İcra takiplerinde alacaklıların başvurabileceği tahsil yöntemleri yalnızca borçlunun banka hesaplarına, taşınmazlarına, araçlarına veya maaşına haciz konulmasıyla sınırlı değildir. Borçlunun ticaret şirketlerindeki ortaklığından kaynaklanan ekonomik hakları da icra takibine konu olabilir.
Özellikle limited şirket ve anonim şirket ortaklarının, şirketin faaliyetleri sonucunda elde ettiği kârdan pay alma hakları önemli bir ekonomik değer oluşturabilir. Bir kişinin kendi adına kayıtlı taşınmazı veya aracı bulunmasa dahi ortak olduğu şirketten yüksek miktarda kâr payı alması mümkündür.
Bu nedenle icra takibinde borçlunun şirketten alacağı kâr payına haciz konulup konulamayacağı, alacaklıların tahsil imkânları bakımından önem taşımaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 133. maddesi uyarınca şirket ortaklarının kişisel alacaklıları, borçlu ortağın şirketten alacağı kâr payına haciz koydurabilir. Bunun yanında sermaye şirketlerinde borçluya ait ortaklık payının haczi ve paraya çevrilmesi de mümkündür.
Ancak şirketin kâr elde etmesi, ortağın her durumda doğrudan talep edilebilir bir kâr payı alacağının bulunduğu anlamına gelmez. Özellikle genel kurulun kâr dağıtımına ilişkin kararı, şirket sözleşmesi, yedek akçeler ve alacağın ödeme tarihi önem taşımaktadır.
Bu nedenle şirketten doğan kâr payı alacağının haczinde, ortaklık payının haczi ile dağıtılmasına karar verilen kâr payının haczi birbirinden ayrılmalıdır.
Şirket Kâr Payı Nedir?
Kâr payı, ticaret şirketinin ilgili mevzuat ve şirket sözleşmesi kapsamında dağıtılmasına karar verilen kârından ortaklara düşen ekonomik menfaattir.
Anonim şirketlerde Türk Ticaret Kanunu’nun 507 ve devamı maddeleri, limited şirketlerde ise özellikle 608. madde önem taşımaktadır.
Kâr payı, ortaklık ilişkisinden kaynaklanan mali bir haktır. Ancak bu hakkın somut ve talep edilebilir bir para alacağına dönüşmesi, şirketin türüne ve kâr dağıtımına ilişkin hukuki koşullara bağlıdır.
Özellikle şirketin bilançosunda dönem kârı bulunması ile bu kârın ortaklara dağıtılmasına karar verilmesi birbirinden farklıdır.
İcra Takibinde Borçlunun Şirketten Alacağı Kâr Payına Haciz Konulabilir Mi?
Borçlunun şirketten alacağı kâr payına haciz konulması mümkündür.
Türk Ticaret Kanunu’nun 133. maddesi, şirket ortaklarının kişisel alacaklılarının ortaklıktan kaynaklanan parasal haklara başvurabileceğini açıkça düzenlemektedir.
Bu kapsamda alacaklı, borçlu ortağın şirketteki kâr payı alacağının haczini talep edebilir.
Ancak haciz işlemiyle birlikte derhâl tahsil yapılabilmesi için şirketin borçlu ortağa karşı ödenebilir bir kâr payı borcunun bulunması gerekir.
Henüz dağıtım kararı alınmamış olması hâlinde ise mevcut kâr payı hakkı ile gelecekte doğabilecek para alacağının haczi ayrı değerlendirilmelidir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 133. Maddesi Ne Düzenliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 133. maddesi, ticaret şirketi ortaklarının kişisel alacaklılarının başvurabileceği hakları düzenlemektedir.
Şahıs şirketlerinde ortağın kişisel alacaklısı, şirketin bilançosu gereğince ortağa düşen kâr payına ve şirket feshedilmişse tasfiye payına başvurabilir. Henüz bilanço düzenlenmemişse, bilançonun düzenlenmesi sonucunda ortağa düşecek kâr ve tasfiye payı üzerine haciz konulabilir.
