunmazsa aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder.

Bu nedenle süre hak kaybı bakımından son derece önemlidir.

Hacizden haberdar olunduğu halde uzun süre beklenmesi istihkak hakkının aynı takip içerisinde kullanılmasını engelleyebilir.

İstihkak İddiası Nereye Yapılır?

İstihkak iddiası haczi gerçekleştiren icra dairesine yapılır.

Haciz sırasında ileri sürülüyorsa haciz memuruna bildirilerek tutanağa geçirilmesi istenir.

Hacizden sonra ileri sürülüyorsa ilgili icra takip dosyasına dilekçe sunulabilir.

İddianın doğru takip dosyasına ve süresinde sunulması önemlidir.

UYAP Üzerinden İstihkak İddiasında Bulunulabilir Mi?

Avukat aracılığıyla takip edilen dosyalarda istihkak iddiasına ilişkin dilekçenin UYAP üzerinden ilgili icra dosyasına gönderilmesi mümkündür.

Ancak dilekçenin doğru dosyaya gönderilmesi, sürenin geçirilmemesi ve haczedilen malların açıkça belirtilmesi gerekir.

Haciz sırasında ileri sürülen iddiaların ayrıca haciz tutanağına geçirilmesi ileride doğabilecek uyuşmazlıkları azaltacaktır.

İstihkak İddiasında Hangi Bilgiler Bulunmalıdır?

İstihkak iddiasında icra dosyası, haciz tarihi, haczedilen mal, malın kime ait olduğu ve üçüncü kişinin hangi hakka dayandığı açıkça belirtilmelidir.

Mülkiyet iddiası fatura, banka dekontu, kredi kartı ekstresi, ticari defter, demirbaş kaydı, kira sözleşmesi, leasing sözleşmesi veya başka belgelerle desteklenebiliyorsa bu belgelerin de dosyaya sunulması yararlı olacaktır.

İddianın mümkün olduğunca somutlaştırılması istihkak uyuşmazlığının ilerleyen aşamalarında önem taşır.

İstihkak İddiası İçin Fatura Şart Mıdır?

Hayır.

İstihkak iddiasında bulunabilmek için mutlaka fatura bulunması şart değildir.

Fatura mülkiyetin ispatında önemli bir delil olabilir ancak tek delil değildir.

Banka kayıtları, kredi kartı ekstreleri, ticari defterler, demirbaş kayıtları, sözleşmeler, teslim belgeleri, garanti kayıtları ve somut olayın niteliğine göre tanık beyanları da değerlendirilebilir.

Fatura Tek Başına İstihkak İddiasını İspatlar Mı?

Her zaman değil.

Faturanın kimin adına düzenlendiği, düzenlenme tarihi, ödeme kaydı, malın ticari defterlere işlenip işlenmediği ve malın fiilen kim tarafından kullanıldığı birlikte değerlendirilebilir.

Özellikle takip veya haciz tarihine çok yakın düzenlenen belgeler bakımından mahkeme işlemin gerçekliğini ayrıca inceleyebilir.

Bu nedenle yalnızca faturaya değil, mülkiyet iddiasını destekleyen bütün objektif delillere dayanılması önemlidir.

Banka Dekontu İstihkak İddiasında Delil Olur Mu?

Evet.

Haczedilen malın satın alma bedelinin üçüncü kişinin banka hesabından ödendiğini gösteren banka kaydı mülkiyet iddiasını destekleyen önemli bir delildir.

Fatura ile banka dekontunun birbiriyle uyumlu olması ispat gücünü artırabilir.

Özellikle yüksek değerli makineler, elektronik cihazlar ve ticari mallarda ödeme kayıtları önem taşımaktadır.

Tanıkla İstihkak İddiası İspatlanabilir Mi?

Somut olayın niteliğine göre tanık deliline başvurulabilir.

Ancak özellikle mal borçlunun elinde haczedilmiş ve borçlu lehine mülkiyet karinesi bulunuyorsa yalnızca soyut tanık anlatımlarına dayanılması risklidir.

Yazılı ve objektif belgelerin tanık anlatımlarıyla birlikte sunulması daha güçlü bir ispat oluşturacaktır.

İstihkak İddiasından Sonra Ne Olur?

Mal borçlunun elinde haczedilmişse İİK m.96 uyarınca icra dairesi istihkak iddiasını alacaklı ve borçluya bildirir.

