İcra takiplerinde alacaklıların karşılaştığı en önemli sorunlardan biri, borçlunun adına kayıtlı malvarlığı bulunmasına rağmen alacağın tahsil edilememesidir. Özellikle borçlunun taşınmaz sahibi olması ve bu taşınmazdan düzenli kira geliri elde etmesi, alacaklı bakımından önemli bir tahsil imkânı oluşturabilir.
Borçlunun sahip olduğu ev, iş yeri, dükkân, depo veya diğer taşınmazların kiraya verilmiş olması hâlinde, kiracı tarafından ödenen kira bedellerinin haczedilmesi gündeme gelebilir.
Bu durumda alacaklı, borçlunun taşınmazını doğrudan sattırmak yerine kiracıdan olan kira alacağına haciz koydurarak icra dosyasına ödeme yapılmasını sağlayabilir.
Ancak borçlunun kiracısından kira bedeli talep edilmesi, alacaklının kendiliğinden kiraya veren sıfatını kazanması anlamına gelmemektedir. Alacaklının bu hakkı kullanabilmesi için icra hukuku kapsamında gerekli haciz işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerekir.
İcra takibinde borçlunun kiracısından olan kira alacağı haczedilebilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında kiracıya haciz ihbarnamesi gönderilerek kanuni koşullar çerçevesinde kira bedellerinin icra dosyasına ödenmesi sağlanabilir.
Bununla birlikte kiracının ödeme yükümlülüğü, haciz ihbarnamesinin kapsamı, geçmiş kira borçları, gelecek dönem kira bedelleri ve kiracının itiraz hakları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
İcra Takibinde Borçlunun Kiracısından Kira Bedeli Talep Edilebilir Mi?
İcra takibinde borçlunun kiracısından olan kira alacağına haciz konulması mümkündür.
Borçlunun bir taşınmazı kiraya vermesi sonucunda doğan kira alacağı, ekonomik değer taşıyan bir malvarlığı hakkıdır.
Bu nedenle kanunen haczedilemeyen bir alacak niteliğinde bulunmadığı sürece kira bedelleri icra takibine konu olabilir.
Alacaklı, borçlunun kiracısından olan alacağının haczini talep ederek kiracıya haciz ihbarnamesi gönderilmesini sağlayabilir.
Ancak kiracının icra dosyasına ödeme yapma yükümlülüğü, usulüne uygun haciz işlemi ve kira borcunun varlığı çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Borçlunun Kira Gelirine Haciz Konulabilir Mi?
Borçlunun kira gelirine haciz konulabilir.
Özellikle borçlunun düzenli kira geliri elde ettiği bir taşınmazının bulunması, alacaklı bakımından alacağın tahsiline yönelik önemli bir imkân oluşturabilir.
Örneğin borçlunun aylık 30.000 TL kira getirisi bulunan bir iş yerinin sahibi olması hâlinde, kiracının borçluya olan kira ödeme yükümlülüğü haciz işlemine konu olabilir.
Ancak kira gelirinin haczi ile taşınmazın kendisinin haczi birbirinden farklıdır.
Kira alacağına haciz konulması, taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçtiği veya kiracının tahliye edilmesi gerektiği anlamına gelmez.
Kiracıya İİK 89/1 Haciz İhbarnamesi Gönderilebilir Mi?
Borçlunun kiracısından olan kira alacağının haczi amacıyla İcra ve İflas Kanunu’nun 89/1. maddesi kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilebilir.
Bu ihbarname ile kiracıya, borçluya olan haczedilmiş kira borcunu artık doğrudan borçluya ödememesi gerektiği bildirilir.
Kiracı, haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra kira borcunun bulunup bulunmadığını ve ihbarnamenin kapsamını değerlendirmelidir.
Özellikle kira sözleşmesinin sona ermiş olması, kira bedelinin önceden ödenmiş bulunması veya alacağın başka bir kişiye devredilmiş olması gibi durumlar önem taşımaktadır.
Kiracı Haciz İhbarnamesinden Sonra Kirayı Kime Ödemelidir?
Kiracıya usulüne uygun haciz ihbarnamesi tebliğ edilmişse haciz kapsamındaki kira alacağı bakımından artık kiraya verene doğrudan ödeme yapılmaması gerekir.
