Eşin Sürekli Boşanmakla Tehdit Etmesi Boşanma Davasında Kusur Sayılır Mı?

Evlilik içerisinde zaman zaman ağır tartışmalar yaşanması ve eşlerden birinin öfkeyle boşanma konusunu gündeme getirmesi mümkündür. Ancak her tartışmada “senden boşanacağım”, “bu evlilik bitecek”, “seni boşarım” veya benzeri ifadeler kullanılması ve boşanmanın diğer eş üzerinde sürekli bir baskı aracı haline getirilmesi farklı değerlendirilmelidir.

Eşin sürekli boşanmakla tehdit edilmesi, evlilik içerisindeki güven ve huzur ortamını ortadan kaldırabilir. Özellikle boşanma tehdidinin diğer eşi belirli davranışlara zorlamak, susturmak, ekonomik veya psikolojik baskı altında tutmak ya da evlilik içerisinde üstünlük kurmak amacıyla kullanılması boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.

Yargıtay kararlarında da eşini boşanmakla tehdit eden tarafın bu davranışının kusur değerlendirmesine dahil edildiği görülmektedir.

Ancak tek bir tartışma sırasında söylenen söz ile yıllar boyunca her uyuşmazlıkta boşanma tehdidinde bulunulması aynı şekilde değerlendirilmemelidir. Mahkeme tehdidin içeriğini, tekrar edip etmediğini, hangi koşullarda söylendiğini ve evlilik birliği üzerindeki etkisini birlikte değerlendirecektir.

Eşi Boşanmakla Tehdit Etmek Kusur Sayılır Mı?

Eşi boşanmakla tehdit etmek somut olayın özelliklerine göre boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi uyarınca evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Eşlerden birinin sürekli olarak evliliği sona erdirmekle tehdit etmesi, diğer eş açısından evlilik ilişkisinin sürekliliğine ilişkin ciddi bir güvensizlik yaratabilir.

Özellikle boşanma tehdidinin her tartışmada tekrar edilmesi ve diğer eş üzerinde baskı oluşturmak amacıyla kullanılması kusur değerlendirmesinde önem taşır.

Yargıtay Boşanmakla Tehdit Etmeyi Kusur Sayıyor Mu?

Yargıtay kararlarında boşanmakla tehdit etme davranışının kusur olarak değerlendirildiği örnekler bulunmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2021/10572 Esas, 2022/2311 Karar sayılı kararında eşini boşanmakla tehdit eden, başkalarının yanında eşine hakaret edip aşağılayan, sürekli iş değiştirerek ve düzenli çalışmayarak birlik görevlerini ihmal eden ve eşi ile müşterek çocukla ilgilenmeyen erkek ağır kusurlu kabul edilmiştir.

Bu karar, boşanmakla tehdit etmenin diğer kusurlu davranışlarla birlikte tarafların kusur derecesinin belirlenmesinde dikkate alınabileceğini göstermektedir.

Dolayısıyla “boşanmakla tehdit etme” yalnızca eşler arasında söylenmiş önemsiz bir söz olarak görülmemekte; olayın koşullarına göre kusur değerlendirmesine dahil edilebilmektedir.

Her Tartışmada “Boşanırım” Demek Kusur Sayılır Mı?

Eşin her tartışma sırasında boşanmayı gündeme getirmesi ve bu davranışın süreklilik kazanması kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Evlilik içerisinde yaşanan her küçük uyuşmazlığın boşanma tehdidine dönüştürülmesi diğer eş üzerinde sürekli bir belirsizlik ve baskı yaratabilir.

Örneğin ev işleri, aile ziyaretleri, ekonomik meseleler veya çocuklarla ilgili sıradan anlaşmazlıklarda dahi sürekli “böyle yaparsan boşanırım” denilmesi evlilik içerisindeki iletişimi ciddi şekilde zedeleyebilir.

Burada önemli olan boşanma kelimesinin kullanılmış olması değil, bunun sürekli bir tehdit ve baskı yöntemi haline getirilmesidir.

Bir Defa “Senden Boşanacağım” Demek Kusur Sayılır Mı?

Tek bir tartışma sırasında öfkeyle söylenen “senden boşanacağım” sözü ile sürekli ve sistematik boşanma tehdidi arasında fark bulunmaktadır.

Boşanma davalarında davranışların meydana geldiği koşullar dikkate alınır.

