İcra takiplerinde alacaklının temel amacı, borçlunun haczedilebilir malvarlığına başvurarak alacağını tahsil etmektir. Ancak borçlunun malvarlığı yalnızca mevcut banka hesapları, taşınmazları, araçları veya hâlihazırda tahsil edilebilir alacaklarından oluşmamaktadır. Borçlunun devam eden sözleşmelerden, ticari ilişkilerden veya hukuki işlemlerden kaynaklanan ve ileride doğabilecek alacakları da icra hukuku bakımından önem taşımaktadır.
Özellikle borçlunun üçüncü kişilerle devam eden ticari ilişkilerinin bulunması, henüz düzenlenmemiş faturalar karşılığında ödeme beklemesi, kira sözleşmesinden kaynaklanan gelecek dönem alacaklarının bulunması veya devam eden bir sözleşme kapsamında ileride hak ediş elde edecek olması, alacaklı bakımından haciz imkânının değerlendirilmesini gerektirebilir.
Ancak henüz doğmamış alacakların haczi, mevcut ve muaccel alacakların haczinden farklı hukuki sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Özellikle alacağın belirli bir hukuki ilişkiye dayanıp dayanmadığı, gelecekte doğmasının beklenip beklenmediği ve üçüncü kişinin borçluya karşı yükümlülüğünün yeterince belirlenebilir olup olmadığı önem taşımaktadır.
Borçlunun gelecekte doğacak alacaklarının haczi, belirli koşullar altında mümkün olabilir. Ancak henüz hiçbir hukuki temeli bulunmayan, yalnızca ileride ortaya çıkması ihtimal dahilinde olan belirsiz kazançların sınırsız biçimde haczedilmesi mümkün değildir.
Bu nedenle icra takibinde gelecekte doğacak alacakların haczi değerlendirilirken mevcut hukuki ilişkiye dayanan müstakbel alacaklar ile yalnızca muhtemel ekonomik kazançlar birbirinden ayrılmalıdır.
Henüz Doğmamış Alacak Nedir?
Henüz doğmamış alacak, haciz işleminin gerçekleştirildiği tarihte borçlunun malvarlığında tamamlanmış bir alacak hakkı olarak mevcut olmayan, ancak belirli bir hukuki ilişki nedeniyle ileride doğması beklenen alacaktır.
Örneğin devam eden kira sözleşmesinden kaynaklanacak gelecek dönem kira bedelleri veya mevcut bir sözleşme kapsamında ileride gerçekleşecek edimlere bağlı hak edişler, koşullarına göre müstakbel alacak niteliğinde değerlendirilebilir.
Ancak ileride herhangi bir sözleşme yapılabileceği veya borçlunun yeni bir müşteriden gelir elde edebileceği yönündeki soyut beklentiler aynı nitelikte değildir.
Bu ayrım, haczin geçerliliği bakımından önem taşımaktadır.
İcra Takibinde Borçlunun Henüz Doğmamış Alacakları Haczedilebilir Mi?
Borçlunun henüz doğmamış alacaklarının haczi, belirli hukuki koşullar altında mümkündür.
İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi, borçlunun üçüncü kişilerde bulunan alacaklarının haczine ilişkin düzenlemeler içermektedir.
Bununla birlikte gelecekte doğacak alacakların haczedilebilirliği değerlendirilirken alacağın dayandığı hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığı ve alacağın yeterince belirlenebilir nitelik taşıyıp taşımadığı önemlidir.
Özellikle devam eden bir sözleşmeden kaynaklanan müstakbel alacaklar ile henüz kurulmamış bir hukuki ilişkiden doğması beklenen kazançlar birbirinden ayrılmalıdır.
Her gelecekteki gelir ihtimali, kendiliğinden haczedilebilir bir alacak oluşturmaz.
Müstakbel Alacakların Haczi Hangi Şartlarda Mümkündür?
Müstakbel alacakların haczinde öncelikle alacağın belirli bir hukuki ilişkiye dayanması önem taşımaktadır.
Örneğin borçlunun üçüncü kişiyle devam eden bir sözleşmesinin bulunması ve bu sözleşme kapsamında ileride ödeme yapılmasının öngörülmesi, haciz bakımından değerlendirilebilir.