Sermaye şirketlerinde ise alacaklılar, borçlu ortağın kâr ve tasfiye payları yanında, ortağa ait senede bağlanmış veya bağlanmamış şirket paylarının haczedilmesini ve paraya çevrilmesini de isteyebilir.
Ayrıca aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, alacaklılar bütün ticaret şirketlerinde borçlu ortağın şirketten olan diğer alacaklarına da başvurabilir.
Dolayısıyla TTK m. 133, şirket ortaklarının kişisel alacaklıları bakımından önemli bir hukuki dayanak oluşturmaktadır.
Limited Şirket Ortağının Kâr Payına Haciz Konulabilir Mi?
Limited şirket ortağının şirketten alacağı kâr payı haczedilebilir.
Özellikle borçlu kişinin limited şirkette belirli bir esas sermaye payına sahip olması ve şirketin kâr dağıtımına karar vermesi hâlinde, ortağa düşen kâr payı alacağı hacze konu olabilir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 608. maddesine göre limited şirketlerde kâr payı, yalnızca net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir.
Bunun yanında kanuni ve şirket sözleşmesinde öngörülen yedek akçelerin ayrılması gerekir.
Bu nedenle şirketin kâr elde etmesi, ortağın derhâl tahsil edilebilir bir kâr payı alacağı bulunduğu anlamına gelmez.
Anonim Şirket Ortağının Kâr Payına Haciz Konulabilir Mi?
Anonim şirket ortağının kâr payı alacağı da haczedilebilir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 507. maddesi uyarınca pay sahipleri, kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre dağıtılması kararlaştırılmış net dönem kârına payları oranında katılma hakkına sahiptir.
Bu nedenle anonim şirketin genel kurulu tarafından kâr dağıtımına karar verilmesi hâlinde, borçlu pay sahibinin doğan alacağı hacze konu olabilir.
Ancak şirketin kâr elde etmesine rağmen dağıtım kararı alınmamış olması hâlinde, ortağın doğrudan ödeme talep edebileceği bir alacak bulunduğu kabul edilmemelidir.
Şahıs Şirketi Ortağının Kâr Payına Haciz Konulabilir Mi?
Kollektif ve komandit şirket gibi şahıs şirketlerinde de borçlu ortağın kâr payı haczedilebilir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 133. maddesinin birinci fıkrası bu konuda özel düzenleme içermektedir.
Şirket devam ettiği sürece ortağın kişisel alacaklısı, şirket bilançosu gereğince ortağa düşen kâr payından alacağını tahsil edebilir.
Şirketin feshedilmesi hâlinde tasfiye payına başvurulması da mümkündür.
Henüz bilanço düzenlenmemiş olması, kanunda belirtilen koşullarla ileride belirlenecek kâr payı üzerine haciz konulmasına engel değildir.
Şirketin Kâr Etmesi Kâr Payı Alacağının Doğduğu Anlamına Gelir Mi?
Şirketin kâr elde etmesi, ortakların doğrudan talep edilebilir kâr payı alacağı bulunduğu anlamına gelmez.
Özellikle sermaye şirketlerinde dönem kârının dağıtılıp dağıtılmayacağı, ilgili kanuni hükümler ve genel kurul kararları çerçevesinde belirlenir.
Şirketin kârı geçmiş yıl zararlarının karşılanmasında, yedek akçelerde veya hukuka uygun biçimde şirket bünyesinde bırakılabilir.
Bu nedenle şirket bilançosunda yüksek miktarda kâr bulunması, icra müdürlüğünün bu tutarı doğrudan ortak adına tahsil edebileceği anlamına gelmez.
Genel Kurul Kâr Dağıtımına Karar Vermemişse Haciz Konulabilir Mi?
