İcra Takibinde Borçlunun Üçüncü Kişideki Alacağı Nasıl Tahsil Edilir?

İcra takiplerinde alacaklının temel amacı, borçlunun haczedilebilir malvarlığına başvurarak alacağını tahsil etmektir. Ancak borçlunun malvarlığı yalnızca kendi adına kayıtlı taşınmazlar, araçlar veya banka hesaplarından ibaret değildir. Borçlunun başka kişilerden ya da şirketlerden olan alacakları da belirli koşullar altında haczedilerek icra dosyasına tahsil edilebilir.

Özellikle borçlunun ticari ilişki içerisinde bulunduğu şirketlerden alacaklı olması, müşterilerinden ödeme beklemesi, kiraya verdiği taşınmazdan kira geliri elde etmesi veya üçüncü bir kişiye borç para vermiş olması, alacaklı açısından önemli bir tahsil imkânı sağlayabilir.

Bu gibi durumlarda alacaklı, borçlunun üçüncü kişide bulunan alacağının haczini talep edebilir. Haciz işlemi sonucunda üçüncü kişinin borçluya yapması gereken ödeme, kanuni koşullar çerçevesinde icra dosyasına yönlendirilebilir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi, borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarının haczi ve üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesine ilişkin temel düzenlemelerden biridir.

Ancak üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi, alacağın kendiliğinden tahsil edildiği anlamına gelmez. Üçüncü kişinin borcu kabul edip etmediği, haciz ihbarnamesine itiraz edip etmediği ve kanuni sürelerin nasıl işletildiği önem taşımaktadır.

Borçlunun Üçüncü Kişideki Alacağı Nedir?

Borçlunun üçüncü kişideki alacağı, icra takibinin borçlusunun başka bir gerçek veya tüzel kişiden talep edebileceği para ya da hacze elverişli diğer malvarlığı haklarını ifade eder.

Örneğin icra dosyasının borçlusunun başka bir şirkete mal satmış olması ve satış bedelini henüz tahsil etmemesi hâlinde, bu satıştan doğan alacak üçüncü kişideki alacak niteliğindedir.

Benzer şekilde borçlunun bir kişiye borç para vermesi, kiracısından kira alacağı bulunması veya devam eden sözleşmeden kaynaklanan hak edişe sahip olması da bu kapsamda değerlendirilebilir.

Ancak üçüncü kişinin borçluya gerçekten borçlu olup olmadığı ve alacağın haczedilebilir nitelikte bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.

İcra Takibinde Borçlunun Üçüncü Kişideki Alacağı Haczedilebilir Mi?

Borçlunun üçüncü kişilerden olan haczedilebilir alacaklarına haciz konulması mümkündür.

İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi, üçüncü kişilerdeki alacakların haczi bakımından özel bir usul düzenlemektedir.

Bu kapsamda alacaklı, icra müdürlüğünden üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep edebilir.

Ancak haczin geçerli olması ve alacağın tahsil edilebilmesi için ilgili usul hükümlerine uyulması gerekir.

Borçlunun Üçüncü Kişideki Alacağı Nasıl Tahsil Edilir?

Borçlunun üçüncü kişideki alacağının tahsilinde öncelikle borçlu hakkında haciz isteme yetkisi veren bir icra takibinin bulunması gerekir.

Alacaklı, borçlunun üçüncü kişiden olan alacağını belirleyerek icra müdürlüğünden haciz işlemi yapılmasını talep edebilir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında üçüncü kişiye birinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi mümkündür.

Üçüncü kişi borcunu kabul ederek haczedilen tutarı icra dosyasına ödeyebilir.

Ancak üçüncü kişinin borca itiraz etmesi veya haciz ihbarnamesine cevap vermemesi hâlinde kanunda düzenlenen farklı hukuki süreçler gündeme gelir.

İİK 89/1 Haciz İhbarnamesi Nedir?

İcra ve İflas Kanunu’nun 89/1. maddesi kapsamında düzenlenen birinci haciz ihbarnamesi, borçlunun üçüncü kişide bulunan alacağının haczedildiğini üçüncü kişiye bildiren icra işlemidir.

Bu ihbarnameyle üçüncü kişiye, haczedilen alacak bakımından artık icra borçlusuna ödeme yapmaması gerektiği bildirilir.