İcra dairesi aynı zamanda alacaklı ve borçluya istihkak iddiasına itirazları bulunup bulunmadığını bildirmeleri için üç günlük süre verir.

Bu süre içerisinde itiraz edilmezse istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.

İtiraz edilmesi halinde ise İİK m.97’deki prosedür uygulanır.

Alacaklının İstihkak İddiasına İtiraz Süresi Kaç Gündür?

İİK m.96 uyarınca icra dairesi alacaklı ve borçluya istihkak iddiasına karşı itirazları bulunup bulunmadığını bildirmeleri için üç günlük süre verir.

Alacaklı veya borçlu bu süre içerisinde itiraz etmezse istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır.

Bu üç günlük süre ile üçüncü kişinin haczi öğrenmesinden itibaren sahip olduğu yedi günlük istihkak iddiası süresi birbirinden farklıdır.

Alacaklı İstihkak İddiasına İtiraz Ederse Ne Olur?

İstihkak iddiasına alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse İİK m.97 uyarınca icra memuru dosyayı derhal icra mahkemesine gönderir.

İcra mahkemesi dosya üzerinden veya gerekli görürse ilgilileri dinleyerek inceleme yapar ve takibin devamına ya da ertelenmesine karar verir.

Bu aşamada verilen karar doğrudan mülkiyet uyuşmazlığının nihai çözümü değildir.

İstihkak davası aşaması ayrıca gündeme gelir.

İstihkak İddiası ile İstihkak Davası Aynı Şey Midir?

Hayır.

İstihkak iddiası, üçüncü kişinin haczedilen mal üzerinde hak sahibi olduğunu icra dosyasında ileri sürmesidir.

İstihkak davası ise bu iddianın uyuşmazlığa dönüşmesi halinde icra mahkemesinde görülen davadır.

Dolayısıyla her istihkak iddiası mutlaka istihkak davasına dönüşmez.

Örneğin alacaklı ve borçlu istihkak iddiasına süresinde itiraz etmezse iddia kabul edilmiş sayılabilir.

İstihkak Davası Kaç Gün İçinde Açılır?

İİK m.97 kapsamında üçüncü kişi, icra mahkemesinin kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde icra mahkemesinde istihkak davası açmalıdır.

Bu süre içerisinde dava açılmazsa üçüncü kişi takip alacaklısına karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır.

Buradaki yedi günlük dava süresi ile İİK m.96’daki haczi öğrenmeden itibaren yedi günlük istihkak iddiası süresi birbirinden farklı aşamalara ilişkindir.

İstihkak Prosedürü İşletilmezse Dava Süresi Başlar Mı?

İcra müdürlüğünün İİK m.96-97’de öngörülen prosedürü usulüne uygun şekilde işletmemesi halinde üçüncü kişinin dava açma süresinin başlayıp başlamadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Yargıtay uygulamasında, kanundaki prosedür işletilmeden üçüncü kişiye dava açması için gereken usulî bildirim yapılmamışsa yedi günlük dava süresinin başlamadığı kabul edilen kararlar bulunmaktadır.

Bu nedenle istihkak dosyalarında yalnızca haciz tarihine değil, icra müdürlüğünün yaptığı tebligatlara ve icra mahkemesinin kararının tefhim veya tebliğ tarihine de bakılmalıdır.

İstihkak Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Hacizden doğan istihkak davalarında görevli mahkeme icra mahkemesidir.

İstihkak davası klasik anlamdaki bir mülkiyet davasından farklı olarak cebri icra hukukuna özgü bir hukuki koruma yoludur.

Davanın konusu, üçüncü kişinin ileri sürdüğü hakkın hacze karşı korunup korunmayacağının belirlenmesidir.

İstihkak İddiası Haczi Kaldırır Mı?

İstihkak iddiasında bulunulması tek başına haczi otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Mal borçlunun elinde haczedilmiş ve iddiaya itiraz edilmişse İİK m.97 kapsamında dosya icra mahkemesine gönderilir.

Mahkeme takibin devamına veya ertelenmesine karar verir.

Dolayısıyla “mal benim” şeklinde istihkak iddiasında bulunulması haczin kendiliğinden kaldırılması sonucunu doğurmaz.

İstihkak İddiası Satışı Durdurur Mu?

İİK m.97 kapsamında istihkak iddiasına itiraz edilmesi üzerine icra mahkemesi takibin devamı veya ertelenmesi konusunda karar verir.

