İcra Takibinde Borçlunun İnternet Sitesi ve Alan Adı Haczedilebilir Mi?

Günümüzde ticari faaliyetlerin önemli bir bölümü internet üzerinden yürütülmektedir. Özellikle e-ticaret siteleri, dijital platformlar, haber siteleri, reklam geliri elde eden internet sayfaları ve çevrim içi hizmet sunan işletmeler önemli ekonomik değerlere sahip olabilmektedir.

Bazı şirketlerin sahip olduğu internet siteleri, taşınmazlarından veya araçlarından daha yüksek ekonomik değer taşıyabilmektedir. Bir internet sitesinin marka bilinirliği, müşteri kitlesi, ziyaretçi trafiği ve düzenli gelir elde etme kapasitesi, borçlunun malvarlığının araştırılması sırasında dikkate alınabilecek unsurlardır.

Bu nedenle icra takiplerinde borçlunun internet sitesine, alan adına veya internet sitesi üzerinden elde ettiği gelirlerine haciz konulup konulamayacağı sorusu gündeme gelmektedir.

Ancak internet sitesi ile alan adı aynı hukuki kavram değildir. İnternet alan adı, bir internet sitesine erişimi sağlayan adres niteliğindeyken internet sitesi; yazılım, içerik, veri, sözleşmeler ve çeşitli ekonomik haklardan oluşabilir.

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 34. maddesi uyarınca internet alan adları haczedilemez. Buna karşılık borçlunun internet sitesi üzerinden elde ettiği reklam, satış, abonelik ve diğer parasal alacakları, kanuni koşulların bulunması hâlinde haczedilebilir.

Bu nedenle internet sitesi ve alan adı haczinde en önemli husus, haczedilmek istenen hakkın hukuki niteliğinin doğru belirlenmesidir.

İnternet Sitesi Nedir?

İnternet sitesi, internet üzerinden erişilebilen dijital içeriklerin, yazılımların ve hizmetlerin sunulduğu elektronik ortamdır.

Bir internet sitesi yalnızca alan adından oluşmaz.

Özellikle e-ticaret sitelerinde ürün katalogları, yazılım altyapısı, müşteri ilişkileri, ödeme sistemleri, ticari sözleşmeler ve çeşitli fikrî mülkiyet hakları bulunabilir.

Ancak bu unsurların tamamı aynı kişiye ait olmayabilir.

Örneğin internet sitesinin alan adı bir şirkete aitken yazılımın kullanım hakkı başka bir şirketten lisans yoluyla alınmış olabilir.

Bu nedenle internet sitesinin haczi değerlendirilirken hangi ekonomik hakkın borçluya ait olduğu belirlenmelidir.

Alan Adı Nedir?

Alan adı, internet üzerindeki bir siteye veya hizmete erişilmesini sağlayan adrestir.

Örneğin bir işletmenin internet adresi, işletmenin müşterileri tarafından tanınmasını ve dijital ortamda bulunmasını sağlayabilir.

Alan adları ticari bakımdan önemli ekonomik değer taşıyabilir.

Ancak ekonomik değer taşıyan her hakkın haczedilmesi mümkün değildir.

Özellikle internet alan adlarının haczi bakımından 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nda özel bir düzenleme bulunmaktadır.

İcra Takibinde Borçlunun İnternet Sitesi ve Alan Adı Haczedilebilir Mi?

Borçlunun internet alan adının doğrudan haczedilmesi mümkün değildir.

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 34/1. maddesinde internet alan adlarının haczedilemeyeceği açıkça düzenlenmiştir.

Buna karşılık internet sitesine bağlı bağımsız ekonomik hakların haczedilebilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Özellikle borçlunun internet sitesi üzerinden elde ettiği ticari alacaklar, reklam gelirleri ve hizmet bedelleri hacze konu olabilir.

Dolayısıyla internet alan adının haczedilememesi, borçlunun internet üzerinden elde ettiği bütün gelirlerin haczedilemeyeceği anlamına gelmez.

Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 34. Maddesi Ne Düzenliyor?

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 34. maddesi, elektronik haberleşme hizmetlerinin sürekliliği ve belirli kullanım haklarının haczedilmezliği bakımından özel düzenleme içermektedir.

Maddenin birinci fıkrasında elektronik haberleşme hizmetleriyle ilgili olarak abone veya kullanıcılara tahsis edilen frekans, numara, hat kullanımı ve internet alan adları gibi intifa ve kullanım hakları ile işletmecilerin yetkilendirmelerinin haczedilemeyeceği düzenlenmiştir.

Bu hüküm, internet alan adları bakımından özel haczedilmezlik koruması sağlamaktadır.

Bu nedenle İcra ve İflas Kanunu’nun genel haciz hükümlerine dayanılarak alan adının doğrudan haczedilmesi mümkün değildir.

İnternet Alan Adları Neden Haczedilemez?

İnternet alan adlarının haczedilmezliği, kanun koyucunun açık düzenlemesinden kaynaklanmaktadır.

Alan adları internet ortamında adresleme ve erişim işlevi görmektedir.

5809 sayılı Kanun’un 34. maddesinde alan adları, elektronik haberleşmeyle bağlantılı kullanım hakları kapsamında korunmuştur.

Bu nedenle alan adının ticari değerinin yüksek olması, kanuni haczedilmezlik hükmünü ortadan kaldırmaz.

Örneğin milyonlarca lira değerinde olduğu ileri sürülen bir alan adı da yalnızca ekonomik değeri bulunduğu gerekçesiyle doğrudan haczedilemez.

İnternet Alan Adının Satılabilmesi Haczedilebileceği Anlamına Gelir Mi?

İnternet alan adlarının belirli koşullarla satılması veya devredilmesi mümkündür.

Özellikle İnternet Alan Adları Yönetmeliği’nin 13. maddesinde alan adlarının satışına ve devrine ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.

Ancak bir hakkın iradi olarak satılabilmesi ile cebrî icra yoluyla haczedilmesi birbirinden farklıdır.

5809 sayılı Kanun’un 34. maddesindeki açık haczedilmezlik hükmü nedeniyle alan adının devredilebilir olması, doğrudan haczedilebileceği anlamına gelmez.

Bu ayrım icra takiplerinde özellikle önem taşımaktadır.

.com.tr Uzantılı Alan Adına Haciz Konulabilir Mi?

Borçluya ait .com.tr uzantılı alan adı, 5809 sayılı Kanun’un 34. maddesindeki haczedilmezlik düzenlemesi kapsamında değerlendirilir.

Bu nedenle alan adının doğrudan haczedilmesi mümkün değildir.

Ancak ilgili internet sitesi üzerinden elde edilen ticari gelirler ve bağımsız parasal alacaklar haczedilebilir.

Örneğin .com.tr uzantılı e-ticaret sitesi üzerinden satış yapan bir şirketin ödeme kuruluşundan olan alacağı hacze konu olabilir.

.tr Uzantılı Alan Adı Haczedilebilir Mi?

.tr uzantılı internet alan adları bakımından da özel haczedilmezlik hükmü önem taşımaktadır.

Alan adının doğrudan haczedilmesi mümkün değildir.

Ancak alan adının kullanımından kaynaklanan bağımsız parasal alacakların bulunması hâlinde bunların haczedilebilirliği ayrıca incelenebilir.

Bu nedenle alan adı üzerindeki kullanım hakkı ile bu hakkın ekonomik faaliyetlerde kullanılmasından doğan alacaklar birbirinden ayrılmalıdır.

.com, .net ve .org Uzantılı Alan Adları Haczedilebilir Mi?

Uluslararası alan adı uzantıları bakımından da 5809 sayılı Kanun’un 34. maddesindeki haczedilmezlik hükmü önem taşımaktadır.

Ancak uluslararası alan adı kayıt sistemlerinin farklı kurallara tabi olması nedeniyle hak sahipliği, uygulanacak hukuk ve yabancı kayıt kuruluşlarının konumu ayrıca değerlendirilmelidir.