Üçüncü kişi, kanunda belirtilen koşullar çerçevesinde borcu bulunmadığını veya haciz ihbarnamesine karşı ileri sürebileceği diğer itirazlarını bildirebilir.

Ancak haciz ihbarnamesinin içeriği, tebliğ tarihi ve üçüncü kişinin verdiği cevap önem taşımaktadır.

İİK 89/1 Haciz İhbarnamesine Kaç Gün İçinde İtiraz Edilir?

Birinci haciz ihbarnamesine karşı itiraz süresi, İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca kural olarak tebliğden itibaren yedi gündür.

Üçüncü kişi, borçluya borcu bulunmadığını veya kanunen ileri sürebileceği diğer itirazlarını bu süre içerisinde icra dairesine bildirebilir.

Ancak sürenin geçirilmesi hâlinde kanunda düzenlenen sonraki haciz ihbarnamesi aşamaları gündeme gelebilir.

Bu nedenle üçüncü kişinin haciz ihbarnamesini aldığı tarih önemlidir.

Üçüncü Kişi Borçluya Borcu Olmadığını Söylerse Ne Olur?

Üçüncü kişi, birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz ederek icra borçlusuna herhangi bir borcu bulunmadığını bildirebilir.

Bu durumda alacaklı, üçüncü kişinin itirazının gerçeğe aykırı olduğunu düşünüyorsa İcra ve İflas Kanunu’nun 89/4. maddesi kapsamında gerekli koşulların bulunması hâlinde icra mahkemesine başvurabilir.

Ancak üçüncü kişinin yalnızca itiraz etmiş olması, kendiliğinden kötü niyetli veya haksız olduğu anlamına gelmez.

İtirazın gerçeğe aykırılığının ve kanuni koşulların ortaya konulması gerekir.

Üçüncü Kişinin Haciz İhbarnamesine İtirazı Nasıl Kaldırılır?

Üçüncü kişinin birinci haciz ihbarnamesine yaptığı itirazın gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülüyorsa İİK m. 89/4 kapsamında özel başvuru yolu gündeme gelebilir.

Bu başvuru, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın kaldırılmasıyla aynı hukuki süreç değildir.

Alacaklı, üçüncü kişinin itirazının aksini kanunun öngördüğü delillerle ortaya koymak zorundadır.

Üçüncü kişinin sorumluluğu ve tazminata ilişkin sonuçlar, ilgili hükmün koşullarına göre belirlenir.

İİK 89/2 İkinci Haciz İhbarnamesi Ne Zaman Gönderilir?

Üçüncü kişi, birinci haciz ihbarnamesine yedi günlük süre içerisinde itiraz etmezse ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi gündeme gelir.

İkinci haciz ihbarnamesinde, birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edilmemesinin kanuni sonuçları bildirilir.

Üçüncü kişiye ikinci ihbarnameye karşı da kanunda belirtilen süre içerisinde itiraz etme imkânı tanınır.

Bu nedenle birinci haciz ihbarnamesine cevap verilmemesi, tek başına üçüncü kişinin malvarlığından derhâl tahsilat yapılabileceği anlamına gelmez.

İİK 89/2 Haciz İhbarnamesine İtiraz Süresi Kaç Gündür?

İkinci haciz ihbarnamesine karşı itiraz süresi de kural olarak tebliğden itibaren yedi gündür.

Üçüncü kişi, bu süre içerisinde kanunun izin verdiği itirazlarını icra dairesine bildirebilir.

Süresinde itiraz edilmemesi hâlinde üçüncü haciz ihbarnamesi aşamasına geçilmesi mümkün olabilir.

İİK 89/3 Üçüncü Haciz İhbarnamesi Nedir?

İİK m. 89/3 kapsamında düzenlenen üçüncü haciz ihbarnamesi, önceki haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmemesi üzerine gönderilen son aşama bildirimidir.

Bu aşamada üçüncü kişiye, kanunda belirtilen süre içerisinde ödeme yapması veya menfi tespit davası açması gerektiği bildirilir.

Üçüncü kişi, kanuni koşullara uygun biçimde menfi tespit davası açtığını belgelendirirse ilgili takip işlemleri bakımından kanunda öngörülen sonuçlar doğar.

Ancak menfi tespit davasının açılması ile davanın kabul edilmesi farklı hukuki aşamalardır.