Bu nedenle ağır bir tartışma sırasında bir kez söylenmiş bir sözün tek başına evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını veya söyleyen eşin ağır kusurlu olduğunu kabul etmek için yeterli olduğu söylenemez.

Ancak sözün başka hakaret, tehdit veya aşağılayıcı davranışlarla birlikte kullanılması halinde olayın bütünü ayrıca değerlendirilir.

“Seni Boşarım” Demek Tehdit Sayılır Mı?

Boşanma hukukunda kullanılan “tehdit” kavramı ile Türk Ceza Kanunu anlamındaki tehdit suçu her zaman aynı şeyi ifade etmez.

“Seni boşarım” veya “senden boşanacağım” şeklindeki bir sözün boşanma davasında kusur olarak değerlendirilmesi, bu sözün mutlaka ceza hukuku anlamında tehdit suçunu oluşturduğu anlamına gelmez.

Aile mahkemesi açısından önemli olan davranışın evlilik birliği üzerindeki etkisi ve kusur niteliğidir.

Bu nedenle boşanmakla tehdit etme davranışı ceza hukuku bakımından suç oluşturmasa dahi boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.

Boşanmayı Baskı Aracı Olarak Kullanmak Kusur Sayılır Mı?

Boşanmanın diğer eş üzerinde baskı kurmak amacıyla kullanılması kusur değerlendirmesinde daha belirgin hale gelebilir.

Örneğin “ailenle görüşürsen boşanırım”, “çalışmaya devam edersen boşanırım”, “bu işi yapmazsan seni boşarım” veya “maaşını bana vermezsen boşanırım” şeklindeki ifadeler boşanma tehdidinin belirli bir davranışı zorlamak amacıyla kullanıldığını gösterebilir.

Bu durumda mesele yalnızca boşanma isteğinin dile getirilmesi değildir.

Boşanma ihtimali diğer eşin davranışlarını kontrol etmek için bir araç haline getirilmektedir.

“Ailenle Görüşürsen Boşanırım” Demek Kusur Sayılır Mı?

Eşin diğer eşin ailesiyle veya arkadaşlarıyla görüşmesini engellemek amacıyla boşanma tehdidinde bulunması başka kusurlu davranışlarla birlikte değerlendirilebilir.

Örneğin eşin “annenlere gidersen boşanırım” veya “arkadaşlarınla görüşmeye devam edersen bu evlilik biter” şeklinde sürekli baskı kurması hem sosyal çevreden uzaklaştırma hem de boşanma tehdidi bakımından önem taşıyabilir.

Bu tür olaylarda mahkeme davranışları birbirinden kopuk şekilde değil, bütünlük içerisinde değerlendirebilir.

“Çalışırsan Boşanırım” Demek Kusur Sayılır Mı?

Eşin diğer eşin çalışma hayatını kontrol etmek amacıyla boşanmayı tehdit olarak kullanması da kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 192. maddesine göre eşlerden her biri meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir.

Dolayısıyla haklı bir neden bulunmaksızın “çalışırsan boşanırım”, “işten ayrılmazsan evliliğimiz biter” şeklinde baskı kurulması, çalışmaya engel olma davranışıyla birlikte değerlendirilebilir.

Özellikle bu baskının eşin ekonomik bağımsızlığını ortadan kaldırmak amacıyla yapılması ekonomik ve psikolojik şiddet iddiaları bakımından da önem taşıyabilir.

“Maaşını Vermezsen Boşanırım” Demek Kusur Sayılır Mı?

Eşin maaşını veya ekonomik kaynaklarını kontrol etmek amacıyla boşanma tehdidinde bulunulması da ayrıca değerlendirilebilir.

Eşlerin evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katkıda bulunmaları gerekir. Ancak bu durum eşlerden birinin diğer eşin bütün maaşını teslim almak için boşanmayı baskı aracı olarak kullanmasını haklı hale getirmez.

Bu durumda maaşa el koyma, ekonomik baskı ve boşanmakla tehdit etme davranışları birlikte gündeme gelebilir.

Eşin Sürekli “Seni Bırakırım” Demesi Kusur Sayılır Mı?

Boşanma kelimesinin açıkça kullanılmamış olması davranışın hiçbir şekilde değerlendirmeye alınamayacağı anlamına gelmez.