Türkiye’de yürütülen bir icra takibinde yabancı kayıt kuruluşu nezdindeki işlemlerin nasıl gerçekleştirileceği de ayrı bir hukuki ve teknik sorundur.

Bu nedenle uluslararası alan adlarının haczi konusunda yalnızca uzantıya bakılarak işlem yapılmamalıdır.

İnternet Sitesinin Tamamına Haciz Konulabilir Mi?

İnternet sitesi, tek bir hukuki haktan oluşmadığı için sitenin tamamının bağımsız bir malvarlığı unsuru olarak haczedilebileceği her durumda kabul edilemez.

Özellikle internet sitesini oluşturan yazılım, içerik, veri tabanı, marka, ticari sözleşmeler ve parasal alacakların hukuki niteliği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Alan adı haczedilemezken internet sitesine bağlı bazı ekonomik haklar haczedilebilir.

Bu nedenle icra müdürlüğünden yalnızca internet sitesinin haczi talep edilmesi yerine, haczedilmek istenen somut hakkın belirlenmesi önemlidir.

E-Ticaret Sitesinin Gelirlerine Haciz Konulabilir Mi?

Borçlunun e-ticaret sitesi üzerinden gerçekleştirdiği satışlardan doğan parasal alacaklar kural olarak haczedilebilir.

Özellikle ödeme kuruluşları, pazaryeri işletmecileri veya diğer üçüncü kişiler nezdinde bulunan alacaklar hacze konu olabilir.

Örneğin borçlu şirketin internet üzerinden gerçekleştirdiği satışlardan kaynaklanan 450.000 TL tutarında ödeme kuruluşu alacağı bulunması hâlinde, bu alacağın haczi gündeme gelebilir.

Ancak ödeme kuruluşunun gerçekten borçluya karşı ödeme yükümlülüğünün bulunması ve alacağın haczedilebilir nitelikte olması gerekir.

İnternet Sitesinin Reklam Gelirlerine Haciz Konulabilir Mi?

Borçlunun internet sitesinde yayımladığı reklamlardan elde ettiği gelirler haczedilebilir.

Özellikle reklam şirketleriyle yapılan sözleşmeler sonucunda doğan parasal alacaklar, borçlunun malvarlığı kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak reklam gelirinin hangi kişi veya şirkete ait olduğu önem taşımaktadır.

Örneğin internet sitesinin sahibi başka bir kişi, reklam sözleşmesinin tarafı başka bir şirket olabilir.

Bu nedenle reklam gelirinin gerçek hak sahibi belirlenmelidir.

Google AdSense Gelirlerine Haciz Konulabilir Mi?

Borçlunun Google AdSense veya benzeri reklam hizmetlerinden kaynaklanan parasal alacakları, hukuken mevcut ve haczedilebilir olmaları hâlinde icra takibine konu olabilir.

Ancak ödeme yükümlüsünün hangi tüzel kişi olduğu ve ilgili sözleşmenin hangi hukuk düzenine tabi bulunduğu önem taşımaktadır.

Özellikle yabancı ülkede bulunan bir şirkete Türkiye’deki icra müdürlüğünden haciz ihbarnamesi gönderilmesi, her durumda doğrudan tahsil imkânı sağlamaz.

Bu nedenle reklam gelirinin hangi şirket tarafından, hangi ülkeden ve hangi hesap üzerinden ödendiği araştırılmalıdır.

YouTube Kanalından Elde Edilen Gelirlere Haciz Konulabilir Mi?

Borçlunun YouTube kanalı üzerinden elde ettiği reklam, sponsorluk ve diğer ticari gelirler haczedilebilir nitelikte olabilir.

Ancak YouTube kanalının kendisi ile kanaldan doğan parasal alacaklar birbirinden ayrılmalıdır.

Özellikle kanalın kullanım hakkı, hesap sözleşmesi ve platform kuralları ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Buna karşılık borçlu lehine doğmuş sponsorluk veya reklam alacakları, genel haciz hükümleri kapsamında değerlendirilebilir.