Bu durumda kiracı, haczedilen kira bedelini icra dosyasına ödeyebilir.
Ancak ödemenin hangi dönemleri kapsadığı ve haczin hangi tutar üzerinde bulunduğu önem taşımaktadır.
Özellikle kiracının haciz ihbarnamesinin kapsamını aşan bir ödeme yapması veya daha önce ödenmiş kira bedelini yeniden ödemesi gerektiği varsayılmamalıdır.
Kiracı Haciz İhbarnamesine Rağmen Ev Sahibine Kira Öderse Ne Olur?
Kiracıya haciz ihbarnamesi tebliğ edildikten sonra haczedilen kira bedelinin doğrudan icra borçlusuna ödenmesi, kiracı açısından hukuki sorumluluk doğurabilir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca üçüncü kişiye haciz bildirimi yapılmasının amacı, borçluya yapılacak ödemenin icra dosyasına yönlendirilmesidir.
Bu nedenle kiracının haciz bildiriminden sonra doğrudan ev sahibine ödeme yapması, ilgili haciz bakımından geçerli bir ödeme olarak kabul edilmeyebilir.
Ancak sorumluluk değerlendirilirken haczin kapsamı, tebliğ tarihi ve ödeme koşulları dikkate alınmalıdır.
Kiracı Kira Bedelini İcra Dosyasına Öderse Ev Sahibine Karşı Borcu Sona Erer Mi?
Kiracının haciz kapsamındaki kira bedelini usulüne uygun biçimde icra dosyasına ödemesi, aynı kira borcu bakımından kiraya verene karşı ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesini sağlayabilir.
Ancak ödemenin doğru icra dosyasına yapılması ve ilgili kira dönemine ilişkin olduğunun belirlenmesi önemlidir.
Kiracının ödeme açıklamalarını ve dekontlarını muhafaza etmesi, sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda yararlı olabilir.
Kiracı Haciz İhbarnamesine İtiraz Edebilir Mi?
Kiracı, kendisine gönderilen birinci haciz ihbarnamesine kanuni koşulların bulunması hâlinde itiraz edebilir.
Özellikle kira sözleşmesinin bulunmaması, kira borcunun önceden ödenmiş olması veya haciz ihbarnamesinde belirtilen tutarda borç bulunmaması hâlinde itiraz gündeme gelebilir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca birinci haciz ihbarnamesine karşı itiraz süresi kural olarak tebliğden itibaren yedi gündür.
Bu nedenle kiracının tebligatı aldığı tarihi dikkate alarak süresi içerisinde işlem yapması önem taşımaktadır.
Kiracı Kira Borcu Olmadığını Söylerse Ne Olur?
Kiracı, haciz ihbarnamesine karşı kira borcunun bulunmadığını ileri sürebilir.
Örneğin kira bedelinin haciz ihbarnamesinden önce ödendiği veya kira sözleşmesinin sona erdiği iddia edilebilir.
Ancak kiracının itirazı, alacaklının iddiayı hukuken araştırmasına engel değildir.
Alacaklı, itirazın gerçeğe aykırı olduğunu düşünüyorsa İcra ve İflas Kanunu’nun 89/4. maddesi kapsamında gerekli koşulların bulunması hâlinde başvuruda bulunabilir.
Kiracı Haciz İhbarnamesine İtiraz Etmezse Ne Olur?
Kiracı, birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmezse İİK m. 89 kapsamında ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi gündeme gelir.
İkinci haciz ihbarnamesine de kanuni sürede itiraz edilmemesi hâlinde üçüncü haciz ihbarnamesi aşamasına geçilebilir.
Bu süreçte kanunun öngördüğü şartlar gerçekleşirse kiracının malvarlığına yönelik cebrî icra işlemleri gündeme gelebilir.
Ancak yalnızca birinci haciz ihbarnamesine itiraz edilmemiş olması, kiracının doğrudan asıl takip borçlusu hâline geldiği anlamına gelmez.
Kiracıya İkinci ve Üçüncü Haciz İhbarnamesi Gönderilebilir Mi?
Birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edilmemesi hâlinde ikinci haciz ihbarnamesi gönderilebilir.
