Evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirlerine karşı yalnızca ekonomik yükümlülükleri bulunmamaktadır. Eşlerin karşılıklı sevgi, saygı, ilgi ve dayanışma içerisinde ortak hayatı sürdürmeleri beklenir. Bu nedenle eşlerden birinin diğer eşe sürekli ilgisiz davranması, evlilik yıldönümü, doğum günü veya aile açısından önem taşıyan özel günleri bilinçli biçimde önemsememesi boşanma davasındaki kusur değerlendirmesinde gündeme gelebilir.
Ancak evlilik yıldönümünün veya doğum gününün bir kez unutulması tek başına boşanma sebebi değildir. Boşanma hukukunda önemli olan, bu davranışların eşe yönelik genel ve sürekli ilgisizliğin bir parçası olup olmadığı ve evlilik birliği üzerindeki etkisidir.
Bu nedenle “eşim evlilik yıldönümümüzü unuttu” şeklindeki tek bir olay ile eşini sürekli yok sayan, özel günlerde dahi yanında olmayan ve evlilik ilişkisine karşı uzun süredir ilgisiz davranan eşin durumu birbirinden ayrılmalıdır.
Evlilik Yıldönümünü Unutmak Boşanma Sebebi Midir?
Evlilik yıldönümünün unutulması tek başına boşanma sebebi olarak değerlendirilmemelidir.
İnsanların yoğun çalışma hayatı, günlük koşuşturma veya başka nedenlerle belirli bir tarihi unutması mümkündür. Tek seferlik böyle bir olaydan hareketle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı veya eşin kusurlu olduğu sonucuna varılması doğru olmayacaktır.
Ancak evlilik yıldönümünün önemsenmemesi eşin uzun süredir devam eden ilgisiz davranışlarının yalnızca bir parçasıysa durum değişebilir.
Eşin hiçbir özel günü önemsememesi, birlikte zaman geçirmekten kaçınması, diğer eşin beklentilerini sürekli küçümsemesi ve aile hayatına karşı kayıtsız davranması halinde olaylar bir bütün olarak değerlendirilebilir.
Doğum Gününü Kutlamamak Kusur Sayılır Mı?
Eşin doğum gününü kutlamaması da tek başına boşanma davasında belirleyici bir kusur değildir.
Ancak davranışın arkasındaki tutum önemlidir.
Örneğin eşin doğum gününü bildiği halde bilinçli biçimde görmezden gelmesi, diğer eşin bu konudaki beklentisiyle alay etmesi veya “senin doğum günün beni ilgilendirmiyor” şeklinde aşağılayıcı ifadeler kullanması halinde mesele yalnızca bir tarihin unutulmasından ibaret olmaktan çıkar.
Bu durumda ilgisizlik, küçümseme veya eşin duygularını değersizleştirme niteliğindeki davranışlar boşanma davasında diğer olaylarla birlikte değerlendirilebilir.
Özel Günleri Önemsememek Tek Başına Boşanma İçin Yeterli Midir?
Kural olarak tek başına yeterli değildir.
Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi bakımından değerlendirme yapılırken evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılıp sarsılmadığına bakılır.
Bu nedenle bir eşin Sevgililer Günü’nü, evlilik yıldönümünü veya doğum gününü kutlamaması gibi tekil olaylardan ziyade evlilik ilişkisinin tamamına bakılması gerekir.
Özel günlerin önemsenmemesi; eşe zaman ayırmama, iletişim kurmama, sürekli dışarıda bulunma, aile etkinliklerine katılmama, hastalık döneminde ilgilenmeme veya diğer eşin duygusal ihtiyaçlarını sürekli görmezden gelme gibi davranışlarla birleştiğinde farklı bir hukuki değerlendirme ortaya çıkabilir.
Eşe Karşı Sürekli İlgisiz Davranmak Kusur Sayılır Mı?
Boşanma davalarında asıl önemli konu özel günün kendisinden çok eşe karşı sergilenen genel tutumdur.