Genel kurul tarafından henüz kâr dağıtımına karar verilmemiş olması hâlinde, borçlu ortağın talep edilebilir bir kâr payı alacağı doğmamış olabilir.
Ancak Türk Ticaret Kanunu’nun 133. maddesi kapsamında ortaklık ilişkisinden kaynaklanan kâr payı hakkının haczi gündeme gelebilir.
Bu durumda mevcut bir para alacağının derhâl tahsili ile ileride doğabilecek kâr payının haczi birbirinden ayrılmalıdır.
Özellikle sermaye şirketlerinde haczin kapsamı ve gelecekteki dağıtım kararlarına etkisi, somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Henüz Doğmamış Kâr Payı Alacağı Haczedilebilir Mi?
Henüz doğmamış kâr payı alacağının haczi, müstakbel alacakların haczine ilişkin ilkeler kapsamında değerlendirilmelidir.
Borçlunun mevcut bir şirket ortaklığı bulunması, gelecekte doğabilecek kâr payının hukuki kaynağını oluşturabilir.
Ancak gelecekte şirketin kâr elde edip etmeyeceği ve kâr dağıtımına karar verilip verilmeyeceği belirsiz olabilir.
Bu nedenle henüz doğmamış kâr payı beklentisinin haczi ile mevcut ve muaccel bir kâr payı alacağının tahsili aynı hukuki sonuçları doğurmaz.
Şahıs şirketleri bakımından TTK m. 133/1’de henüz bilanço düzenlenmemişse ileride belirlenecek kâr payına haciz konulabileceği açıkça düzenlenmiştir.
Şirket Kâr Dağıtımına Karar Vermiş Ancak Ödeme Yapmamışsa Ne Olur?
Şirket genel kurulunun usulüne uygun kâr dağıtım kararı alması hâlinde, borçlu ortak lehine parasal alacak doğabilir.
Özellikle kâr payı miktarının belirlenmiş olması ve ödeme tarihinin kararlaştırılması hâlinde alacağın haczi daha somut biçimde gerçekleştirilebilir.
Bu durumda şirket, borçlu ortağa karşı ödeme yükümlülüğü bulunan üçüncü kişi konumundadır.
Ancak kâr payının henüz muaccel olmaması hâlinde, alacağın haczi ile tahsil edilebilir hâle gelmesi birbirinden ayrılmalıdır.
Kâr Payı Alacağına İİK 89/1 Haciz İhbarnamesi Gönderilebilir Mi?
Borçlunun şirketten olan kâr payı alacağı bakımından İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilmesi gündeme gelebilir.
Bu durumda şirket üçüncü kişi konumundadır.
Alacaklı, icra müdürlüğünden borçlu ortağın şirket nezdindeki mevcut kâr payı alacağının haczini talep edebilir.
Ancak İİK m. 89 kapsamında gönderilen haciz ihbarnamesi ile Türk Ticaret Kanunu’nun 133. maddesi ve İİK m. 94 çerçevesinde gerçekleştirilen ortaklık hakkı haczinin kapsamı birbirinden ayrılmalıdır.
Özellikle şirket payının haczi ile yalnızca kâr payı alacağının haczi aynı işlem değildir.
Şirkete Kâr Payı Haciz Müzekkeresi Gönderilebilir Mi?
Borçlu ortağın şirketten doğan kâr payı alacağına yönelik olarak icra müdürlüğünden ilgili şirkete haciz bildirimi gönderilmesi talep edilebilir.
Özellikle TTK m. 133 ve İİK m. 94 kapsamında şirketin hacizden haberdar edilmesi önem taşımaktadır.
Bu bildirimde borçlu ortağa ait haczedilen parasal hakların doğrudan kendisine ödenmemesi ve ilgili icra dosyasına ödeme yapılması gerektiği bildirilebilir.
Ancak haczin konusu açık biçimde belirlenmelidir.