İkinci haciz ihbarnamesine karşı da kural olarak yedi günlük itiraz süresi bulunmaktadır.
Üçüncü haciz ihbarnamesinde ise kiracıya, kanunda belirtilen koşullarla on beş gün içerisinde ödeme yapması veya menfi tespit davası açması gerektiği bildirilir.
Menfi tespit davasının açıldığına ilişkin belgenin kanuni süre içerisinde icra dairesine sunulması da önem taşımaktadır.
Kiracı Üçüncü Haciz İhbarnamesine Karşı Menfi Tespit Davası Açabilir Mi?
Kiracı, İcra ve İflas Kanunu’nun 89/3. maddesi kapsamında menfi tespit davası açabilir.
Bu dava ile kiracı, icra borçlusuna karşı haciz ihbarnamesinde belirtilen kira borcunun bulunmadığının tespitini talep edebilir.
Ancak davanın kanuni sürede açılması ve dava açıldığına ilişkin belgenin icra dairesine süresinde sunulması gerekir.
Menfi tespit davasının açılması, davanın mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez.
Gelecek Aylara Ait Kira Bedellerine Haciz Konulabilir Mi?
Borçlunun mevcut kira sözleşmesinden kaynaklanan gelecek dönem kira alacaklarının haczi, hukuki koşulların bulunması hâlinde mümkün olabilir.
Kira sözleşmesinin devam ediyor olması, gelecekte doğacak kira alacaklarının hukuki temelini oluşturur.
Ancak haczin hangi dönemleri kapsadığı, kira sözleşmesinin devam edip etmediği ve kira bedellerinin doğum koşulları önem taşımaktadır.
Özellikle henüz kurulmamış bir kira ilişkisinden doğması muhtemel alacaklar ile mevcut kira sözleşmesinden kaynaklanan gelecek dönem kira bedelleri birbirinden ayrılmalıdır.
Tek Haciz İhbarnamesiyle Her Ay Kira Bedeli Tahsil Edilebilir Mi?
Mevcut kira sözleşmesinden kaynaklanan gelecek dönem kira alacaklarının haczi bakımından haciz işleminin kapsamı önem taşımaktadır.
Alacaklı, mevcut kira ilişkisinden kaynaklanan kira alacaklarının haczini talep edebilir.
Ancak her haciz ihbarnamesinin gelecekteki bütün kira bedellerini sınırsız ve süresiz biçimde kapsadığı söylenemez.
Özellikle haciz talebinin içeriği, ihbarnamenin kapsamı ve kira ilişkisinin devamı değerlendirilmelidir.
Geçmiş Dönem Kira Borçlarına Haciz Konulabilir Mi?
Borçlunun kiracısından geçmiş dönemlere ilişkin ödenmemiş kira alacağı bulunuyorsa bu alacak haczedilebilir.
Örneğin kiracının üç aylık kira bedelini ödememiş olması hâlinde, kiraya verenin bu dönemlere ilişkin alacağı haciz işlemine konu olabilir.
Ancak kiracının kira borcunu hacizden önce geçerli biçimde ödemiş olması veya alacağın başka bir nedenle sona ermiş bulunması durumunda aynı tutarın yeniden talep edilmesi mümkün olmayabilir.
Kiracı Kira Bedelini Peşin Ödediğini Söylerse Ne Olur?
Kiracı, kira bedellerini haciz ihbarnamesinden önce peşin ödediğini ileri sürebilir.
Bu durumda ödemenin gerçekten yapılıp yapılmadığı, hangi kira dönemlerini kapsadığı ve ödeme belgelerinin bulunup bulunmadığı önem taşımaktadır.
Özellikle banka dekontları, yazılı kira sözleşmesi ve ödeme makbuzları değerlendirilebilir.
Ancak hacizden sonra gerçekleştirilen işlemlerle alacaklının haklarının etkisiz hâle getirilip getirilmediği ayrıca incelenmelidir.
Yazılı Kira Sözleşmesi Olmadan Kira Alacağına Haciz Konulabilir Mi?
Kira sözleşmesinin yazılı olarak düzenlenmemiş olması, kira ilişkisinin bulunmadığı anlamına gelmez.
Türk Borçlar Kanunu bakımından kira sözleşmesinin geçerliliği kural olarak yazılı şekle bağlı değildir.