“Seni bırakırım”, “bu evliliği bitiririm”, “senden kurtulacağım”, “bir gün çekip giderim” gibi ifadelerin sürekli ve baskı amacıyla kullanılması da somut olayın özelliklerine göre değerlendirmeye konu olabilir.

Mahkeme kullanılan tek bir kelimeden ziyade sözün hangi anlamda ve hangi koşullarda söylendiğine bakacaktır.

Eşin Sürekli Evi Terk Etmekle Tehdit Etmesi Kusur Sayılır Mı?

Eşin her tartışmada evi terk etmekle tehdit etmesi de evlilik içerisindeki güven ortamını olumsuz etkileyebilir.

Özellikle “bir daha gelmem”, “çekip giderim”, “seni burada yalnız bırakırım” gibi sözlerin sürekli kullanılması ve zaman zaman gerçekten evi terk ederek diğer eş üzerinde baskı kurulması başka kusurlu davranışlarla birlikte değerlendirilebilir.

Ancak ortak konuttan haklı bir nedenle ayrılma ile evi terk etmeyi sürekli bir tehdit aracı olarak kullanma birbirinden ayrılmalıdır.

Eşin Ailesine “Ben Bundan Boşanacağım” Demesi Kusur Sayılır Mı?

Eşin boşanma iradesini üçüncü kişilere açıklaması her durumda tek başına kusur değildir.

Kişi gerçekten boşanmayı düşünüyor olabilir ve bunu yakınlarıyla paylaşabilir.

Ancak eşine sürekli olarak boşanma tehdidinde bulunması ve aynı zamanda çevresindeki herkese evliliğin biteceğini söyleyerek diğer eşi küçük düşürmesi veya baskı altına alması farklı değerlendirilebilir.

Özellikle henüz boşanma davası bulunmadığı halde eşin çevresine sürekli “biz zaten boşanıyoruz”, “onu bırakacağım” şeklinde ifadeler kullanması başka olaylarla birlikte kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Çocukların Yanında Boşanmakla Tehdit Etmek Kusur Sayılır Mı?

Eşler arasındaki çatışmaların müşterek çocukların yanında yaşanması ayrıca önemlidir.

Eşin çocukların yanında diğer eşe sürekli “senden boşanacağım” veya “annenizi/babanızı bırakacağım” şeklinde ifadeler kullanması çocukların aile ilişkilerine dahil edilmesine neden olabilir.

Çocukların anne ve baba arasındaki uyuşmazlıkta taraf haline getirilmesi hem boşanmadaki kusur hem de somut olayın özelliklerine göre velayet değerlendirmesi bakımından önem taşıyabilir.

Boşanma Dilekçesi Hazırlamakla Tehdit Etmek Kusur Sayılır Mı?

Eşin gerçekten boşanma davası açmak istemesi ve bu konuda hukuki yardım alması başlı başına kusurlu bir davranış değildir. Dava açma hakkı anayasal hak arama özgürlüğünün bir parçasıdır.

Ancak gerçekte dava açma iradesi bulunmadığı halde sürekli dilekçe hazırlamak, boşanma evrakı göstermek veya “yarın davayı açıyorum” şeklindeki ifadeleri diğer eşi korkutmak ve istediğini yaptırmak amacıyla kullanmak farklı değerlendirilebilir.

Burada belirleyici olan hukuki hakkın kullanılmasından ziyade boşanma ihtimalinin bir psikolojik baskı aracına dönüştürülüp dönüştürülmediğidir.

Gerçekten Boşanmak İstediğini Söylemek Kusur Mudur?

Bir kişinin evliliğini sona erdirmek istediğini açıkça ifade etmesi tek başına kusur değildir.

Eşlerden birinin evlilik birliğinin devam etmesini istemediğini dürüst biçimde açıklaması ile her tartışmada boşanmayı bir tehdit olarak kullanması birbirinden ayrılmalıdır.

Bu ayrım önemlidir.

Boşanma hakkının kullanılması veya gerçek bir boşanma iradesinin açıklanması cezalandırılabilecek bir davranış değildir. Kusur değerlendirmesine konu olan durum, boşanma söyleminin evlilik içerisinde diğer eş üzerinde sürekli baskı kurmak amacıyla kullanılmasıdır.

Boşanmakla Tehdit Etmek Psikolojik Şiddet Sayılır Mı?

Sürekli boşanma tehdidi somut olayın özelliklerine göre psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.