Şirket Haciz İhbarnamesine İtiraz Edebilir Mi?
Şirkete İİK m. 89 kapsamında birinci haciz ihbarnamesi gönderilmişse, şirket kanuni koşullar çerçevesinde itiraz edebilir.
Özellikle borçlu ortağa karşı mevcut bir kâr payı borcunun bulunmaması, dağıtım kararı alınmamış olması veya alacağın daha önce ödenmiş bulunması önem taşıyabilir.
Birinci haciz ihbarnamesine karşı itiraz süresi kural olarak tebliğden itibaren yedi gündür.
Ancak şirketin itirazının hukuki sonuçları, haciz ihbarnamesinin kapsamına ve somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Şirket Haciz İhbarnamesine İtiraz Etmezse Ne Olur?
Şirketin birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmemesi hâlinde İİK m. 89 kapsamında ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi gündeme gelebilir.
İkinci haciz ihbarnamesine de süresinde itiraz edilmemesi durumunda üçüncü haciz ihbarnamesi aşamasına geçilebilir.
Ancak haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmesi ve kanuni sürelerin doğru uygulanması gerekir.
Özellikle şirketin borçlu ortağa karşı mevcut bir ödeme yükümlülüğü bulunup bulunmadığı, bu süreçte önemli uyuşmazlıklara neden olabilir.
Şirket Hacizden Sonra Kâr Payını Borçlu Ortağa Öderse Ne Olur?
Şirketin usulüne uygun haciz bildiriminden sonra haczedilmiş kâr payı alacağını doğrudan borçlu ortağa ödemesi, şirket bakımından hukuki sorumluluk doğurabilir.
Ancak bu sorumluluğun belirlenmesinde haczin kapsamı, bildirim tarihi ve gerçekten mevcut bir kâr payı borcunun bulunup bulunmadığı önem taşımaktadır.
Bu nedenle şirketin haciz bildirimi sonrasında ödeme yapmadan önce hukuki yükümlülüklerini değerlendirmesi gerekir.
Borçlu Ortağın Kâr Payı Banka Hesabına Yatırılırsa Haczedilebilir Mi?
Kâr payının borçlu ortağın banka hesabına yatırılması hâlinde, banka nezdindeki mevduat alacağının haczi gündeme gelebilir.
Bu durumda şirketten olan kâr payı alacağının haczi ile banka hesabındaki paranın haczi birbirinden farklı işlemlerdir.
Ancak kâr payı alacağının daha önce haczedilmiş olması hâlinde şirket tarafından yapılan ödemenin mevcut hacze etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Kâr Payının Tamamına Haciz Konulabilir Mi?
Borçlu ortağın hukuken mevcut ve haczedilebilir kâr payı alacağı, takip alacağı ve ferileriyle sınırlı olmak üzere hacze konu olabilir.
Kâr payı alacağı, maaş veya ücret alacağından farklı niteliktedir.
Bu nedenle ücret haczinde uygulanan İİK m. 83 kapsamındaki dörtte birlik sınırlamanın kâr payı alacağına kendiliğinden uygulanması söz konusu değildir.
Ancak alacağın gerçek miktarı, şirketin kanuni yükümlülükleri ve varsa üçüncü kişilerin hakları önem taşımaktadır.
Kâr Payına Maaş Haczi Gibi Dörtte Bir Oranında Haciz Mi Konulur?
Kâr payı, ücret veya maaş niteliğinde değildir.
Bu nedenle borçlu ortağın şirketten elde ettiği kâr payı alacağına haciz konulurken maaş haczine ilişkin dörtte birlik sınırlama kural olarak uygulanmaz.
Özellikle şirketin ortağa yaptığı düzenli ödemelerin gerçekte ücret mi, huzur hakkı mı, yoksa kâr payı mı olduğu belirlenmelidir.
Bu ayrım haczin kapsamını doğrudan etkileyebilir.