Bu nedenle borçlu zilyetliğindeki mallarda istihkak iddiasının ileri sürülmesi tek başına her durumda satışı otomatik olarak durdurmaz.

Buna karşılık İİK m.99 kapsamında mal üçüncü kişinin elinde haczedilmiş ve alacaklı süresinde dava açmışsa kanun, dava sonuçlanıncaya kadar haczedilen malın satışının yapılamayacağını açıkça düzenlemektedir.

Mal Borçlunun Elinde Haczedilmişse Ne Olur?

Mal borçlunun elindeyken haczedilmişse İİK m.96 ve 97 hükümleri uygulanır.

Bu durumda İİK m.97/a’daki mülkiyet karinesi önem taşır.

Bir taşınır malı elinde bulunduran kişi onun maliki sayılır.

Dolayısıyla borçlunun elinde bulunan mal bakımından kural olarak borçlu lehine mülkiyet karinesi doğar ve üçüncü kişinin bu karinenin aksini ispatlaması gerekir.

Borçlu ile Üçüncü Kişi Malı Birlikte Ellerinde Bulunduruyorsa Ne Olur?

İİK m.97/a uyarınca borçlu ile üçüncü kişinin taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde de kural olarak mal borçlunun elinde kabul edilir.

Bu nedenle ortak konut veya ortak kullanılan işyeri gibi yerlerde gerçekleştirilen hacizlerde zilyetlik meselesi büyük önem taşır.

Ancak somut olayın özellikleri ve kanundaki diğer karineler ayrıca değerlendirilmelidir.

Mal Üçüncü Kişinin Elinde Haczedilmişse Ne Olur?

Haczedilen mal borçlunun elinde değil, üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hak iddia eden üçüncü kişinin elindeyse İİK m.99 uygulanır.

Bu durumda üçüncü kişi yedieminliği kabul ederse mal muhafaza altına alınmaz.

İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir.

Alacaklı bu süre içerisinde dava açmazsa üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır.

İİK 97 ile İİK 99 Arasındaki Fark Nedir?

İstihkak hukukundaki en önemli ayrımlardan biri budur.

Mal borçlunun elinde veya borçlu ile üçüncü kişinin birlikte zilyetliğinde haczedilmişse kural olarak İİK m.96-97 uygulanır.

Bu durumda üçüncü kişinin istihkak davası açması ve borçlu lehine mülkiyet karinesini çürütmesi gerekebilir.

Mal yalnızca üçüncü kişinin elindeyken haczedilmişse İİK m.99 uygulanır.

Bu durumda istihkak iddiasına karşı dava açma yükü alacaklıya geçer.

Dolayısıyla haciz mahallinde eşyanın fiilen kimin zilyetliğinde bulunduğunun doğru tespit edilmesi son derece önemlidir.

İİK 99’da Alacaklı Kaç Gün İçinde Dava Açmalıdır?

İİK m.99 uyarınca icra müdürü alacaklıya üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için yedi günlük süre verir.

Alacaklı bu süre içerisinde dava açmazsa üçüncü kişinin iddiasını kabul etmiş sayılır.

Bu durumda mal üzerindeki haczin kaldırılması gündeme gelir.

İİK 99’da Mal Muhafaza Altına Alınabilir Mi?

İİK m.99’un güncel düzenlemesine göre haczedilen mal üçüncü kişinin elinde bulunuyor ve üçüncü kişi yedieminliği kabul ediyorsa mal muhafaza altına alınmaz.

Bu düzenleme üçüncü kişinin zilyetliğindeki mal bakımından önemli bir koruma sağlamaktadır.

Alacaklının süresinde dava açması halinde ise dava sonuçlanıncaya kadar haczedilen malın satışı yapılamaz.

Üçüncü Kişinin Yokluğunda İstihkak İddiasında Bulunulabilir Mi?

Evet.

İİK m.99, haczin üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması ihtimalini de açıkça düzenlemektedir.

Dolayısıyla üçüncü kişinin haciz mahallinde bulunmaması tek başına İİK m.99’un uygulanmasını engellemez.

Önemli olan malın kimin zilyetliğinde bulunduğu ve üçüncü kişi lehine geçerli bir istihkak iddiasının ileri sürülmesidir.

İstihkak Davasında İspat Yükü Kimdedir?

İspat yükü bakımından zilyetlik belirleyici unsurlardan biridir.

