İcra Takibinde Borçlunun Kooperatif Ortaklık Hakları Haczedilebilir Mi?

İcra takiplerinde alacaklıların başvurabileceği tahsil yöntemleri yalnızca borçlunun banka hesaplarına, taşınmazlarına, araçlarına veya maaşına haciz konulmasıyla sınırlı değildir. Borçlunun şirket ortaklıklarından, kooperatif üyeliklerinden ve üçüncü kişilerden kaynaklanan ekonomik hakları da icra hukuku bakımından önem taşımaktadır.

Özellikle konut yapı kooperatifleri, arsa kooperatifleri, tarımsal kalkınma kooperatifleri ve diğer kooperatiflerde ortaklığı bulunan borçluların, bu ortaklıkları nedeniyle önemli ekonomik menfaatleri bulunabilir.

Ancak kooperatif ortaklığı, anonim şirket veya limited şirket ortaklığından farklı hukuki özelliklere sahiptir. Bu nedenle kooperatif ortaklık payının doğrudan haczedilmesi ile kooperatif ortaklığından doğan parasal alacakların haczedilmesi birbirinden ayrılmalıdır.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca, kooperatif ortağının kişisel alacaklıları kural olarak ortaklık payını doğrudan haczettiremez. Ancak ortağa ait faiz, gelir-gider farkından doğan pay ve kooperatifin dağılması hâlinde kendisine ödenecek tasfiye payı haczedilebilir.

Özellikle yapı kooperatiflerinde ferdî mülkiyete geçilmesi, ortak adına taşınmaz tescil edilmesi veya kooperatiften bağımsız bir parasal alacak doğması hâlinde farklı hukuki sonuçlar gündeme gelebilir.

Bu nedenle kooperatif ortaklık haklarının haczinde en önemli husus, borçlunun sahip olduğu hakkın hukuki niteliğinin doğru belirlenmesidir.

Kooperatif Ortaklık Hakkı Nedir?

Kooperatif ortaklık hakkı, kişinin bir kooperatife ortak olması nedeniyle sahip olduğu hak ve yükümlülüklerin bütünüdür.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında kooperatif ortaklarının ekonomik hakları bulunduğu gibi kooperatifin yönetimine ve karar alma süreçlerine katılmalarını sağlayan kişisel nitelikte hakları da bulunmaktadır.

Özellikle genel kurula katılma, oy kullanma, bilgi edinme ve kooperatif faaliyetlerinden yararlanma hakları ortaklık ilişkisinin önemli unsurlarıdır.

Ancak bu hakların tamamı bağımsız olarak haczedilebilir nitelikte değildir.

Bu nedenle kooperatif ortaklığının ekonomik değer taşıması, ortaklık statüsünün doğrudan haczedilip icra yoluyla satılabileceği anlamına gelmez.

İcra Takibinde Borçlunun Kooperatif Ortaklık Hakları Haczedilebilir Mi?

Borçlunun kooperatif ortaklığından kaynaklanan bazı parasal haklarının haczedilmesi mümkündür.

Ancak kooperatif ortaklık payının kendisinin haczi bakımından özel bir kanuni sınırlama bulunmaktadır.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesinin son fıkrasında, kooperatif ortağının şahsi alacaklılarının hangi hakları haczettirebileceği düzenlenmiştir.

Bu düzenleme kapsamında alacaklı, ortağın kooperatiften elde edeceği belirli parasal haklara başvurabilir.

Buna karşılık kooperatif ortaklık payının doğrudan haczedilmesi ve satılması kural olarak mümkün değildir.

Kooperatifler Kanunu’nun 19. Maddesi Ne Düzenliyor?

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesi, kooperatif ortaklık paylarını ve ortakların kişisel alacaklılarının haklarını düzenlemektedir.

Maddenin son fıkrasında şu hüküm bulunmaktadır:

“Bir ortağın şahsi alacaklıları, ancak ortağa ait faiz ve gelir-gider farklarından hissesine düşen miktarı ve kooperatifin dağılmasında ona ödenecek payı haczettirebilirler.”

Bu düzenleme, kooperatif ortaklığından kaynaklanan hakların haczi bakımından özel hüküm niteliğindedir.

Dolayısıyla kooperatif ortağının kişisel borcu nedeniyle ortaklık payının doğrudan haczedilmesi ile kanunda sayılan parasal hakların haczi birbirinden ayrılmalıdır.

Kooperatif Ortaklık Payının Tamamına Haciz Konulabilir Mi?