Üçüncü Haciz İhbarnamesinden Sonra Menfi Tespit Davası Açılabilir Mi?

Üçüncü kişi, İcra ve İflas Kanunu’nun 89/3. maddesinde düzenlenen koşullar çerçevesinde menfi tespit davası açabilir.

Bu dava ile üçüncü kişi, icra borçlusuna karşı haciz ihbarnamesinde belirtilen borcunun bulunmadığının tespitini talep eder.

Kanunda öngörülen süre içerisinde dava açılması ve dava açıldığının icra dairesine bildirilmesi önemlidir.

Ancak menfi tespit davasının usulü, ispat yükü ve sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.

Üçüncü Kişi Haciz İhbarnamesine Hiç Cevap Vermezse Ne Olur?

Üçüncü kişinin birinci haciz ihbarnamesine cevap vermemesi hâlinde ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi gündeme gelir.

İkinci haciz ihbarnamesine de süresinde itiraz edilmemesi durumunda üçüncü haciz ihbarnamesi aşamasına geçilebilir.

Üçüncü haciz ihbarnamesi üzerine kanuni yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde üçüncü kişinin malvarlığına yönelik cebrî icra işlemleri gündeme gelebilir.

Ancak her aşamada tebligatların usulüne uygun yapılmış olması ve kanuni sürelerin doğru işletilmesi gerekir.

Üçüncü Kişi Borcu Kabul Ederse Ne Olur?

Üçüncü kişi, haciz ihbarnamesinde belirtilen alacağın mevcut olduğunu kabul edebilir.

Bu durumda haczedilen alacağın niteliği ve ödeme zamanı dikkate alınarak icra dosyasına ödeme yapılması gündeme gelir.

Üçüncü kişinin hacizden sonra borçluya ödeme yapması, haczin hukuki sonuçları bakımından sorun oluşturabilir.

Bu nedenle üçüncü kişi, haciz bildiriminden sonra ödeme yaparken icra dosyasının durumunu dikkate almalıdır.

Üçüncü Kişi Borçluya Ödeme Yaparsa Sorumlu Olur Mu?

Üçüncü kişiye usulüne uygun haciz bildirimi yapıldıktan sonra haczedilen alacağın doğrudan icra borçlusuna ödenmesi, üçüncü kişinin sorumluluğunu gündeme getirebilir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında üçüncü kişinin haciz bildiriminden sonra borçluya ödeme yapmasının hukuki sonuçları bulunmaktadır.

Ancak üçüncü kişinin sorumluluğu, haczin kapsamına, tebliğ tarihine ve ödemenin koşullarına göre değerlendirilmelidir.

Borçlunun Başka Bir Şirketten Olan Alacağına Haciz Konulabilir Mi?

Borçlunun başka bir şirketten olan alacağı, kanuni koşulların bulunması hâlinde haczedilebilir.

Özellikle mal satışı, hizmet sunumu, taşeronluk ilişkisi veya ticari sözleşmeden kaynaklanan alacaklar bakımından İİK m. 89 kapsamında haciz işlemi gündeme gelebilir.

Ancak üçüncü kişi şirketin borçluya gerçekten ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı önem taşımaktadır.

Borçlunun Müşterisinden Olan Alacağı Haczedilebilir Mi?

Borçlunun müşterisine mal satması veya hizmet sunması sonucunda doğan alacağı, haczedilebilir nitelikteyse icra takibine konu olabilir.

Alacaklı, müşterinin kimliğini ve borçluya olan ödeme yükümlülüğünü belirleyerek haciz talebinde bulunabilir.

Ancak müşteriyle geçmişte ticari ilişki bulunması, her durumda mevcut bir alacağın bulunduğunu göstermez.

Borçlunun Kira Alacağına Haciz Konulabilir Mi?

Borçlunun kiraya veren sıfatıyla elde ettiği kira alacakları, haczedilebilir nitelikte olabilir.

Bu durumda kiracıya haciz ihbarnamesi gönderilmesi gündeme gelebilir.

Özellikle mevcut kira sözleşmesinden kaynaklanan ve henüz ödenmemiş kira bedelleri bakımından haciz imkânı değerlendirilebilir.

Ancak gelecek dönem kira alacaklarının haczi, alacağın hukuki niteliği ve haczin kapsamı dikkate alınarak incelenmelidir.