İnternet Sitesinin Sponsorluk Gelirlerine Haciz Konulabilir Mi?

Borçlunun internet sitesi üzerinden yaptığı sponsorluk anlaşmalarından doğan parasal alacaklar haczedilebilir.

Örneğin borçlu şirketin internet sitesinde reklam yayımlamak üzere başka bir şirketle sözleşme yapması ve bu sözleşmeden doğan alacağının bulunması hâlinde, alacaklı söz konusu alacağın haczini talep edebilir.

Ancak sponsorluk sözleşmesinin tarafları, ödeme koşulları ve alacağın doğum tarihi önem taşımaktadır.

İnternet Sitesinin Abonelik Gelirlerine Haciz Konulabilir Mi?

Borçlunun ücretli üyelik veya abonelik sistemiyle işlettiği internet sitesinden doğan parasal alacakları haczedilebilir.

Özellikle dijital yayın, eğitim, yazılım veya üyelik hizmetleri karşılığında tahsil edilecek bedeller ekonomik alacak niteliği taşıyabilir.

Ancak henüz doğmamış abonelik bedellerinin haczi bakımından mevcut hukuki ilişkinin bulunması ve alacağın belirlenebilirliği önem taşımaktadır.

Bu nedenle gelecekte elde edilmesi beklenen bütün gelirlerin kendiliğinden haczedildiği kabul edilmemelidir.

İnternet Sitesinin Yazılımına Haciz Konulabilir Mi?

Borçlunun internet sitesinde kullandığı yazılımın ekonomik haklarına sahip olması hâlinde bu hakların haczedilebilirliği değerlendirilebilir.

Ancak yazılımın borçlu tarafından geliştirilmiş olması ile üçüncü kişiden lisans yoluyla kullanılması farklı hukuki durumlardır.

Özellikle 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında bilgisayar programları üzerindeki mali haklar önem taşımaktadır.

Bunun yanında yazılım üzerindeki hakların haczi bakımından Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun cebrî icraya ilişkin özel hükümleri de dikkate alınmalıdır.

Dolayısıyla yazılımın tamamının her durumda haczedilebileceği söylenemez.

İnternet Sitesinin Kaynak Kodlarına Haciz Konulabilir Mi?

Kaynak kodları, internet sitesinin yazılım altyapısının önemli bir bölümünü oluşturabilir.

Ancak kaynak kodunun kime ait olduğu ve üzerinde hangi fikrî mülkiyet haklarının bulunduğu belirlenmelidir.

Özellikle yazılımın çalışanlar veya dış hizmet sağlayıcıları tarafından geliştirilmiş olması hâlinde hak sahipliği uyuşmazlıkları gündeme gelebilir.

Bu nedenle kaynak kodunun fiziksel veya dijital olarak mevcut olması, borçlunun bütün mali haklara sahip olduğu anlamına gelmez.

İnternet Sitesinin Veri Tabanına Haciz Konulabilir Mi?

İnternet sitesinin veri tabanı, ticari faaliyetler bakımından önemli ekonomik değer taşıyabilir.

Ancak veri tabanının içeriği, hak sahipliği ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükümler önem taşımaktadır.

Özellikle müşteri bilgileri, iletişim kayıtları ve kişisel verilerin bağımsız bir ticari mal gibi haczedilip satılması mümkün değildir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kişisel verilerin işlenmesi ve aktarılması belirli hukuki koşullara tabidir.

Buna karşılık veri tabanı üzerinde borçluya ait ve hukuken devredilebilir bağımsız mali hakların bulunması hâlinde bunların haczedilebilirliği ayrıca değerlendirilebilir.

İnternet Sitesinin Müşteri Listesi Haczedilebilir Mi?

İnternet sitesinin müşteri listesi, işletmenin ticari faaliyetleri bakımından önemli olabilir.

Ancak müşteri listesinde bulunan kişisel verilerin haciz yoluyla sınırsız biçimde devredilmesi mümkün değildir.