Mal borçlunun elinde veya borçlu ile üçüncü kişinin birlikte zilyetliğinde haczedilmişse İİK m.97/a’daki mülkiyet karinesi nedeniyle üçüncü kişinin malın kendisine ait olduğunu güçlü delillerle ortaya koyması gerekir.

Mal yalnızca üçüncü kişinin elindeyse İİK m.99 kapsamında durum farklıdır ve alacaklıya üçüncü kişi aleyhine dava açma yükü yüklenmiştir.

Bu nedenle istihkak uyuşmazlıklarında “davayı kim açacak?” sorusundan önce “mal kimin elinde haczedildi?” sorusunun cevaplandırılması gerekir.

Eşe Ait Mal İçin İstihkak İddiasında Bulunulabilir Mi?

Evet.

Borçlu olmayan eşe ait bir mal diğer eşin kişisel borcu nedeniyle haczedilmişse mal sahibi eş istihkak iddiasında bulunabilir.

Ancak mal ortak konutta bulunuyorsa İİK m.97/a’daki zilyetlik ve mülkiyet karineleri ayrıca değerlendirilir.

Malın kimin tarafından satın alındığı, ödeme kayıtları ve kullanım şekli ispat bakımından önem taşıyabilir.

Anne veya Babaya Ait Eşya İçin İstihkak İddiası Yapılabilir Mi?

Evet.

Borçlu anne veya babasıyla aynı evde yaşıyorsa evde bulunan her eşyanın borçluya ait olduğu kabul edilemez.

Anne veya babaya ait mal haczedildiğinde gerçek malik istihkak iddiasında bulunabilir.

Ancak birlikte yaşama nedeniyle zilyetlik karinesi ve malın kime ait olduğunun ispatı ayrıca önem taşıyacaktır.

Ev Sahibine Ait Eşyalar İçin İstihkak İddiasında Bulunulabilir Mi?

Borçlu eşyalı bir evde kiracı olarak oturuyorsa konutta bulunan bazı eşyalar ev sahibine ait olabilir.

Bu eşyaların haczedilmesi halinde ev sahibi üçüncü kişi olarak istihkak iddiasında bulunabilir.

Eşyalı kira sözleşmesi, demirbaş listesi, faturalar ve ödeme kayıtları mülkiyet iddiasını destekleyebilir.

Şirkete Ait Mallar İçin İstihkak İddiasında Bulunulabilir Mi?

Evet.

Şirket ortağının kişisel borcu nedeniyle şirkete ait mallar haczedilmişse şirket ayrı tüzel kişiliğe sahip üçüncü kişi olarak istihkak iddiasında bulunabilir.

Bunun tersine borçlu şirketin işyerinde başka bir şirkete ait mallar haczedilmişse gerçek malik şirket de istihkak iddiasında bulunabilir.

Ticari defterler, demirbaş kayıtları, faturalar, banka hareketleri ve sözleşmeler bu tür uyuşmazlıklarda önem taşır.

Leasing Malı Haczedilirse Ne Yapılır?

Finansal kiralama kapsamında kullanılan bir malın borçlunun zilyetliğinde bulunması, mülkiyetin mutlaka borçluya ait olduğu anlamına gelmez.

Malın gerçek sahibi veya ilgili hak sahibi hacze karşı istihkak iddiasında bulunabilir.

Finansal kiralama sözleşmesi, ödeme kayıtları ve mülkiyet belgeleri bu durumda önemli delillerdir.

Başkasından Kiralanan Makine Haczedilirse Ne Olur?

Borçlu işyerinde başka bir kişiden veya şirketten kiraladığı makineyi kullanıyor olabilir.

Makinenin borçlunun işyerinde bulunması nedeniyle haczedilmesi halinde gerçek malik istihkak iddiasında bulunabilir.

Kira sözleşmesi, makinenin faturası, seri numarası, teslim tutanağı ve banka kayıtları mülkiyet iddiasını destekleyebilir.

Hacizden Sonra Düzenlenen Belgeler İstihkak İçin Yeterli Midir?

Haciz veya takip tarihinden sonra düzenlenen belgeler daha dikkatli değerlendirilir.

Çünkü istihkak uyuşmazlıklarında borçlunun malvarlığını alacaklıdan kaçırmak amacıyla gerçeğe aykırı veya muvazaalı işlemler yapılıp yapılmadığı da araştırılabilir.