Borçlunun Taşeronluk ve Hak Ediş Alacağı Haczedilebilir Mi?

Borçlunun devam eden inşaat, hizmet veya taşeronluk sözleşmelerinden kaynaklanan hak ediş alacakları, kanuni koşulların bulunması hâlinde haczedilebilir.

Özellikle hak edişin doğmuş olması, ödeme koşullarının gerçekleşmesi ve üçüncü kişinin ödeme yükümlülüğünün belirlenebilir olması önem taşımaktadır.

Ancak henüz yapılmamış işlerden doğması muhtemel alacaklar ile mevcut hak ediş alacakları birbirinden ayrılmalıdır.

Borçlunun Bankadaki Parasına İİK 89 Kapsamında Haciz Konulabilir Mi?

Borçlunun banka nezdindeki mevduat alacağı, İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında hacze konu olabilir.

Alacaklı, borçlunun bankadaki haczedilebilir alacaklarına yönelik işlem yapılmasını talep edebilir.

Ancak hesabın niteliği, haciz tarihinde mevcut bakiye ve kanuni haciz yasakları önem taşımaktadır.

Özellikle maaş veya haczi kanunen sınırlandırılmış ödemelerin bulunduğu hesaplar bakımından özel hükümler dikkate alınmalıdır.

Borçlunun Üçüncü Kişideki Alacağı Henüz Doğmamışsa Haczedilebilir Mi?

Henüz doğmamış alacakların haczi, mevcut hukuki ilişki ve alacağın belirlenebilirliği bakımından değerlendirilmelidir.

Özellikle mevcut sözleşmeden kaynaklanan müstakbel alacaklar ile ileride kurulabilecek belirsiz ticari ilişkilerden doğması muhtemel kazançlar birbirinden ayrılmalıdır.

Bu nedenle gelecekte doğacak her alacağın tek bir haciz işlemiyle sınırsız biçimde haczedilebileceği söylenemez.

Üçüncü Kişideki Alacağın Haczi İçin Fatura veya Sözleşme Gerekir Mi?

Alacaklının üçüncü kişideki alacağı belirleyebilmesi bakımından fatura, sözleşme, ticari kayıt veya ödeme belgeleri önemli olabilir.

Ancak haciz talebinin her durumda mutlaka faturaya dayanması gerektiği söylenemez.

Önemli olan, hacze konu alacağın ve üçüncü kişinin yeterince belirlenebilmesidir.

Üçüncü kişinin borcu inkâr etmesi hâlinde ise alacağın varlığını ortaya koyan deliller daha büyük önem kazanabilir.

Üçüncü Kişinin Ticari Defterleri İncelenebilir Mi?

Üçüncü kişinin borçluya karşı ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusu olduğunda ticari defter ve kayıtlar önem taşıyabilir.

Özellikle fatura kayıtları, cari hesap hareketleri, banka ödemeleri ve sözleşmeler değerlendirilebilir.

Ancak ticari defterlerin incelenmesi, ilgili yargılama usulü ve delil kuralları çerçevesinde gerçekleştirilmelidir.

Üçüncü Kişi Gerçeğe Aykırı İtiraz Ederse Ne Olur?

Üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine gerçeğe aykırı itiraz ettiği ileri sürülüyorsa İİK m. 89/4 kapsamında hukuki başvuru yapılması gündeme gelebilir.

Bu durumda üçüncü kişinin borçluya gerçekten borçlu olduğu ve itirazının gerçeğe aykırı bulunduğu kanunun öngördüğü usulle ortaya konulmalıdır.

Ancak üçüncü kişinin itirazının alacaklı tarafından kabul edilmemesi, tek başına gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunu göstermez.

Üçüncü Kişiye Karşı Tazminat Talep Edilebilir Mi?

İcra ve İflas Kanunu’nun 89/4. maddesi kapsamında, üçüncü kişinin gerçeğe aykırı itirazı nedeniyle kanunda öngörülen koşulların bulunması hâlinde tazminat talep edilmesi mümkün olabilir.

Ancak tazminat talebinin dayanağı, üçüncü kişinin beyanının niteliği ve ilgili usul hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

Her itiraz, kendiliğinden tazminat sorumluluğu doğurmaz.

İİK 89/4 Başvurusu Hangi Mahkemeye Yapılır?