Özellikle kişisel verilerin korunması, ticari sırlar ve üçüncü kişilerin hakları önem taşımaktadır.

Bu nedenle müşteri listesinin ekonomik değer taşıması, listenin bağımsız olarak haczedilip satılabileceği anlamına gelmez.

İnternet Sitesine Ait Marka Hakkına Haciz Konulabilir Mi?

İnternet sitesinin adı aynı zamanda tescilli bir marka olabilir.

Bu durumda alan adı ile marka hakkı birbirinden farklı hukuki niteliktedir.

5809 sayılı Kanun’un 34. maddesi alan adlarının haczedilmezliğini düzenlerken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 148. maddesi marka haklarının haczedilebileceğini kabul etmektedir.

Dolayısıyla borçlunun internet alan adı haczedilemese bile aynı ibare üzerinde sahip olduğu tescilli marka hakkı haczedilebilir.

Bu ayrım, özellikle yüksek ticari değere sahip internet işletmeleri bakımından önemlidir.

Alan Adı ile Marka Hakkı Aynı Şey Midir?

Alan adı ile marka hakkı aynı değildir.

Alan adı internet üzerinde adresleme işlevi görürken marka, mal veya hizmetlerin diğer işletmelerinkinden ayırt edilmesini sağlayan sınai mülkiyet hakkıdır.

Bir şirketin aynı ibareyi hem alan adı hem de marka olarak kullanması mümkündür.

Ancak alan adının haczedilememesi, marka hakkının da haczedilemeyeceği anlamına gelmez.

İnternet Sitesinin Ticaret Unvanına Haciz Konulabilir Mi?

Ticaret unvanı, tacirin ticari faaliyetlerinde kullandığı ve hukuki korumaya sahip olan addır.

Ancak ticaret unvanının bağımsız biçimde devri ve haczi bakımından Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri önem taşımaktadır.

Özellikle ticaret unvanının işletmeden ayrı devredilememesine ilişkin sınırlamalar dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle ticaret unvanının ekonomik değer taşıması, onun bağımsız olarak icra yoluyla satılabileceği anlamına gelmez.

İnternet Sitesi Üzerinden Yapılan Satışların Bedeli Haczedilebilir Mi?

Borçlunun internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği satışlardan doğan alacakları haczedilebilir.

Özellikle ödeme kuruluşu veya pazaryeri işletmecisi nezdinde bulunan alacaklar önem taşımaktadır.

Ancak satış bedelinin henüz ödeme kuruluşu tarafından tahsil edilmemiş olması veya alacağın iade ve mahsup koşullarına tabi bulunması, haczin kapsamını etkileyebilir.

Bu nedenle gerçek alacak miktarı ve üçüncü kişinin ödeme yükümlülüğü belirlenmelidir.

E-Ticaret Ödeme Kuruluşuna İİK 89/1 Haciz İhbarnamesi Gönderilebilir Mi?

Borçlunun ödeme kuruluşundan olan parasal alacağı bakımından İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilmesi gündeme gelebilir.

Bu durumda ödeme kuruluşu üçüncü kişi konumundadır.

Ancak ödeme kuruluşunun gerçekten takip borçlusuna karşı ödeme yükümlülüğünün bulunması gerekir.

Özellikle iade, komisyon, bloke ve mahsup işlemleri nedeniyle ödeme tutarı değişebilir.

Bu nedenle ödeme kuruluşunun kayıtları ve sözleşme hükümleri önem taşımaktadır.

Pazaryeri Platformunda Biriken Satış Alacaklarına Haciz Konulabilir Mi?

Borçlunun çevrim içi pazaryeri platformunda gerçekleştirdiği satışlardan doğan alacakları haczedilebilir.

Örneğin borçlu şirketin bir pazaryeri işletmecisinden tahsil edeceği 300.000 TL tutarında satış bedeli bulunması hâlinde, bu alacağın haczi gündeme gelebilir.