Ancak alacağın doğumu tamamen belirsiz gelecekteki işlemlere bağlıysa haciz talebinin hukuki dayanağı tartışmalı hâle gelebilir.
Bu nedenle alacağın kaynağı, üçüncü kişinin kimliği, ödeme yükümlülüğünün niteliği ve gelecekte doğacak alacağın belirlenebilirliği birlikte incelenmelidir.
Henüz Doğmamış Alacak ile Vadesi Gelmemiş Alacak Arasındaki Fark Nedir?
Henüz doğmamış alacak ile vadesi gelmemiş alacak birbirinden farklıdır.
Vadesi gelmemiş alacakta alacak hakkı doğmuş olmakla birlikte ödeme zamanı henüz gelmemiştir.
Henüz doğmamış alacakta ise alacak hakkının ortaya çıkması için gelecekte belirli olayların veya hukuki koşulların gerçekleşmesi gerekebilir.
Örneğin borçlunun teslim ettiği mal karşılığında üç ay sonra tahsil edeceği bedel, koşullarına göre mevcut fakat vadesi gelmemiş bir alacak olabilir.
Buna karşılık henüz gerçekleştirilmemiş hizmetler karşılığında doğacak ödeme hakkı, sözleşmenin niteliğine göre müstakbel alacak olarak değerlendirilebilir.
Bu ayrım, haczin kapsamı ve üçüncü kişinin sorumluluğu bakımından önemlidir.
Borçlunun Gelecekteki Kira Alacakları Haczedilebilir Mi?
Borçlunun mevcut bir kira sözleşmesinden kaynaklanan gelecek dönem kira alacaklarının haczi, hukuki koşulların bulunması hâlinde mümkün olabilir.
Özellikle borçlunun kiraya veren sıfatıyla taraf olduğu devam eden kira sözleşmesinin bulunması, gelecekteki kira bedellerinin dayanağını oluşturur.
Ancak haciz işleminin kapsamı, kira ilişkisinin devamı ve ilgili alacakların niteliği değerlendirilmelidir.
Kiracının haciz bildiriminden önce gerçekleştirdiği geçerli ödemeler ve üçüncü kişi sıfatıyla ileri sürebileceği savunmalar da önem taşıyabilir.
Borçlunun Henüz Tahakkuk Etmemiş Hak Edişleri Haczedilebilir Mi?
Borçlunun devam eden bir sözleşme kapsamında ileride hak kazanacağı hak edişler, belirli koşullar altında haciz işlemine konu olabilir.
Özellikle inşaat, taşeronluk, hizmet veya tedarik sözleşmelerinden kaynaklanan hak edişler bakımından sözleşmenin niteliği ve ödeme koşulları önemlidir.
Ancak henüz yapılmamış işler karşılığında ileride doğması ihtimal dahilinde olan bütün ödemelerin kendiliğinden haczedilmiş sayılması doğru değildir.
Hak edişin dayandığı hukuki ilişkinin mevcut olması, ödeme hakkının belirlenebilirliği ve haczin kapsamı birlikte değerlendirilmelidir.
Borçlunun Devam Eden Ticari İlişkilerinden Doğacak Alacakları Haczedilebilir Mi?
Borçlunun üçüncü kişilerle devam eden ticari ilişkilerinden doğacak alacaklarının haczi, ilişkinin niteliğine göre mümkün olabilir.
Özellikle mevcut bir sözleşme kapsamında düzenli mal teslimi veya hizmet sunumu karşılığında ödeme yapılması öngörülüyorsa müstakbel alacakların haczi değerlendirilebilir.
Ancak taraflar arasında geçmişte ticari ilişki bulunması, gelecekte kurulabilecek bütün sözleşmelerden doğacak alacakların haczedilebileceği anlamına gelmez.
Mevcut hukuki ilişki ile gelecekte kurulması ihtimal dahilinde olan yeni ilişkiler birbirinden ayrılmalıdır.
Borçlunun İleride Düzenleyeceği Faturalardan Doğacak Alacaklar Haczedilebilir Mi?