İİK m. 89/4 kapsamında üçüncü kişinin itirazının gerçeğe aykırı olduğu iddiasıyla yapılan başvurularda icra mahkemesi görevli olabilir.

Ancak başvurunun niteliği ve ileri sürülen talepler önem taşımaktadır.

Bu nedenle üçüncü kişinin itirazına karşı başvurulacak hukuki yolun doğru belirlenmesi gerekir.

Üçüncü Kişiye Gönderilen Haciz İhbarnamesi Hatalıysa Ne Yapılabilir?

Haciz ihbarnamesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülüyorsa somut olayın özelliklerine göre icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulması gündeme gelebilir.

Ancak üçüncü kişinin borcu bulunmadığı yönündeki itirazı ile icra müdürlüğünün hukuka aykırı işlemine karşı şikâyet birbirinden farklıdır.

Bu nedenle haciz ihbarnamesinin içeriği, tebliğ tarihi ve hukuka aykırılık iddiasının niteliği değerlendirilmelidir.

Borçlunun Üçüncü Kişideki Alacağının Haczi Alacaklı İçin Avantajlı Mıdır?

Borçlunun kendi adına kayıtlı haczedilebilir malvarlığının bulunmaması hâlinde üçüncü kişilerdeki alacaklarının araştırılması, alacaklı bakımından önemli bir tahsil seçeneği olabilir.

Özellikle düzenli ticari ilişkileri bulunan, müşterilerinden ödeme bekleyen veya kira geliri elde eden borçlular bakımından bu yöntem etkili olabilir.

Ancak üçüncü kişinin borcu inkâr etmesi, alacağın mevcut olmaması veya haciz ihbarnamesine ilişkin uyuşmazlıkların ortaya çıkması tahsil sürecini uzatabilir.

Bu nedenle üçüncü kişilerdeki alacakların haczi, alacaklı bakımından önemli bir hukuki imkân olmakla birlikte her durumda hızlı tahsilat sağlayacağı söylenemez.

Sonuç

İcra takibinde borçlunun üçüncü kişilerden olan haczedilebilir alacakları, İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında haczedilerek tahsil edilebilir.

Bu kapsamda alacaklı, borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczini talep edebilir ve kanuni koşulların bulunması hâlinde üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilebilir.

Üçüncü kişi, birinci haciz ihbarnamesine kural olarak yedi gün içerisinde itiraz edebilir.

Süresinde itiraz edilmemesi hâlinde ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi aşamaları gündeme gelebilir.

Üçüncü kişinin borcu kabul etmesi hâlinde haczedilen alacağın icra dosyasına ödenmesi mümkün olabilir.

Ancak üçüncü kişinin borcu inkâr etmesi veya haciz ihbarnamesine itiraz etmesi hâlinde ilgili kanuni başvuru yollarının değerlendirilmesi gerekir.

Sonuç olarak borçlunun üçüncü kişideki alacağının tahsilinde en önemli husus, alacağın doğru belirlenmesi, haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmesi ve kanuni sürelerin dikkatle takip edilmesidir.

Esenyurt, Beylikdüzü ve Bahçeşehir İcra Avukatı – Hukuki Destek

İcra takiplerinde borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarının haczi, İİK 89/1 haciz ihbarnamesi, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri, haciz ihbarnamesine itiraz, menfi tespit davası, üçüncü kişinin gerçeğe aykırı itirazı, kira alacaklarının haczi, ticari alacakların haczi ve alacağın tahsili konularında somut olayın hukuki koşullarının incelenmesi önem taşımaktadır.

Esenyurt icra avukatı, Beylikdüzü icra avukatı, Bahçeşehir icra avukatı ve Büyükçekmece icra avukatı arayışında olan kişiler bakımından, borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarının araştırılması ve haciz işlemlerinin hukuka uygun biçimde yürütülmesi önemlidir.

Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde icra takibi, üçüncü kişilerdeki alacakların haczi, İİK 89 haciz ihbarnamesine itiraz, menfi tespit davası, ticari alacakların tahsili, icra hukuk mahkemesi başvuruları ve icra hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

Hukuki süreciniz hakkında bilgi almak için hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilir, Esenyurt avukat ve Beylikdüzü avukat sayfalarımızdan bize ulaşabilirsiniz.

About the Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may also like these