Ancak platformun komisyonları, ürün iadeleri ve sözleşmeden kaynaklanan mahsup hakları dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle platformda görünen brüt satış tutarı ile borçluya ödenebilir alacak tutarı aynı olmayabilir.

İnternet Sitesinin Satışından Doğan Alacak Haczedilebilir Mi?

Borçlunun internet sitesiyle bağlantılı devredilebilir ekonomik haklarını üçüncü kişiye satması sonucunda bir satış bedeli alacağı doğabilir.

Bu alacak, kanuni koşulların bulunması hâlinde haczedilebilir.

Örneğin borçlunun kendisine ait yazılımın mali haklarını veya başka bir devredilebilir dijital varlığını belirli bir bedel karşılığında devretmesi hâlinde, satış bedelinin haczi gündeme gelebilir.

Ancak alan adının doğrudan haczedilememesi ile alan adının iradi devrinden doğmuş bağımsız parasal alacağın haczi birbirinden ayrılmalıdır.

Alan Adının Satışından Elde Edilen Para Haczedilebilir Mi?

Alan adının kendisi 5809 sayılı Kanun’un 34. maddesi uyarınca haczedilemez.

Ancak alan adının hukuken geçerli biçimde satılması sonucunda satıcı lehine bir para alacağı doğmuşsa bu alacağın haczedilebilirliği ayrıca değerlendirilir.

Örneğin borçlunun alan adını üçüncü kişiye satması ve satış bedelinin henüz ödenmemiş olması hâlinde, borçlunun alıcıdan olan bedel alacağı haczedilebilir.

Bu durumda haczedilen şey alan adının kendisi değil, satış sözleşmesinden doğan parasal alacaktır.

Alan Adının Satışı ile Cebrî İcra Yoluyla Satışı Arasındaki Fark Nedir?

Alan adının sahibi tarafından iradi biçimde satılması ile icra müdürlüğü tarafından cebrî icra yoluyla satılması farklı hukuki işlemlerdir.

İnternet Alan Adları Yönetmeliği’nde alan adlarının satılmasına ve devrine ilişkin hükümler bulunmaktadır.

Ancak 5809 sayılı Kanun’un 34. maddesi nedeniyle alan adının kendisinin haczedilmesi mümkün değildir.

Dolayısıyla alan adının iradi olarak satılabilmesi, icra müdürlüğünün aynı alan adını haczederek açık artırmayla satabileceği anlamına gelmez.

Alan Adına Haciz Konulması İçin TRABİS’e Yazı Gönderilebilir Mi?

.tr uzantılı alan adlarının yönetiminde TRABİS sistemi önem taşımaktadır.

Ancak 5809 sayılı Kanun’un 34. maddesi nedeniyle internet alan adlarının haczedilmesi mümkün değildir.

Bu nedenle yalnızca borçlunun alan adı sahibi olduğu gerekçesiyle TRABİS nezdinde haciz kaydı oluşturulması talebi hukuki engelle karşılaşabilir.

Bunun yanında alan adı sahibinin tespiti ve ilgili kayıtların araştırılması, mevzuatın izin verdiği kapsamda ayrı bir değerlendirme konusu olabilir.

TRABİS İnternet Alan Adlarının Haczi Hakkında Ne Diyor?

TRABİS’in resmî açıklamalarında internet alan adlarının haczedilip haczedilemeyeceği sorusuna açık biçimde cevap verilmektedir.

TRABİS, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 34. maddesine dayanarak internet alan adlarının haczedilemeyeceğini belirtmektedir.

Bu nedenle alan adının ticari değerinin bulunması veya devredilebilir olması, kanuni haczedilmezlik hükmünü ortadan kaldırmamaktadır.

Alan Adı Haczedilemediği Hâlde İnternet Sitesinden Alacak Tahsil Edilebilir Mi?

Alan adının haczedilememesi, borçlunun internet faaliyetlerinden doğan bütün alacakların haciz dışında kaldığı anlamına gelmez.