Borçlunun ileride düzenleyeceği faturalar karşılığında elde edeceği alacakların haczi, faturanın dayandığı hukuki ilişkiye göre değerlendirilmelidir.
Fatura, tek başına her durumda alacak hakkının doğumunu belirleyen işlem değildir.
Önemli olan mal teslimi, hizmet ifası veya sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüğünün bulunmasıdır.
Bu nedenle henüz düzenlenmemiş faturalar bakımından mevcut sözleşme ve ticari ilişki incelenmelidir.
Borçlunun Gelecekteki Maaşı Haczedilebilir Mi?
Borçlunun mevcut iş ilişkisinden kaynaklanan gelecekteki ücret alacakları, maaş haczine ilişkin özel hükümler çerçevesinde haczedilebilir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi, ücret ve maaşların haczine ilişkin düzenlemeler içermektedir.
Bu nedenle maaş haczi, üçüncü kişilerdeki ticari alacakların hacziyle tamamen aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
İşverenin haciz yazısına karşı yükümlülükleri, kesinti oranları ve önceki maaş hacizlerinin bulunup bulunmadığı ayrıca önem taşımaktadır.
Borçlunun Henüz Kazanmadığı Prim ve İkramiyeler Haczedilebilir Mi?
Borçlunun prim ve ikramiye alacaklarının haczi, bu ödemelerin hukuki niteliğine ve dayandığı ilişkiye göre değerlendirilmelidir.
Özellikle iş sözleşmesinde veya işyeri uygulamasında belirli koşullara bağlanan prim ödemeleri bakımından alacağın ne zaman doğduğu önem taşımaktadır.
Ancak tamamen işverenin takdirine bağlı ve henüz herhangi bir hak doğurmamış ödemeler ile kazanılmış fakat ödeme zamanı gelmemiş primler aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Ücret niteliğindeki ödemelere ilişkin özel haciz sınırlamaları da dikkate alınmalıdır.
Borçlunun Gelecekteki Banka Hesabı Bakiyesi Haczedilebilir Mi?
Borçlunun bankadaki mevcut mevduat alacağı ile gelecekte hesabına yatırılabilecek paralar birbirinden ayrılmalıdır.
Banka hesabında haciz tarihinde bulunan tutarlar bakımından İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında haciz işlemi gündeme gelebilir.
Ancak yalnızca banka hesabının mevcut olması, gelecekte hesaba yatırılacak bütün tutarların sınırsız biçimde haczedilebileceği anlamına gelmez.
Özellikle gelecekte doğacak mevduat alacaklarının haczi bakımından mevcut hukuki ilişki, haciz ihbarnamesinin kapsamı ve ilgili uygulama ilkeleri değerlendirilmelidir.
Bankaya Gönderilen Haciz İhbarnamesi Gelecekte Yatacak Bütün Paraları Kapsar Mı?
Bankaya gönderilen haciz ihbarnamesinin gelecekte hesaba yatırılacak bütün tutarları kapsayıp kapsamadığı, hukuki uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.
Özellikle haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihte mevcut olmayan ve gelecekte doğması belirsiz alacaklar bakımından üçüncü kişinin sorumluluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle bankaya gönderilen her haciz ihbarnamesinin, borçlunun ileride elde edeceği bütün gelirler üzerinde süresiz haciz oluşturduğu söylenemez.
İİK 89. Maddeye Göre Gelecekte Doğacak Alacaklara Haciz İhbarnamesi Gönderilebilir Mi?
İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi, borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarının haczine ilişkin önemli bir düzenlemedir.
Ancak müstakbel alacaklar bakımından haciz ihbarnamesinin hukuki sonuçları, alacağın niteliğine göre değerlendirilmelidir.
Özellikle üçüncü kişiyle mevcut bir hukuki ilişki bulunması ve bu ilişkiden doğacak alacakların belirlenebilir olması önem taşımaktadır.
Henüz kurulmamış hukuki ilişkilerden doğması muhtemel kazançlar bakımından ise aynı sonuca doğrudan ulaşılamaz.
İİK 89/1 Haciz İhbarnamesi Nedir?