Eşlerden birinin uzun süre diğer eşle ilgilenmemesi, birlikte zaman geçirmek istememesi, iletişimden kaçınması ve aile hayatına katılmaması evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan davranışlar arasında değerlendirilebilir.
Evlilik birliği içerisinde tarafların aynı evde bulunmaları, tek başına evlilik ilişkisinin sağlıklı biçimde sürdüğü anlamına gelmez.
Eşlerin birbirleriyle iletişim kurması, ortak yaşamı paylaşması ve aile hayatının gerektirdiği dayanışmayı göstermesi de önem taşır.
Eşin Özel Günlerde Sürekli Arkadaşlarıyla Vakit Geçirmesi Kusur Sayılır Mı?
Eşin arkadaşlarıyla görüşmesi veya sosyal hayatının bulunması tek başına kusur değildir.
Ancak eşin aile açısından önem taşıyan günlerde sürekli olarak başka kişilerle zaman geçirmeyi tercih etmesi, diğer eşle ortak plan yapmaktan kaçınması ve bu davranışı alışkanlık haline getirmesi aile hayatına karşı ilgisizlik kapsamında değerlendirilebilir.
Örneğin evlilik yıldönümünde birlikte zaman geçirmek konusunda önceden anlaşılmış olmasına rağmen eşin hiçbir açıklama yapmadan arkadaşlarıyla dışarı çıkması ve benzer davranışları sürekli tekrarlaması somut olayın özelliklerine göre kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Özel Günlerde Eşe Hediye Almamak Kusur Sayılır Mı?
Eşe hediye almamak tek başına boşanma sebebi veya kusur değildir.
Evlilik hukukunda eşlerin birbirlerine belirli günlerde hediye alma şeklinde hukuki bir yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Bu nedenle “eşim bana evlilik yıldönümünde hediye almadı” şeklindeki bir iddia tek başına boşanma bakımından hukuki sonuç doğurmaz.
Ancak mesele hediyenin bulunmamasından ziyade eşin diğer eşe yönelik genel ilgisizliği, küçümseyici davranışları veya ortak yaşamdan uzaklaşması ise bunlar ayrıca değerlendirilir.
Eşin Özel Günlerle Alay Etmesi Kusur Sayılır Mı?
Eşin özel günleri önemsememesi ile diğer eşin duygularıyla alay etmesi arasında fark bulunmaktadır.
Diğer eşin evlilik yıldönümü veya doğum günü konusundaki beklentisini küçümsemek, bu nedenle aşağılayıcı sözler söylemek veya diğer eşi değersiz hissettirmeye yönelik ifadeler kullanmak boşanma davasında farklı bir kusur değerlendirmesine neden olabilir.
Bu durumda mesele artık özel günün kutlanmaması değil, eşe yönelik küçümseyici veya aşağılayıcı davranışların bulunmasıdır.
Özellikle bu tür sözlerin sürekli hale gelmesi ve eşin kişiliğine yönelik hakaret veya aşağılama boyutuna ulaşması kusurun ağırlığını artırabilir.
Eşin Ailesinin Özel Günlerine Katılmamak Kusur Sayılır Mı?
Evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirlerinin aileleriyle ilişkileri de zaman zaman boşanma davalarındaki uyuşmazlıkların konusu olabilmektedir.
Eşin diğer eşin ailesinin her etkinliğine veya özel gününe katılmak zorunda olduğu söylenemez.
Ancak hiçbir haklı neden bulunmaksızın diğer eşin ailesiyle bütün ilişkileri reddetmek, aile toplantılarına sürekli katılmamak ve diğer eşin ailesini küçümseyici davranışlarda bulunmak başka olaylarla birlikte kusur değerlendirmesine konu olabilir.
Burada da davranışın sürekliliği, nedeni ve eşler arasındaki ilişkiye etkisi önemlidir.
Hastalık ve Zor Günlerde Eşle İlgilenmemek Daha Ağır Değerlendirilir Mi?