Özellikle reklam gelirleri, abonelik bedelleri, satış alacakları, sponsorluk gelirleri ve diğer ticari alacaklar haczedilebilir.

Bunun yanında borçluya ait tescilli marka hakları ve hukuken devredilebilir belirli mali haklar da icra takibine konu olabilir.

Dolayısıyla alacaklının öncelikle internet sitesinin hangi ekonomik haklar üzerinden gelir elde ettiğini araştırması önemlidir.

İnternet Sitesinin Sahibi Nasıl Tespit Edilir?

İnternet sitesinin sahibinin belirlenmesinde alan adı kayıtları, ticaret sicili, marka kayıtları ve ilgili sözleşmeler önem taşıyabilir.

Ancak alan adının tahsis edildiği kişi ile internet sitesini işleten kişi her zaman aynı olmayabilir.

Örneğin alan adı gerçek kişi adına kayıtlıyken e-ticaret faaliyetleri bir şirket tarafından yürütülüyor olabilir.

Bu nedenle haczedilebilir parasal alacakların gerçek hak sahibinin belirlenmesi gerekir.

Şirketin İnternet Sitesine Şirket Ortağının Kişisel Borcu Nedeniyle Haciz Konulabilir Mi?

Limited şirket ve anonim şirketler, ortaklarından ayrı tüzel kişiliğe sahiptir.

Bu nedenle şirketin ekonomik hakları, yalnızca ortaklarından birinin kişisel borcu nedeniyle doğrudan haczedilemez.

Özellikle internet sitesinden elde edilen gelirlerin şirket adına doğması hâlinde bu gelirler şirket malvarlığı kapsamında değerlendirilir.

Ancak borçlu ortağın şirketten olan kişisel alacakları veya ortaklık payları bakımından ayrı haciz işlemleri gündeme gelebilir.

İnternet Sitesinin Gelirlerine Birden Fazla Alacaklı Haciz Koydurabilir Mi?

Borçlunun internet sitesi üzerinden elde ettiği parasal alacaklar üzerinde birden fazla alacaklı tarafından haciz talebinde bulunulması mümkündür.

Ancak hacizlerin geçerliliği, tarihleri ve ilgili sıra kuralları önem taşımaktadır.

Özellikle ödeme kuruluşu veya reklam şirketi nezdindeki aynı alacak üzerinde birden fazla haciz bulunması hâlinde alacaklıların hakları ayrıca değerlendirilmelidir.

İnternet Sitesinden Gelecekte Elde Edilecek Gelirler Haczedilebilir Mi?

Borçlunun gelecekte internet sitesi üzerinden elde edeceği gelirlerin haczi, müstakbel alacakların haczine ilişkin hukuki ilkeler kapsamında değerlendirilmelidir.

Özellikle mevcut bir sözleşmeden doğan ve ileride ödenecek alacaklar ile henüz hiçbir hukuki ilişkiye dayanmayan muhtemel gelir beklentileri birbirinden ayrılmalıdır.

Örneğin mevcut bir reklam sözleşmesinden doğacak belirlenebilir ödemeler bakımından haciz gündeme gelebilir.

Ancak gelecekte internet sitesini ziyaret edebilecek kişilerden elde edilmesi beklenen bütün gelirlerin kendiliğinden haczedildiği kabul edilemez.

Alan Adına Hukuka Aykırı Haciz Konulursa Ne Yapılabilir?

5809 sayılı Kanun’un 34. maddesine aykırı biçimde internet alan adına haciz konulması hâlinde, işlemin kaldırılması için hukuki başvuru yapılabilir.

Özellikle İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi kapsamında icra müdürlüğü işleminin şikâyet edilmesi gündeme gelebilir.

Ancak şikâyetin süresi, işlemin niteliği ve kanuni haczedilmezlik hükmünün etkisi birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle alan adına yönelik haciz işlemi öğrenildiğinde hukuki başvuru koşullarının gecikmeden incelenmesi önemlidir.

İnternet Sitesinin Gelirlerine Konulan Haciz Nasıl Kaldırılır?