İcra ve İflas Kanunu’nun 89/1. maddesi kapsamında gönderilen haciz ihbarnamesi, borçlunun üçüncü kişi nezdindeki alacağı veya hakkı üzerinde haciz işlemi gerçekleştirilmesiyle bağlantılı olarak üçüncü kişiye bildirim yapılmasını sağlar.
Üçüncü kişi, kanuni koşullar çerçevesinde borçluya karşı mevcut borcunu veya ilgili hak durumunu bildirmekle yükümlüdür.
Ancak üçüncü kişinin gerçekten borçluya borçlu olup olmadığı, alacağın mevcut bulunup bulunmadığı ve haczin kapsamı önem taşımaktadır.
İİK 89/1 Haciz İhbarnamesine İtiraz Edilebilir Mi?
Üçüncü kişi, haciz ihbarnamesinde belirtilen borcun veya hakkın mevcut olmadığını ileri sürüyorsa İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenen usule göre itiraz edebilir.
Özellikle haciz ihbarnamesinin tebliği tarihinde borçluya herhangi bir borcun bulunmaması, alacağın hukuki niteliği veya haciz kapsamına ilişkin uyuşmazlıklar önem taşımaktadır.
Ancak itirazın süresinde ve usulüne uygun biçimde yapılması gerekir.
Henüz Doğmamış Alacak İçin İİK 89/1 Haciz İhbarnamesine Nasıl İtiraz Edilir?
Henüz doğmamış alacaklara ilişkin haciz ihbarnamesine karşı yapılacak itirazda, alacağın mevcut olup olmadığı ve dayandığı hukuki ilişkinin niteliği önem taşımaktadır.
Özellikle üçüncü kişinin borçluya karşı mevcut bir ödeme yükümlülüğünün bulunmaması veya ihbarnamede belirtilen alacağın henüz hukuken doğmamış olması değerlendirilmelidir.
Ancak yalnızca alacağın henüz muaccel olmaması, her durumda borcun mevcut olmadığı anlamına gelmez.
Bu nedenle itiraz hazırlanırken mevcut fakat vadesi gelmemiş alacak ile henüz doğmamış alacak arasındaki fark dikkate alınmalıdır.
İİK 89/1 Haciz İhbarnamesine İtiraz Süresi Ne Kadardır?
İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca birinci haciz ihbarnamesine karşı itiraz süresi, kural olarak tebliğden itibaren yedi gündür.
Üçüncü kişinin süresinde itiraz etmemesi, kanunda düzenlenen sonraki haciz ihbarnamesi aşamalarını gündeme getirebilir.
Ancak üçüncü kişinin sorumluluğu ve başvurabileceği hukuki yollar, sürecin hangi aşamada bulunduğuna göre değerlendirilmelidir.
Bu nedenle haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi ve içeriği önem taşımaktadır.
Üçüncü Kişi Henüz Doğmamış Alacak Nedeniyle Sorumlu Tutulabilir Mi?
Üçüncü kişinin sorumluluğu, haciz ihbarnamesinin kapsamına, alacağın hukuki niteliğine ve İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenen usule göre belirlenir.
Özellikle üçüncü kişinin borçluya karşı mevcut veya hukuken belirlenebilir bir yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı önem taşımaktadır.
Bunun yanında üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edip etmediği de hukuki sonuçlar doğurabilir.
Ancak üçüncü kişinin henüz doğmamış her muhtemel alacak nedeniyle kendiliğinden sorumlu tutulması mümkün değildir.
Borçlunun Gelecekteki Alacakları Üzerine Süresiz Haciz Konulabilir Mi?
Gelecekteki alacaklara ilişkin haczin kapsamı, alacağın dayandığı hukuki ilişki ve haciz işleminin niteliğine göre değerlendirilmelidir.
Özellikle henüz kurulmamış sözleşmelerden doğması muhtemel bütün alacakların belirsiz ve sınırsız biçimde haczedilmesi mümkün değildir.
Mevcut hukuki ilişkiden kaynaklanan müstakbel alacaklar bakımından ise haczin hangi alacakları kapsadığı somut biçimde belirlenmelidir.