Bu nedenle sözlü kira ilişkisi kapsamında doğan kira alacaklarının da haczi mümkün olabilir.
Ancak kira ilişkisinin varlığı, kira bedelinin miktarı ve ödeme dönemleri bakımından ispat sorunları ortaya çıkabilir.
Kiracı Kira Bedelinin Daha Düşük Olduğunu İleri Sürebilir Mi?
Kiracı, haciz ihbarnamesinde belirtilen kira bedelinin gerçekte kararlaştırılan tutardan yüksek olduğunu ileri sürebilir.
Bu durumda kira sözleşmesi, banka ödeme kayıtları ve diğer hukuka uygun deliller önem taşımaktadır.
Ancak kira bedelinin taraflarca gerçeğe aykırı gösterilmesi veya alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla sonradan değiştirilmesi gibi iddialar, somut deliller çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Alacaklı Kira Bedelinin Gerçek Miktarının Tespitini İsteyebilir Mi?
Haczedilen kira alacağının gerçek miktarı konusunda uyuşmazlık bulunması hâlinde alacaklının başvurabileceği hukuki yollar gündeme gelebilir.
Özellikle kira bedelinin belirlenmesi veya yeni kira dönemindeki kira bedelinin tespiti bakımından hukuki yarar ve usul koşulları önem taşımaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/6399 E., 2022/8147 K. sayılı kararında, kira alacağı haczedilen alacaklının, koşulları bulunduğunda kira bedelinin tespiti davası açmakta hukuki yararının bulunabileceği değerlendirilmiştir.
Ancak alacaklının her durumda doğrudan kira tespit davası açabileceği söylenemez.
Borçlunun Birden Fazla Kiracısı Varsa Hepsinin Kira Gelirine Haciz Konulabilir Mi?
Borçlunun birden fazla taşınmazı kiraya vermiş olması hâlinde, farklı kiracılardan olan kira alacakları haciz işlemine konu olabilir.
Örneğin borçlunun üç ayrı iş yerinden kira geliri elde etmesi hâlinde, her kiracı bakımından gerekli haciz işlemleri değerlendirilebilir.
Ancak her kiracının ödeme yükümlülüğü kendi kira ilişkisine göre belirlenir.
Bir kiracının başka bir kiracının kira borcundan sorumlu tutulması mümkün değildir.
Borçlunun İşyeri Kirasına Haciz Konulabilir Mi?
Borçlunun iş yeri, dükkân, depo, ofis veya ticari taşınmazından elde ettiği kira gelirleri haczedilebilir.
İş yeri kiracısının şirket olması, kira alacağının haczedilmesine tek başına engel değildir.
Ancak kira ilişkisinin niteliği, sözleşmedeki ödeme hükümleri ve ilgili vergisel yükümlülükler önem taşımaktadır.
Özellikle iş yeri kira bedelinin net veya brüt olarak belirlenmesi, icra dosyasına yatırılacak tutarın değerlendirilmesinde dikkate alınmalıdır.
Kira Bedelinden Stopaj Kesiliyorsa İcra Dosyasına Ne Kadar Ödenir?
İş yeri kiralarında vergi mevzuatı uyarınca stopaj yükümlülüğü bulunabilir.
Bu durumda kira bedelinin sözleşmede net veya brüt olarak kararlaştırılması önem taşımaktadır.
Haczedilen alacağın kapsamı belirlenirken kiracının vergi kesintisi yükümlülüğü ve kiraya verene karşı gerçek ödeme borcu birlikte değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla her iş yeri kirasında sözleşmede yazılı tutarın tamamının doğrudan icra dosyasına yatırılması gerektiği söylenemez.
Kiracı Kira Bedelini İcra Dosyasına Ödemezse Tahliye Edilebilir Mi?
Kiracının kira bedelini icra dosyasına ödememesi ile kiracının kiraya verene karşı kira ödeme borcunu ihlal etmesi farklı hukuki sorunlar doğurabilir.
Kira alacağına haciz konulması, alacaklıya kendiliğinden kiraya veren sıfatı veya doğrudan tahliye yetkisi kazandırmaz.
Kiracının tahliyesi bakımından Türk Borçlar Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili hükümleri ile gerekli dava veya takip koşulları değerlendirilmelidir.