İnternet sitesinden doğan parasal alacaklara konulan haczin kaldırılması, icra dosyasının durumuna ve haczin hukuki dayanağına göre değerlendirilir.

Özellikle borcun tamamen ödenmesi, haczin hukuka aykırı olması veya haczin devamını gerektiren koşulların ortadan kalkması hâlinde haczin kaldırılması gündeme gelebilir.

Ancak alan adının haczedilmezliği ile internet sitesinden doğan ticari alacakların haczedilebilirliği birbirinden ayrılmalıdır.

İnternet Sitesi ve Alan Adı Haczinde Hangi Mevzuat Uygulanır?

İnternet alan adlarının haczedilmezliği bakımından 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 34. maddesi temel düzenlemedir.

Alan adlarının tahsisi, satışı ve devri bakımından İnternet Alan Adları Yönetmeliği hükümleri önem taşımaktadır.

İnternet sitesi üzerinden doğan parasal alacakların haczinde ise İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi ve ilgili genel haciz hükümleri uygulanabilir.

Bunun yanında internet sitesine bağlı marka hakları bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, yazılım ve diğer eser niteliğindeki unsurlar bakımından ise 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri önem taşımaktadır.

Bu nedenle internet sitesi ve alan adı haczi uyuşmazlıklarında farklı hukuk alanlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Sonuç

İcra takibinde borçlunun internet alan adının doğrudan haczedilmesi mümkün değildir.

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 34. maddesi, internet alan adlarını açıkça haczedilmezlik kapsamında düzenlemektedir.

Bu nedenle alan adının yüksek ticari değer taşıması veya iradi biçimde satılabilmesi, kanuni haczedilmezlik hükmünü ortadan kaldırmaz.

Buna karşılık internet sitesinden doğan reklam gelirleri, e-ticaret satış alacakları, abonelik bedelleri, sponsorluk gelirleri ve diğer bağımsız parasal alacaklar haczedilebilir.

Ayrıca internet sitesiyle bağlantılı tescilli marka hakları ve hukuken haczedilebilir belirli mali haklar da icra takibine konu olabilir.

Özellikle borçlunun internet üzerinden ticari faaliyet yürüttüğü durumlarda ödeme kuruluşları, reklam şirketleri ve diğer üçüncü kişiler nezdindeki alacakların araştırılması önem taşımaktadır.

Sonuç olarak internet sitesi ve alan adı haczinde en önemli husus, alan adının kendisi ile internet sitesine bağlı haczedilebilir ekonomik hakların birbirinden ayrılması ve haciz işlemlerinin ilgili özel kanun hükümlerine uygun biçimde yürütülmesidir.

Esenyurt, Beylikdüzü ve Bahçeşehir İcra Avukatı – Hukuki Destek

İcra takiplerinde internet sitesi haczi, alan adı haczedilmezliği, e-ticaret gelirlerinin haczi, reklam gelirlerine haciz, dijital platform alacaklarının haczi, ödeme kuruluşlarına haciz ihbarnamesi gönderilmesi, marka haklarının haczi, İİK 89 haciz ihbarnamesi, haczedilmezlik şikâyeti ve alacak tahsili konularında somut olayın hukuki koşullarının incelenmesi önem taşımaktadır.

Esenyurt icra avukatı, Beylikdüzü icra avukatı, Bahçeşehir icra avukatı ve Büyükçekmece icra avukatı arayışında olan kişiler bakımından, dijital ekonomik hakların hukuki niteliğinin belirlenmesi ve icra işlemlerinin mevzuata uygun biçimde yürütülmesi önemlidir.

Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde icra takibi, internet sitesi gelirlerinin haczi, alan adı haczedilmezliği, e-ticaret alacaklarının haczi, ödeme kuruluşlarına haciz ihbarnamesi, haczin kaldırılması ve icra hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

Hukuki süreciniz hakkında bilgi almak için hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilir, Esenyurt avukat ve Beylikdüzü avukat sayfalarımızdan bize ulaşabilirsiniz.

About the Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may also like these