Eşlerin birbirlerine karşı yardım ve dayanışma yükümlülüğü özellikle hastalık, ameliyat, ölüm, ekonomik güçlük veya benzeri zor dönemlerde daha belirgin hale gelir.
Eşin yalnızca doğum günü veya evlilik yıldönümünü önemsememesi ile diğer eşin ciddi bir hastalığı veya zor bir döneminde tamamen ilgisiz kalması aynı ağırlıkta değildir.
Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesi kapsamında eşlerin birbirlerine yardımcı olma yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu nedenle hastanede bulunan eşle ilgilenmemek, ciddi bir sağlık sorununda yanında olmamak veya eşin zor günlerinde bilinçli biçimde destek vermekten kaçınmak kusur değerlendirmesinde daha önemli hale gelebilir.
Özel Günleri Önemsememe ve Sürekli İlgisizlik Birlikte Değerlendirilir Mi?
Evet. Boşanma davalarında olaylar çoğu zaman birbirinden bağımsız şekilde değil, evlilik ilişkisinin bütünü içerisinde değerlendirilir.
Örneğin eşin yıllardır evlilik yıldönümlerini önemsememesi tek başına güçlü bir kusur vakıası olmayabilir.
Ancak aynı eşin eve sürekli geç gelmesi, diğer eşle konuşmaması, birlikte vakit geçirmekten kaçınması, aile etkinliklerine katılmaması, hastalık dönemlerinde yanında olmaması ve özel günleri de sürekli görmezden gelmesi halinde ortaya çıkan tablo farklıdır.
Bu durumda özel günlerin önemsenmemesi, eşe yönelik genel ilgisizliğin ve evlilik ilişkisinden uzaklaşmanın göstergelerinden biri olarak değerlendirilebilir.
Özel Günlerin Önemsenmediği Nasıl İspatlanabilir?
Boşanma davasında “eşim bana hiç değer vermiyordu” veya “özel günlerimizi önemsemiyordu” şeklindeki soyut ifadeler yerine somut olayların açıklanması önemlidir.
Taraflar arasındaki hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlaşmalar, olaylara doğrudan şahit olan tanıkların anlatımları ve somut olayın niteliğine göre diğer deliller kullanılabilir.
Örneğin evlilik yıldönümü için önceden yapılan bir plana rağmen eşin hiçbir açıklama yapmadan gelmediğini gösteren mesajlaşmalar veya bu nedenle yaşanan olaylara doğrudan şahit olan kişilerin anlatımları değerlendirmeye alınabilir.
Ancak burada asıl ispatlanması gereken yalnızca belirli bir günün kutlanmaması değil, iddia ediliyorsa eşin sürekli ve sistematik ilgisiz davranışlarıdır.
Tanıkla İlgisizlik İspatlanabilir Mi?
Boşanma davalarında eşe karşı ilgisiz davranıldığı iddiası tanık anlatımlarıyla desteklenebilir.
Tarafların aile hayatına doğrudan şahit olan kişiler; eşlerin birlikte zaman geçirip geçirmediği, özel günlerde yaşanan olaylar, taraflardan birinin diğerine yönelik tutumu ve aile içerisindeki iletişim konusunda bildiklerini anlatabilir.
Ancak tanığın yalnızca eşlerden birinin kendisine anlattığı olayları tekrar etmesi ile doğrudan gözlemlediği olayları aktarması arasında ispat bakımından fark bulunmaktadır.
Bu nedenle tanıkların somut olarak hangi olaya şahit olduklarının açıklanması önemlidir.
WhatsApp Mesajları Delil Olabilir Mi?
Taraflar arasındaki hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlaşmalar özel günlerde yaşanan olayların ispatında kullanılabilir.
Örneğin evlilik yıldönümü için birlikte plan yapıldığı halde eşin gelmeyeceğini bildirdiği mesajlar, diğer eşin ilgisizlik nedeniyle rahatsızlığını uzun süredir dile getirdiğini gösteren yazışmalar veya karşı tarafın bu durumu küçümseyen cevapları diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Ancak mesajların içeriği kadar hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması da önem taşımaktadır.