Henüz Doğmamış Alacakların Haczi İçin Alacağın Miktarı Belli Olmalı Mıdır?
Müstakbel alacağın haczi bakımından alacağın miktarının haciz tarihinde kesin olarak belirlenmiş olması her durumda zorunlu değildir.
Ancak alacağın dayandığı hukuki ilişkinin ve hacze konu hakkın yeterince belirlenebilir olması önem taşımaktadır.
Örneğin mevcut sözleşme kapsamında ileride yapılacak ödemelerin miktarı değişken olabilir.
Bu durumda sözleşmenin niteliği, ödeme koşulları ve alacağın doğumuna ilişkin hükümler değerlendirilmelidir.
Şarta Bağlı Alacaklar Haczedilebilir Mi?
Şarta bağlı alacakların haczi, alacağın hukuki niteliğine göre mümkün olabilir.
Ancak alacağın doğumunun belirli bir şartın gerçekleşmesine bağlı olması, haczin sonuçları bakımından önem taşımaktadır.
Özellikle şartın gerçekleşmemesi hâlinde alacağın doğmaması söz konusu olabilir.
Bu nedenle şarta bağlı alacakların haczi ile koşulsuz ve mevcut alacakların haczi aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Borçlunun İleride Kazanacağı Tazminat Alacağı Haczedilebilir Mi?
Borçlunun gelecekte doğabilecek tazminat alacaklarının haczi, tazminatın hukuki niteliğine ve dayandığı ilişkiye göre değerlendirilmelidir.
Özellikle mevcut bir hukuki ilişkiden kaynaklanan ve ileride belirlenmesi beklenen alacaklar bakımından haciz imkânı gündeme gelebilir.
Ancak her tazminat alacağı haczedilebilir nitelikte değildir.
Kanunen haczi yasaklanan veya haciz bakımından özel korumaya tabi bulunan tazminat alacakları ayrıca değerlendirilmelidir.
Borçlunun Gelecekteki Sigorta Alacakları Haczedilebilir Mi?
Borçlunun sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının haczi, sigortanın türüne ve alacağın hukuki niteliğine göre değerlendirilmelidir.
Özellikle sigorta sözleşmesinden doğmuş veya doğması beklenen ödeme hakları bakımından ilgili mevzuat hükümleri önem taşımaktadır.
Ancak bütün sigorta alacaklarının aynı haciz rejimine tabi olduğu söylenemez.
Kanuni haciz yasakları ve özel düzenlemeler dikkate alınmalıdır.
Borçlunun Gelecekteki Ticari Kazançlarının Tamamı Haczedilebilir Mi?
Borçlunun ileride elde edebileceği bütün ticari kazançların tek bir haciz işlemiyle sınırsız biçimde haczedilmesi mümkün değildir.
Özellikle gelecekte kurulabilecek sözleşmelerden doğacak belirsiz alacaklar ile mevcut hukuki ilişkiye dayanan müstakbel alacaklar birbirinden ayrılmalıdır.
Bu nedenle haciz talebinin belirli bir alacağa veya hukuki ilişkiye yöneltilmesi önem taşımaktadır.
Gelecekte Doğacak Alacakların Haczi Nasıl İspatlanır?
Gelecekte doğacak alacakların haczi bakımından alacağın dayandığı hukuki ilişkinin ortaya konulması önemlidir.
Özellikle sözleşmeler, ticari kayıtlar, faturalar, hak ediş belgeleri, kira sözleşmeleri ve üçüncü kişilerle yapılan yazışmalar değerlendirilebilir.
Ancak mevcut bir ticari ilişkinin bulunması, gelecekte kesinlikle alacak doğacağı anlamına gelmez.
Alacağın doğum koşulları ayrıca incelenmelidir.
Gelecekte Doğacak Alacakların Haczine Karşı Şikâyet Yoluna Başvurulabilir Mi?
İcra müdürlüğünün gelecekte doğacak alacakların haczine ilişkin işlemlerinin hukuka aykırı olduğu iddia ediliyorsa İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi kapsamında şikâyet yoluna başvurulması gündeme gelebilir.