Kâr Payı ile Şirket Ortaklık Payının Haczi Arasında Ne Fark Vardır?
Kâr payının haczi, borçlu ortağın şirketten doğan parasal alacağına yöneliktir.
Şirket ortaklık payının haczi ise borçlunun şirkette sahip olduğu payın ekonomik değerine yöneliktir.
Örneğin borçlu kişinin bir limited şirkette yüzde 40 ortaklık payı bulunabilir. Bu kişinin şirketteki payının haczi ile şirket tarafından kendisine ödenecek 600.000 TL kâr payının haczi farklı işlemlerdir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 133. maddesi, sermaye şirketlerinde hem kâr payı alacağının hem de ortaklık payının haczine imkân tanımaktadır.
Limited Şirket Hissesine Haciz Konulmadan Kâr Payı Haczedilebilir Mi?
Limited şirket ortağının kâr payı alacağının haczedilebilmesi için mutlaka şirket hissesinin de haczedilmiş olması gerekmez.
TTK m. 133 kapsamında kâr payı, ortaklık payından ayrı bir ekonomik hak olarak değerlendirilebilir.
Bu nedenle alacaklı, yalnızca borçlu ortağın şirketten olan kâr payı alacağına yönelik haciz işlemi talep edebilir.
Ancak haciz işleminin kapsamı ve şirkete yapılacak bildirim önem taşımaktadır.
Anonim Şirket Hissesi Haczedilmeden Temettü Alacağı Haczedilebilir Mi?
Anonim şirketlerde kâr payı, uygulamada temettü olarak da adlandırılmaktadır.
Borçlu pay sahibinin temettü alacağı, şirket payının kendisinden ayrı olarak haczedilebilir.
Özellikle genel kurul tarafından kâr dağıtımına karar verilmiş olması hâlinde pay sahibi lehine doğan parasal alacak hacze konu olabilir.
Ancak pay senedinin niteliği, kaydî sistem ve ödeme kuruluşları gibi hususlar, haciz işleminin uygulanacağı yere etki edebilir.
Halka Açık Şirketlerden Alınacak Temettü Haczedilebilir Mi?
Halka açık anonim şirketlerin pay sahiplerine dağıttığı temettü alacakları da haczedilebilir.
Ancak payların kaydî sistemde izlenmesi, yatırım kuruluşları ve Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki kayıtlar nedeniyle özel usuller gündeme gelebilir.
Bu nedenle halka açık şirketlerde temettü alacağının haczi ile halka kapalı anonim şirketlerde kâr payının haczi arasında uygulama bakımından farklılıklar bulunabilir.
Şirketin Kâr Payı Dağıtmama Kararı Alması Haczi Engeller Mi?
Şirketin hukuka uygun biçimde kâr dağıtmama kararı alması hâlinde, ortak lehine derhâl talep edilebilir bir kâr payı alacağı doğmayabilir.
Ancak bu durum, borçlu ortağın şirket ortaklığından kaynaklanan bütün ekonomik haklarının haczedilemeyeceği anlamına gelmez.
Özellikle ortaklık payının haczi veya şirketten olan diğer alacakların haczi gündeme gelebilir.
Bunun yanında kâr dağıtmama kararının hukuka aykırı olduğu veya alacaklıları zarara uğratmak amacıyla alındığı ileri sürülüyorsa uygun hukuki başvuru yolları ayrıca değerlendirilmelidir.
Ancak icra alacaklısı, yalnızca haciz işlemi yaptırarak şirket genel kurulunun yerine geçip kâr dağıtımına karar veremez.
Şirket Kâr Ettiği Hâlde Kâr Dağıtmazsa Alacaklı Ne Yapabilir?
Şirketin kâr elde etmesine rağmen dağıtım kararı almaması hâlinde alacaklı, borçlu ortağın diğer haczedilebilir haklarını araştırabilir.
Özellikle sermaye şirketlerinde ortaklık payının haczi, tasfiye payı ve şirketten doğan diğer alacaklar önem taşıyabilir.