Bu nedenle haciz ihbarnamesine aykırılık, tek başına kiracının doğrudan tahliye edilebileceği anlamına gelmez.
Alacaklı Kiracıya Doğrudan İcra Takibi Başlatabilir Mi?
Alacaklının borçlunun kiracısına karşı doğrudan icra takibi başlatabilmesi, kira alacağı üzerinde sahip olduğu hukuki yetkiye bağlıdır.
Yalnızca borçlunun alacaklısı olmak, alacaklıya kendiliğinden kira sözleşmesinden doğan bütün hakları kullanma yetkisi vermez.
Ancak haczedilen alacağın tahsili için İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili hükümleri kapsamında gerekli yetkilerin alınması veya uygun hukuki yolların kullanılması gündeme gelebilir.
Bu nedenle üçüncü kişi kiracıya doğrudan takip yapılması ile İİK m. 89 kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilmesi birbirinden ayrılmalıdır.
Kira Alacağı Başka Bir Kişiye Devredilmişse Haciz Konulabilir Mi?
Kiraya verenin kira alacağını üçüncü bir kişiye devretmiş olması hâlinde, alacağın devrinin zamanı ve geçerliliği önem taşımaktadır.
Özellikle hacizden önce geçerli biçimde devredilmiş bir alacağın artık icra borçlusunun malvarlığında bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Ancak alacak devrinin gerçeğe aykırı olması veya alacaklıdan mal kaçırma amacıyla gerçekleştirilmesi iddiaları ayrıca hukuki inceleme gerektirir.
Bu nedenle kira alacağının devredildiği her durumda haczin geçerli veya geçersiz olduğu yönünde kesin bir sonuca ulaşılamaz.
Borçlu Kira Gelirini Başkasının Hesabına Yönlendirirse Ne Olur?
Borçlunun kira bedellerinin başka bir kişinin banka hesabına yatırılmasını istemesi, kira alacağının gerçek hak sahibinin değiştiği anlamına gelmeyebilir.
Bu durumda kira sözleşmesinin tarafları, ödeme talimatları ve varsa alacak devri işlemleri önem taşımaktadır.
Özellikle hacizden sonra kira bedellerinin başka bir kişiye yönlendirilmesi, haczin hukuki sonuçları bakımından değerlendirilmelidir.
Borçlunun Kira Gelirine Birden Fazla Haciz Konulabilir Mi?
Borçlunun aynı kira alacağı üzerine birden fazla alacaklı tarafından haciz konulması mümkündür.
Ancak birden fazla haciz bulunması hâlinde alacaklıların sırası, haciz tarihleri ve ilgili icra hukuku hükümleri önem taşımaktadır.
Kiracının hangi icra dosyasına ödeme yapacağı ve ödemelerin nasıl dağıtılacağı, somut haciz kayıtları çerçevesinde belirlenmelidir.
Kiracının Haciz İhbarnamesine Gerçeğe Aykırı İtiraz Etmesi Ne Sonuç Doğurur?
Kiracı, haciz ihbarnamesine karşı gerçeğe aykırı biçimde kira borcu bulunmadığını ileri sürmüşse İcra ve İflas Kanunu’nun 89/4. maddesi kapsamında başvuru yapılması gündeme gelebilir.
Ancak itirazın gerçeğe aykırı olduğunun ilgili usul hükümlerine göre ortaya konulması gerekir.
Bu kapsamda kira sözleşmesi, banka kayıtları, ödeme belgeleri ve diğer deliller önem taşıyabilir.
Her itiraz, kendiliğinden kötü niyetli veya gerçeğe aykırı kabul edilmez.
Borçlunun Kiracısından Kira Bedeli Talep Edilmesi Alacaklı İçin Avantajlı Mıdır?
Borçlunun düzenli kira geliri bulunması, icra takibinde alacağın tahsili bakımından önemli bir imkân oluşturabilir.
Özellikle borçlunun taşınmazının satışına gerek kalmadan kira gelirinin haczedilmesi, bazı durumlarda daha az masraflı ve düzenli tahsilat sağlayabilir.