Bu nedenle hacizden önceki tarihe ait fatura, banka kaydı, ticari defter, sözleşme ve teslim belgeleri daha güçlü delil niteliğinde olabilir.

Akraba Adına Fatura İstihkak İçin Yeterli Midir?

Tek başına her durumda yeterli değildir.

Borçlunun eşi, anne-babası, kardeşi veya başka bir yakını adına düzenlenen faturanın gerçek bir alışverişe dayanıp dayanmadığı incelenebilir.

Ödeme kaydı, malın ne zaman edinildiği, kimin kullandığı ve tarafların ekonomik durumları değerlendirmeye alınabilir.

Yakın akrabalık tek başına istihkak iddiasının reddedilmesi için yeterli olmadığı gibi, yalnızca akraba adına düzenlenmiş bir fatura da her durumda mülkiyeti kesin olarak ispatlamaz.

İstihkak İddiası Kötü Niyetli Olarak İleri Sürülebilir Mi?

Uygulamada borçluya ait malların haczini engellemek amacıyla gerçeğe aykırı istihkak iddialarıyla karşılaşılması mümkündür.

Bu nedenle kanun mülkiyet karineleri ve ispat kuralları öngörmüştür.

Mahkeme, taraflar arasındaki ilişkiyi, belgelerin tarihini, ödeme hareketlerini, haciz adresini ve malın fiili kullanımını birlikte değerlendirerek iddianın gerçek olup olmadığını araştırır.

Kanundaki şartların gerçekleşmesi halinde kötü niyetli istihkak iddiaları bakımından tazminat sonuçları da gündeme gelebilir.

İstihkak İddiası ile Haczedilmezlik Şikâyeti Aynı Şey Midir?

Hayır.

İstihkak iddiasında temel savunma “Bu mal borçluya ait değil, üçüncü kişiye aittir.” şeklindedir.

Haczedilmezlik şikâyetinde ise malın borçluya ait olduğu kabul edilmekle birlikte kanun gereğince haczedilemeyeceği ileri sürülür.

Örneğin üçüncü kişiye ait bir bilgisayar bakımından istihkak iddiası gündeme gelebilirken, borçluya ait fakat İİK m.82 kapsamında haczedilemez nitelikteki bir eşya bakımından haczedilmezlik şikâyeti söz konusu olabilir.

Bu iki hukuki yolun birbirine karıştırılmaması gerekir.

İstihkak İddiası ile Borca İtiraz Aynı Şey Midir?

Hayır.

Borca itiraz, borçlunun takip konusu borcun bulunmadığını veya takipte istenen miktarın doğru olmadığını ileri sürmesidir.

İstihkak iddiasında ise takip konusu borcun varlığından bağımsız olarak haczedilen malın borçluya ait olmadığı ileri sürülmektedir.

Dolayısıyla üçüncü kişinin istihkak iddiası borcun varlığını ortadan kaldırmaz; yalnızca belirli bir malın o takip nedeniyle haczedilip satılıp satılamayacağıyla ilgilidir.

İstihkak İddiasında En Önemli Süreler Nelerdir?

İstihkak sürecinde birden fazla kısa süre bulunduğundan uygulamada sürelerin karıştırılmaması gerekir.

Üçüncü kişinin haczi öğrendikten sonra istihkak iddiasında bulunması bakımından yedi günlük süre, alacaklı ve borçlunun İİK m.96 kapsamında istihkak iddiasına itirazı bakımından üç günlük süre, İİK m.97 kapsamında üçüncü kişinin dava açması bakımından mahkeme kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi günlük süre ve İİK m.99 kapsamında alacaklının dava açması bakımından icra müdürlüğünün verdiği yedi günlük süre bulunmaktadır.

Bu nedenle her dosyada hangi sürenin hangi işlem için başladığı ayrı ayrı belirlenmelidir.

İstihkak İddiasında En Sık Yapılan Hata Nedir?

En sık yapılan hatalardan biri haciz sırasında yalnızca “mallar benim” denilmesi fakat bu beyanın haciz tutanağına geçirilmemesidir.

Diğer önemli hata ise yedi günlük sürenin kaçırılmasıdır.

Bunun yanında İİK m.97 ile m.99’un karıştırılması, mal üçüncü kişinin elinde haczedildiği halde üçüncü kişiye dava açma yükü yüklenmesi veya borçlu zilyetliğindeki malda gerekli mülkiyet delillerinin sunulmaması da uygulamada önemli hak kayıplarına yol açabilir.