Özellikle diğer eşin terk edilme korkusundan yararlanılarak davranışlarının kontrol edilmesi, her anlaşmazlıkta evliliğin sona erdirileceğinin söylenmesi ve bu şekilde sürekli bir güvensizlik ortamı yaratılması psikolojik baskı niteliğine ulaşabilir.

Ancak her boşanma tartışmasını otomatik olarak psikolojik şiddet şeklinde nitelendirmek doğru değildir.

Davranışın süresi, sıklığı, amacı ve diğer eş üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilmelidir.

Boşanmakla Tehdit Etmek Hakaret Sayılır Mı?

“Senden boşanacağım” şeklindeki bir ifade tek başına hakaret değildir.

Ancak boşanma tehdidinin hakaret içeren sözlerle birlikte kullanılması mümkündür.

Örneğin eşin boşanmakla tehdit ederken aynı zamanda diğer eşi aşağılaması, kişilik değerlerine saldıran ifadeler kullanması veya başkalarının yanında küçük düşürmesi halinde hem boşanma tehdidi hem de hakaret ve aşağılama davranışları birlikte kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Boşanmakla Tehdit Etmek Manevi Tazminata Neden Olur Mu?

Boşanmakla tehdit etme davranışının kusur olarak kabul edilmesi tek başına otomatik olarak manevi tazminata hükmedileceği anlamına gelmez.

Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesindeki koşulların ayrıca gerçekleşmesi gerekir.

Ancak Yargıtay uygulamasında boşanmakla tehdit etmenin hakaret, aşağılama ve başka kusurlu davranışlarla birlikte tarafların kusur derecesinin ve tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde dikkate alındığı görülmektedir.

Dolayısıyla somut olayda boşanma tehdidinin niteliği ve buna eşlik eden diğer davranışlar önemlidir.

Boşanmakla Tehdit Edildiği Nasıl İspatlanır?

Boşanma davasında yalnızca “eşim sürekli beni boşanmakla tehdit ediyordu” şeklindeki soyut bir ifadeyle yetinilmemelidir.

Tehdidin ne şekilde gerçekleştirildiği, hangi sözlerin kullanıldığı, ne sıklıkla tekrarlandığı ve mümkün olduğu ölçüde hangi olaylar sırasında gerçekleştiği açıklanmalıdır.

Taraflar arasındaki hukuka uygun şekilde elde edilmiş WhatsApp ve SMS yazışmaları, doğrudan olaylara şahit olan tanıkların anlatımları ve somut olayın özelliklerine göre diğer deliller kullanılabilir.

Özellikle yazılı olarak “bunu yapmazsan boşanırım”, “ailene gidersen boşanırım” veya benzeri ifadelerin kullanıldığı mesajlar başka delillerle birlikte önem taşıyabilir.

WhatsApp Mesajları Boşanma Tehdidini İspatlayabilir Mi?

Taraflar arasındaki hukuka uygun şekilde elde edilmiş WhatsApp mesajları boşanma tehdidi iddiasının ispatında kullanılabilir.

Özellikle aynı veya benzer ifadelerin farklı tarihlerde tekrarlandığı mesajlar davranışın tek seferlik olmadığını ortaya koymak bakımından önem taşıyabilir.

Ancak mesajların gerçekliği, taraflara aidiyeti ve hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması gerekir.

Diğer eşin telefonuna veya hesabına hukuka aykırı şekilde erişilerek elde edilen yazışmalar ayrıca hukuka aykırı delil tartışmasına neden olabilir.

Ses Kaydıyla Boşanma Tehdidi İspatlanabilir Mi?

Ses kayıtları bakımından son derece dikkatli olunması gerekir.

Boşanma davası için delil oluşturmak amacıyla eşin konuşmalarının sistematik biçimde gizlice kaydedilmesi hukuka aykırı delil sorununa yol açabilir.

Bu nedenle boşanmakla tehdit edilme vakıasının ispatı amacıyla gizli kayıt yapılmasının her durumda hukuka uygun olduğu düşünülmemelidir.

Delilin elde edilme şekli somut olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Tanıkla Boşanma Tehdidi İspatlanabilir Mi?

Boşanmakla tehdit etme davranışı tanıkla ispatlanabilir.

Örneğin aile toplantısında, arkadaşların yanında veya telefonun hoparlörde olduğu sırada “senden boşanacağım” şeklindeki ifadeleri doğrudan duyan kişiler tanık olarak dinlenebilir.