Eşin Sosyal Medyada Başkalarının Özel Günlerini Kutlayıp Eşini Görmezden Gelmesi Kusur Sayılır Mı?
Sosyal medya kullanımı günümüzde eşler arasındaki uyuşmazlıklara konu olabilmektedir.
Eşin sosyal medyada başka kişilerin doğum günlerini veya özel günlerini kutlamasına rağmen kendi eşinin özel gününü kutlamaması tek başına boşanma sebebi değildir.
Ancak bunun eşe yönelik bilinçli bir dışlama, küçük düşürme veya ilgisizlik davranışının parçası olduğu ileri sürülüyorsa diğer olaylarla birlikte değerlendirilebilir.
Sosyal medya paylaşımlarının delil olarak kullanılması bakımından da içeriklerin nasıl elde edildiği ve taraflarla bağlantısının ortaya konulması önemlidir.
İlgisiz Davranan Eş Tazminat Öder Mi?
Eşe karşı ilgisiz davranışların kusur olarak kabul edilmesi tek başına otomatik olarak maddi veya manevi tazminata hükmedileceği anlamına gelmez.
Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinde düzenlenen maddi ve manevi tazminatın şartlarının ayrıca gerçekleşmesi gerekir.
Mahkeme tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur durumlarını ve tazminatın diğer yasal şartlarını birlikte değerlendirir.
Özellikle ilgisizliğin yanında hakaret, aşağılama, şiddet, güven sarsıcı davranış veya başka kusurlu eylemlerin bulunması halinde bu davranışlar da değerlendirmeye dahil edilir.
Boşanma Dilekçesinde Özel Günleri Önemsememe Nasıl Anlatılmalıdır?
Boşanma dilekçesinde “davalı özel günlerimizi önemsememektedir” şeklindeki genel bir anlatımla yetinilmemesi gerekir.
Bu davranışın genel ilgisizlik iddiası içerisinde hangi somut olaylarla ortaya çıktığı açıklanmalıdır.
Örneğin evlilik yıldönümünde önceden yapılan programa katılmaması, doğum gününde bilinçli biçimde başka bir plan yapması, eşin bu durumdan rahatsız olduğunu söylemesine rağmen küçümseyici cevaplar vermesi veya yıllar boyunca aile açısından önemli günlerde birlikte zaman geçirmekten sürekli kaçınması gibi olaylar ayrı ayrı anlatılabilir.
Böylece özel günlerin önemsenmemesi soyut bir duygusal şikâyet olmaktan çıkarılarak evlilik birliğine etkisi bulunan somut davranışlarla ilişkilendirilebilir.
Sonuç
Eşin evlilik yıldönümünü, doğum gününü veya diğer özel günleri unutması ya da kutlamaması tek başına boşanma sebebi ve otomatik olarak kusurlu davranış değildir.
Ancak özel günlerin bilinçli ve sürekli biçimde önemsenmemesi; eşe karşı genel ilgisizlik, birlikte zaman geçirmekten kaçınma, aile hayatına katılmama, küçümseme ve eşin duygusal ihtiyaçlarını sürekli görmezden gelme gibi davranışlarla birlikte gerçekleşiyorsa boşanma davasındaki kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Bu nedenle boşanma hukukunda asıl mesele bir çiçeğin, hediyenin veya kutlamanın bulunup bulunmaması değil; eşin evlilik birliğine ve diğer eşe yönelik genel tutumunun ortak hayatı ne ölçüde etkilediğidir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Web: avukatumutsarikaya.com
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde boşanma davası, çekişmeli boşanma davası, eşe karşı ilgisizlik, evlilik yıldönümü ve özel günlerde yaşanan uyuşmazlıklar, aile hayatının ihmal edilmesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması, boşanmada kusur tespiti, maddi ve manevi tazminat, nafaka, velayet, mal paylaşımı, boşanma davalarında deliller ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.