Özellikle haczin konusu, kapsamı veya kanuni usule uygunluğu bakımından uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.
Ancak üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine itirazı ile icra müdürlüğünün işlemine karşı şikâyet farklı hukuki başvuru yollarıdır.
Bu nedenle somut olayda hangi başvuru yolunun kullanılacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Gelecekte Doğacak Alacakların Haczi Alacaklı İçin Avantajlı Mıdır?
Borçlunun mevcut malvarlığının alacağın tahsili için yeterli olmaması hâlinde gelecekte doğacak alacakların araştırılması, alacaklı bakımından önemli bir seçenek olabilir.
Özellikle devam eden ticari sözleşmeler, kira ilişkileri ve belirli hak edişler bakımından haciz imkânı gündeme gelebilir.
Ancak alacağın gelecekte doğmaması veya üçüncü kişinin ödeme yükümlülüğünün bulunmaması, tahsilat imkânını ortadan kaldırabilir.
Bu nedenle müstakbel alacakların haczi, alacaklı bakımından etkili bir hukuki yol olabilmekle birlikte her durumda tahsilat sağlayacağı söylenemez.
Sonuç
İcra takibinde borçlunun henüz doğmamış alacaklarının haczi, belirli hukuki koşullar altında mümkün olabilir.
Özellikle mevcut bir hukuki ilişkiye dayanan ve gelecekte doğması beklenen alacaklar bakımından haciz imkânı değerlendirilebilir.
Ancak henüz hiçbir hukuki temeli bulunmayan, yalnızca ileride ortaya çıkması ihtimal dahilinde olan belirsiz kazançların sınırsız biçimde haczedilmesi mümkün değildir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi, borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarının haczi bakımından önem taşımaktadır.
Bunun yanında ücret ve maaş alacakları gibi bazı alacak türleri özel haciz hükümlerine tabidir.
Gelecekte doğacak alacakların haczinde belirleyici olan, alacağın dayandığı hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığı, alacağın yeterince belirlenebilir nitelik taşıyıp taşımadığı ve haciz işleminin kanuni usule uygun biçimde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğidir.
Sonuç olarak mevcut hukuki ilişkiye dayanan müstakbel alacaklar ile gelecekte kurulması muhtemel ilişkilerden doğabilecek belirsiz kazançlar birbirinden ayrılmalıdır.
Esenyurt, Beylikdüzü ve Bahçeşehir İcra Avukatı – Hukuki Destek
İcra takiplerinde gelecekte doğacak alacakların haczi, müstakbel alacaklar, İİK 89/1 haciz ihbarnamesi, üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine itirazı, banka hesaplarının haczi, kira alacaklarının haczi, hak ediş alacaklarının haczi, maaş haczi ve alacak tahsili konularında somut olayın hukuki koşullarının incelenmesi önem taşımaktadır.
Esenyurt icra avukatı, Beylikdüzü icra avukatı, Bahçeşehir icra avukatı ve Büyükçekmece icra avukatı arayışında olan kişiler bakımından, borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarının araştırılması ve haciz işlemlerinin hukuka uygun biçimde yürütülmesi önemlidir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Web: avukatumutsarikaya.com
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde icra takibi, gelecekte doğacak alacakların haczi, üçüncü kişilerdeki alacakların haczi, İİK 89 haciz ihbarnamesine itiraz, maaş haczi, banka haczi, ticari alacakların tahsili ve icra hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.
İlgili Yazılar
- İcra Takibinde Borçlunun Şirket Ortaklık Payına Nasıl Haciz Konulur?
- İcra Takibinde Borçlunun Üçüncü Kişideki Alacağı Nasıl Tahsil Edilir?
- İcra Takibinde Borçlunun Miras Payına Haciz Konulabilir Mi?
- Boşanma Davasında Eşin Diğer Eşi Aile İçi Kararlarda Sürekli Yok Sayması Evlilik Birliğini Sarsar Mı?
Hukuki süreciniz hakkında bilgi almak için hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilir, Esenyurt avukat ve Beylikdüzü avukat sayfalarımızdan bize ulaşabilirsiniz.