Tanığın yalnızca taraflardan birinin kendisine anlattığı olayları aktarması ile tehdidi bizzat duyması arasında ispat değeri bakımından fark bulunmaktadır.

Bu nedenle doğrudan görgü ve bilgiye dayanan tanık anlatımları önemlidir.

Boşanma Tehdidinden Sonra Evliliğe Devam Edilmesi Affetme Sayılır Mı?

Eşlerin tartışmadan sonra barışmaları ve evlilik birliğine devam etmeleri halinde affetme veya en azından hoşgörüyle karşılama tartışması gündeme gelebilir.

Ancak yalnızca aynı evde yaşamaya devam etmek her durumda affetme anlamına gelmez.

Özellikle boşanma tehdidinin daha sonra tekrar etmesi halinde davranışın sürekliliği ayrıca değerlendirilir.

Bu nedenle her bir olayın tarihi, sonrasında tarafların ilişkilerinin nasıl devam ettiği ve aynı davranışın tekrar edilip edilmediği önem taşır.

Boşanma Davası Açılması Önceki Boşanma Tehditlerini Ortadan Kaldırır Mı?

Hayır. Sonradan gerçekten boşanma davası açılması, evlilik süresince gerçekleştirildiği ileri sürülen kusurlu davranışların kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez.

Ancak gerçek bir boşanma iradesinin açıklanması ile geçmişte boşanma söyleminin tehdit amacıyla kullanılması birbirinden ayrılmalıdır.

Mahkeme geçmişteki olayları kendi meydana geldikleri koşullar içerisinde değerlendirir.

Boşanma Dilekçesinde Boşanmakla Tehdit Etme Nasıl Anlatılmalıdır?

Boşanma dilekçesinde “davalı sürekli boşanmakla tehdit etmiştir” şeklindeki tek cümleyle yetinilmemesi gerekir.

Mümkün olduğunca hangi olaylarda, hangi sözlerle ve hangi amaçla boşanma tehdidinde bulunulduğu açıklanmalıdır.

Örneğin davalının her aile tartışmasında davacıya “senden boşanacağım” dediği, davacının ailesini ziyaret etmek istediğinde “gidersen boşanırım” şeklinde baskı kurduğu, çalışmaya devam etmesi halinde evliliği bitirmekle tehdit ettiği ve bu davranışların evlilik boyunca tekrarlandığı ileri sürülüyorsa vakıalar ayrı ayrı somutlaştırılmalıdır.

Varsa WhatsApp veya SMS mesajları ile bu sözleri doğrudan duyan tanıkların da ilgili vakıalarla bağlantısı kurulmalıdır.

Böylece “boşanmakla tehdit etme” şeklindeki genel iddia yerine süreklilik gösteren somut bir davranış biçimi mahkemenin değerlendirmesine sunulabilir.

Sonuç

Eşin bir tartışma sırasında bir defaya mahsus olarak boşanma isteğini dile getirmesi ile her anlaşmazlıkta boşanmayı diğer eş üzerinde baskı kurmak amacıyla kullanması aynı değildir.

Eşin sürekli olarak “senden boşanacağım”, “seni boşarım”, “böyle yaparsan bu evlilik biter” şeklinde ifadeler kullanması ve boşanma tehdidini diğer eşin davranışlarını kontrol etmenin bir yöntemi haline getirmesi boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.

Yargıtay uygulamasında da eşini boşanmakla tehdit etme davranışının kusur değerlendirmesine dahil edildiği görülmektedir.

Mahkeme açısından tehdidin hangi sözlerle gerçekleştirildiği, ne sıklıkla tekrarlandığı, hangi amaçla kullanıldığı, başka hakaret veya baskı davranışlarının bulunup bulunmadığı ve evlilik birliği üzerindeki etkisi önem taşımaktadır.

Bu nedenle boşanmakla tehdit edilme iddiasının dava dilekçesinde soyut biçimde değil, mümkün olduğunca tarih, olay ve kullanılan ifadelerle somutlaştırılması ve hukuka uygun delillerle desteklenmesi gerekir.


Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde boşanma davası, çekişmeli boşanma davası, eşin sürekli boşanmakla tehdit etmesi, psikolojik şiddet ve baskı, eşin evi terk etmekle tehdit etmesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması, boşanmada kusur tespiti, WhatsApp ve mesaj delilleri, maddi ve manevi tazminat, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

About the Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may also like these