Ancak alacaklının şirketin kârını doğrudan ortağın kişisel malvarlığı olarak değerlendirmesi mümkün değildir.
Şirketin tüzel kişiliği ile ortağın kişisel malvarlığı birbirinden ayrılmalıdır.
Borçlu Ortağın Şirketten Olan Diğer Alacaklarına Haciz Konulabilir Mi?
Türk Ticaret Kanunu’nun 133. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca alacaklılar, borçlu ortağın şirketten olan diğer alacaklarına da başvurabilir.
Bu kapsamda ortağın şirkete verdiği borçtan doğan alacaklar veya diğer sözleşmesel parasal haklar gündeme gelebilir.
Ancak bu alacakların gerçekten mevcut olması ve haczedilebilir nitelikte bulunması gerekir.
Özellikle şirket ortağının şirketten olan alacağı ile şirketin ortağından olan alacağı birbirinden ayrılmalıdır.
Şirket Ortağının Cari Hesap Alacağına Haciz Konulabilir Mi?
Borçlu ortağın şirketten olan cari hesap alacağı, hukuken mevcut ve haczedilebilir olması hâlinde icra takibine konu olabilir.
Özellikle ortağın şirkete borç vermesi veya şirket adına ödeme yapması nedeniyle alacaklı durumda bulunması mümkündür.
Ancak muhasebe kayıtlarında yer alan her tutarın doğrudan muaccel ve tahsil edilebilir bir alacak olduğu varsayılmamalıdır.
Bu nedenle cari hesap kayıtlarının hukuki dayanağı ve ödeme koşulları araştırılmalıdır.
Şirket Ortağının Huzur Hakkına Haciz Konulabilir Mi?
Şirket ortağının aynı zamanda yönetim kurulu üyesi veya müdür olması nedeniyle huzur hakkı alması mümkündür.
Ancak huzur hakkı ile kâr payı aynı hukuki nitelikte değildir.
Huzur hakkının haczinde ödemenin niteliği, düzenliliği ve uygulanacak haciz hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle kâr payına ilişkin haciz kurallarının huzur hakkına otomatik olarak uygulanması doğru değildir.
Şirket Ortağının Maaşı ile Kâr Payı Aynı Anda Haczedilebilir Mi?
Borçlu kişinin bir şirkette ortak olmasının yanında iş sözleşmesi kapsamında ücret alması mümkündür.
Bu durumda maaş alacağı ile kâr payı alacağı ayrı malvarlığı haklarıdır.
Maaş haczinde İİK m. 83 ve ilgili iş hukuku hükümleri önem taşırken kâr payının haczinde TTK m. 133 ve genel alacak haczi hükümleri uygulanır.
Dolayısıyla her iki alacak bakımından ayrı haciz işlemleri gerçekleştirilebilir.
Şirket Kâr Payı Alacağına Birden Fazla Alacaklı Haciz Koydurabilir Mi?
Borçlu ortağın şirketten olan kâr payı alacağı üzerinde birden fazla alacaklı tarafından haciz işlemi yapılması mümkündür.
Ancak hacizlerin geçerliliği, tarihleri ve ilgili sıra kuralları önem taşımaktadır.
Özellikle şirketin hangi haciz bildirimini hangi tarihte aldığı ve kâr payının hangi tarihte doğduğu araştırılmalıdır.
Kâr Payı Alacağı Başka Bir İcra Dosyasına Ödenmişse Ne Olur?
Borçlu ortağın kâr payı alacağının başka bir icra dosyasına aktarılmış olması hâlinde, hacizlerin geçerliliği ve alacaklıların öncelik durumu önem taşımaktadır.
Özellikle aynı kâr payı alacağı üzerinde birden fazla haciz bulunması hâlinde ilgili sıra hükümleri değerlendirilmelidir.