İstihkak İddiasında Haciz Tutanağı Neden Çok Önemlidir?

Haciz tutanağı yalnızca hangi malların haczedildiğini göstermez.

Haciz adresi, borçlunun haciz mahallinde bulunup bulunmadığı, üçüncü kişinin beyanları, işyerindeki tabela ve belgeler, malın kullanım biçimi ve istihkak iddiası gibi pek çok husus tutanakta yer alabilir.

Özellikle İİK m.97 veya m.99’dan hangisinin uygulanacağı konusunda haciz tutanağındaki maddi tespitler belirleyici olabilir.

Bu nedenle tutanağın içeriğinin haciz sırasında dikkatle kontrol edilmesi gerekir.

İstihkak İddiası İleri Sürülürken Nelere Dikkat Edilmelidir?

İstihkak iddiasında en önemli husus süre, zilyetlik ve delildir.

Öncelikle haczin ne zaman öğrenildiği belirlenmeli ve yedi günlük süre geçirilmemelidir.

Daha sonra haczedilen malın borçlunun mu yoksa üçüncü kişinin mi zilyetliğinde bulunduğu tespit edilmelidir.

Son olarak mülkiyet iddiası mümkün olduğunca haciz öncesine ait objektif belgelerle desteklenmelidir.

Bu üç unsur, istihkak uyuşmazlığının sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Sonuç

İcra takibinde istihkak iddiası, haczedilen bir malın borçluya değil üçüncü kişiye ait olduğunun veya üçüncü kişinin mal üzerinde mülkiyet ya da rehin hakkının bulunduğunun ileri sürülmesidir.

İİK m.96 uyarınca borçlu, elindeki malın başka bir kişiye ait olduğunu bildirebileceği gibi üçüncü kişi de doğrudan istihkak iddiasında bulunabilir.

Haczi öğrenen üçüncü kişinin kural olarak öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içerisinde istihkak iddiasını ileri sürmesi gerekir. İddianın haciz sırasında ileri sürülmesi halinde beyanın haciz tutanağına açık biçimde geçirilmesi önemlidir.

Mal borçlunun elinde haczedilmişse icra dairesi istihkak iddiasına karşı alacaklı ve borçluya üç günlük itiraz süresi verir. İtiraz edilmesi halinde İİK m.97 prosedürü işletilir ve dosya icra mahkemesine gönderilir. Üçüncü kişinin dava açma yükümlülüğü bu prosedür çerçevesinde doğabilir.

Buna karşılık haczedilen mal yalnızca üçüncü kişinin elinde bulunuyorsa İİK m.99 uygulanır. Bu durumda icra müdürü üçüncü kişiye değil, alacaklıya üçüncü kişi aleyhine istihkak davası açması için yedi gün süre verir. Alacaklı bu sürede dava açmazsa üçüncü kişinin iddiasını kabul etmiş sayılır.

Dolayısıyla istihkak uyuşmazlıklarında yalnızca malın kime ait olduğu değil, malın haciz anında kimin zilyetliğinde bulunduğu, haczin ne zaman öğrenildiği, hangi sürenin işlemeye başladığı ve icra müdürlüğünün İİK m.97 veya m.99 prosedürlerinden hangisini uyguladığı da büyük önem taşımaktadır.

İstihkak iddiasının fatura, banka dekontu, kredi kartı ekstresi, ticari defter, demirbaş kaydı, kira veya leasing sözleşmesi, teslim belgesi ve diğer objektif delillerle desteklenmesi mülkiyet iddiasının ispatını güçlendirecektir.

Bu nedenle üçüncü kişiye ait bir mal haczedildiğinde sürecin yalnızca “mal bana aittir” beyanıyla bırakılmaması; yedi günlük süre, haciz tutanağı, zilyetlik durumu, İİK m.97-m.99 ayrımı ve mülkiyet delilleri birlikte değerlendirilerek istihkak prosedürünün yürütülmesi gerekir.


Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde istihkak iddiası, istihkak davası, üçüncü kişiye ait malların haczi, İİK m.96-97 ve m.99 uygulaması, hacizde mülkiyet karinesi, haciz tutanağına itiraz, üçüncü kişinin hacze karşı hakları, haczedilen malın geri alınması ve diğer icra ve iflas hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

About the Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may also like these