Ancak kiracının kira borcunu inkâr etmesi, kira sözleşmesinin sona ermesi, kira bedelinin önceden ödenmiş olması veya başka hacizlerin bulunması, tahsil sürecini etkileyebilir.
Bu nedenle kira alacağı haczi her durumda hızlı veya kesin tahsilat sağlayan bir yöntem değildir.
Yargıtay Kararlarında Kiracının Kira Borcuna Haciz Konulması Nasıl Değerlendirilir?
Yargıtay kararlarında, borçlunun kiracısından olan kira alacağının haczi bakımından alacağın gerçek hak sahibi, haciz ihbarnamesinin kapsamı ve üçüncü kişinin sorumluluğu önem taşımaktadır.
Örneğin Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 04.02.2019 tarihli, 2018/10611 E., 2019/1269 K. sayılı kararında, kira alacağının temliki ve üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamesinin hukuki kapsamı değerlendirilmiştir.
Bu kararda, İİK m. 89 kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilebilecek alacağın niteliğinin doğru belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Dolayısıyla kiracının kira ödeme yükümlülüğü ile başka bir kişiye devredilmiş alacaklar arasındaki ayrım önem taşımaktadır.
Sonuç
İcra takibinde borçlunun kiracısından olan kira alacağına haciz konulması ve kanuni koşullar çerçevesinde kira bedellerinin icra dosyasına ödenmesinin sağlanması mümkündür.
İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında kiracıya haciz ihbarnamesi gönderilebilir.
Kiracı, haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra haciz kapsamındaki kira bedelini doğrudan kiraya verene ödememeli; kira borcunun varlığını, tutarını ve haczin kapsamını değerlendirmelidir.
Kira borcu bulunmayan veya haciz ihbarnamesine karşı kanuni itiraz sebebi olan kiracı ise süresi içerisinde itiraz hakkını kullanabilir.
Bunun yanında mevcut kira sözleşmesinden kaynaklanan gelecek dönem kira alacaklarının haczi de somut olayın koşullarına göre mümkün olabilir.
Ancak kira alacağının haczedilmesi, alacaklının kendiliğinden kiraya veren sıfatını kazandığı veya kiracıyı doğrudan tahliye edebileceği anlamına gelmez.
Sonuç olarak kira bedellerinin haczinde en önemli husus, kiracının ödeme yükümlülüğünün doğru belirlenmesi, haciz ihbarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmesi ve kira bedellerinin haciz kapsamına uygun biçimde icra dosyasına yönlendirilmesidir.
Esenyurt, Beylikdüzü ve Bahçeşehir İcra Avukatı – Hukuki Destek
İcra takiplerinde borçlunun kira gelirine haciz konulması, kiracıya haciz ihbarnamesi gönderilmesi, İİK 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz, geçmiş ve gelecek dönem kira alacaklarının haczi, iş yeri kira gelirinin haczi, kiracının icra dosyasına ödeme yapması ve alacak tahsili konularında somut olayın hukuki koşullarının incelenmesi önem taşımaktadır.
Esenyurt icra avukatı, Beylikdüzü icra avukatı, Bahçeşehir icra avukatı ve Büyükçekmece icra avukatı arayışında olan kişiler bakımından, borçlunun kira gelirlerinin araştırılması ve kira alacağına ilişkin haciz işlemlerinin hukuka uygun biçimde yürütülmesi önem taşımaktadır.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Web: avukatumutsarikaya.com
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde icra takibi, kira alacağına haciz, kiracıya haciz ihbarnamesi, İİK 89 haciz işlemleri, kira alacağının tahsili, icra hukuk mahkemesi başvuruları ve icra hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.
İlgili Yazılar
- Emekli İkramiyesi ile Emekli Maaşı Arasındaki Fark Nedir?
- İcra Takibinde Borçlunun Kıdem ve İhbar Tazminatına Haciz Konulabilir Mi?
- İcra Takibinde Borçlunun Üçüncü Kişideki Alacağı Nasıl Tahsil Edilir?
- İcra Takibinde Borçlunun Şirket Ortaklık Payına Nasıl Haciz Konulur?
Hukuki süreciniz hakkında bilgi almak için hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilir, Esenyurt avukat ve Beylikdüzü avukat sayfalarımızdan bize ulaşabilirsiniz.