Ancak yalnızca haciz yazılarının tarihine bakılarak her durumda kesin bir öncelik belirlenemez.
Kâr Payı Alacağının Haczi İçin Borçlunun Onayı Gerekir Mi?
Borçlu ortağın şirketten olan haczedilebilir kâr payı alacağına haciz konulması için kural olarak borçlunun rızası aranmaz.
Cebrî icra işlemleri, kanuni koşulların bulunması hâlinde borçlunun iradesinden bağımsız olarak gerçekleştirilebilir.
Ancak haczin geçerliliği için usul hükümlerine uyulması gerekir.
Kâr Payı Alacağının Haczi İçin Şirketin Onayı Gerekir Mi?
Borçlu ortağın kâr payı alacağına haciz konulması için kural olarak şirketin onayı gerekmez.
Ancak şirkete usulüne uygun bildirim yapılması önem taşımaktadır.
Şirketin hacizden haberdar edilmesi, borçlu ortağa yapılacak ödemeler bakımından hukuki sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle şirketin onayı ile haciz bildiriminin şirkete tebliğ edilmesi birbirinden ayrılmalıdır.
Şirket Kâr Payını Başka Bir Kişiye Devretmişse Ne Olur?
Borçlu ortağın kâr payı alacağını üçüncü kişiye devretmesi hâlinde, devrin hukuki geçerliliği ve tarihi önem taşımaktadır.
Özellikle hacizden önce geçerli biçimde gerçekleştirilen alacak devri ile hacizden sonra yapılan devir aynı hukuki sonuçları doğurmaz.
Bu nedenle Türk Borçlar Kanunu’nun alacağın devrine ilişkin hükümleri ile icra hukuku hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Kâr Payı Haczedildikten Sonra Borçlu Alacağını Başkasına Devredebilir Mi?
Kâr payı alacağı üzerinde usulüne uygun haciz kurulduktan sonra borçlunun aynı alacağı üçüncü kişiye devretmesi, mevcut haciz alacaklısının haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ancak devir işleminin kapsamı ve haczin hangi tarihte geçerli biçimde kurulduğu önem taşımaktadır.
Bu nedenle hacizden sonraki devir işlemlerinin alacaklıya karşı ileri sürülebilirliği somut olayda değerlendirilmelidir.
Kâr Payı Alacağına Konulan Haciz Nasıl Kaldırılır?
Kâr payı alacağına konulan haczin kaldırılması, icra dosyasının durumuna ve haczin hukuki dayanağına göre değerlendirilir.
Özellikle borcun tamamen ödenmesi, haczin hukuka aykırı olması veya haczin devamını gerektiren koşulların ortadan kalkması hâlinde haczin kaldırılması gündeme gelebilir.
Ancak şirket ortaklık payına konulan haciz ile yalnızca kâr payı alacağına konulan haczin kaldırılması farklı işlemler olabilir.
Kâr Payı Haczine Karşı İcra Mahkemesine Şikâyet Edilebilir Mi?
İcra müdürlüğünün kâr payı alacağına ilişkin haciz işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülüyorsa İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi kapsamında şikâyet yoluna başvurulması gündeme gelebilir.
Özellikle haczin kapsamının hatalı belirlenmesi veya takip borçlusuna ait olmayan alacağın haczedilmesi gibi durumlar önem taşıyabilir.
Kural olarak icra müdürlüğü işlemlerine karşı şikâyet süresi öğrenmeden itibaren yedi gündür.
Ancak uyuşmazlığın niteliğine göre üçüncü kişinin hak sahipliği iddiası veya farklı hukuki başvuru yolları da gündeme gelebilir.
Yargıtay Şirket Kâr Payının Haczi Hakkında Ne Diyor?
Yargıtay uygulamasında şirket ortaklarının kişisel alacaklılarının hakları değerlendirilirken Türk Ticaret Kanunu’nun 133. maddesi önem taşımaktadır.
Bu düzenleme kapsamında sermaye şirketi ortaklarının kâr payı, tasfiye payı ve şirket payları haczedilebilir malvarlığı hakları arasında değerlendirilmektedir.
Özellikle limited şirketlerde borçlu ortağın kâr payının haczi ile esas sermaye payının haczi birbirinden farklı hukuki işlemlerdir.
Anonim şirketlerde ise pay sahibinin kâr payı hakkının somut bir alacağa dönüşmesi bakımından Türk Ticaret Kanunu’nun 507. maddesi ve kâr dağıtımına ilişkin hükümler önem taşımaktadır.
Bu nedenle Yargıtay uygulamasında da şirket ortaklığından kaynaklanan ekonomik hakların hukuki niteliği ve haciz işleminin kapsamı belirleyici olmaktadır.
Sonuç
İcra takibinde borçlunun şirketten alacağı kâr payına haciz konulması mümkündür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 133. maddesi uyarınca şirket ortaklarının kişisel alacaklıları, borçlu ortağın kâr payı ve tasfiye payı gibi ekonomik haklarına başvurabilir.
Özellikle limited şirket ve anonim şirket ortaklarının şirketten doğan kâr payı alacakları, kanuni koşulların bulunması hâlinde haczedilebilir.
Ancak şirketin kâr elde etmesi, her durumda ortağın derhâl tahsil edilebilir bir kâr payı alacağı bulunduğu anlamına gelmez.
Bu nedenle genel kurulun kâr dağıtımına ilişkin kararı, şirketin bilançosu, yedek akçeler ve ödeme koşulları önem taşımaktadır.
Bunun yanında kâr payı alacağının haczi ile şirket ortaklık payının haczi birbirinden farklı işlemlerdir.
Sonuç olarak şirketten doğan kâr payı alacağının haczinde en önemli husus, borçlu ortağın şirketten gerçekten hangi ekonomik haklara sahip olduğunun belirlenmesi, kâr payının hukuki durumunun araştırılması ve haciz işleminin Türk Ticaret Kanunu ile İcra ve İflas Kanunu hükümlerine uygun biçimde gerçekleştirilmesidir.
Esenyurt, Beylikdüzü ve Bahçeşehir İcra Avukatı – Hukuki Destek
İcra takiplerinde şirket kâr payının haczi, limited şirket ortağının kâr payına haciz, anonim şirket temettü alacağının haczi, şirket ortaklık payının haczi, şirkete haciz ihbarnamesi gönderilmesi, İİK 89 haciz ihbarnamesi, İİK 94 ortaklık payı haczi, şirketten doğan parasal alacakların haczi, haczin kaldırılması ve alacak tahsili konularında somut olayın hukuki koşullarının incelenmesi önem taşımaktadır.
Esenyurt icra avukatı, Beylikdüzü icra avukatı, Bahçeşehir icra avukatı ve Büyükçekmece icra avukatı arayışında olan kişiler bakımından, borçlunun şirket ortaklığından kaynaklanan ekonomik haklarının araştırılması ve icra işlemlerinin hukuka uygun biçimde yürütülmesi önemlidir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51 Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Web: avukatumutsarikaya.com
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde icra takibi, şirket kâr payı haczi, limited şirket ortaklık haklarının haczi, anonim şirket temettü alacağı, şirket paylarının haczi, haciz ihbarnameleri, haczin kaldırılması ve icra hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.
İlgili Yazılar
- Mirasın Reddi Nedir?
- Adi Ortaklık Nedir?
- İcra Takibinde Borçlunun İnternet Sitesi ve Alan Adı Haczedilebilir Mi?
- İcra Takibinde Borçlunun Marka ve Patent Haklarına Haciz Konulabilir Mi?
Hukuki süreciniz hakkında bilgi almak için hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilir, Esenyurt avukat ve Beylikdüzü avukat sayfalarımızdan bize ulaşabilirsiniz.