Kooperatif ortaklık payının tamamına doğrudan haciz konulması kural olarak mümkün değildir.

Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesinde, ortağın kişisel alacaklılarının haczettirebileceği haklar özel olarak sınırlandırılmıştır.

Bu nedenle alacaklı, yalnızca borçlunun kooperatif ortağı olmasına dayanarak ortaklık payının tamamının haczedilip satılmasını isteyemez.

Ancak ortaklıktan doğan ve kanunen haczedilebilir nitelikte bulunan parasal alacaklar bakımından haciz işlemi yapılabilir.

Kooperatif Ortaklık Payı İcra Yoluyla Satılabilir Mi?

Kooperatif ortaklık payının, anonim şirket veya limited şirket payları gibi doğrudan haczedilerek icra yoluyla satılması kural olarak mümkün değildir.

Kooperatif ortaklığı, yalnızca sermaye payından oluşan bir malvarlığı hakkı değildir.

Ortaklık ilişkisinin kişisel niteliği ve Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesindeki özel sınırlama önem taşımaktadır.

Bu nedenle icra müdürlüğünün borçluya ait kooperatif ortaklık payını doğrudan satışa çıkarması hukuka aykırılık oluşturabilir.

Kooperatif Ortağının Gelir-Gider Farkı Alacağı Haczedilebilir Mi?

Kooperatif ortağının gelir-gider farkından kendisine düşen parasal pay, Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesi kapsamında haczedilebilir.

Ancak kooperatifte gelir-gider farkı bulunması, her durumda ortaklara ödeme yapılacağı anlamına gelmez.

Öncelikle ilgili mevzuat, kooperatif anasözleşmesi ve genel kurul kararları kapsamında ortağa ödenebilir bir tutarın doğup doğmadığı araştırılmalıdır.

Bu nedenle alacaklı, kooperatifin mali kayıtlarının ve borçlu ortağın parasal haklarının incelenmesini talep edebilir.

Kooperatif Ortağının Faiz Alacağına Haciz Konulabilir Mi?

Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesinde ortağa ait faiz alacaklarının haczedilebileceği açıkça düzenlenmiştir.

Ancak kooperatif ortağının her durumda faiz alacağı bulunduğu söylenemez.

Özellikle kooperatifin türü, anasözleşme hükümleri ve ilgili kanuni düzenlemeler önem taşımaktadır.

Borçlu ortak lehine hukuken mevcut bir faiz alacağı doğmuşsa bu alacak icra takibine konu olabilir.

Kooperatifin Tasfiye Payına Haciz Konulabilir Mi?

Kooperatifin dağılması hâlinde borçlu ortağa ödenebilecek tasfiye payı, Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesi kapsamında haczedilebilir.

Ancak tasfiye payının doğması ve miktarının belirlenmesi, kooperatifin tasfiye sürecine bağlıdır.

Özellikle kooperatifin borçlarının ödenmesi, malvarlığının değerlendirilmesi ve tasfiye işlemlerinin tamamlanması önem taşımaktadır.

Bu nedenle kooperatifin tasfiyeye girmiş olması, borçlu ortağa derhâl belirli bir tutarın ödeneceği anlamına gelmez.

Kooperatif Henüz Tasfiye Edilmemişse Tasfiye Payı Haczedilebilir Mi?

Kooperatifin henüz tasfiye edilmemiş olması hâlinde, ileride doğabilecek tasfiye payının haczi bakımından alacağın hukuki niteliği önem taşımaktadır.

Özellikle henüz doğmamış ve gerçekleşmesi belirsiz bir tasfiye payı beklentisi ile mevcut ve belirlenebilir bir parasal alacak birbirinden ayrılmalıdır.

Bu nedenle kooperatifin gelecekte tasfiye edilebileceği ihtimaline dayanılarak her durumda derhâl tahsil edilebilir bir alacak bulunduğu kabul edilemez.

Haciz işleminin kapsamı, kooperatifin mevcut hukuki durumu dikkate alınarak belirlenmelidir.

Konut Yapı Kooperatifindeki Ortaklık Hakkına Haciz Konulabilir Mi?

Konut yapı kooperatiflerinde borçlu ortağın sahip olduğu haklar, kooperatifin faaliyet aşamasına göre farklılık gösterebilir.

Özellikle kooperatifin henüz ferdî mülkiyete geçmemiş olması hâlinde, borçlu ortağın kooperatif ortaklık payının doğrudan haczi Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesindeki sınırlamaya tabidir.

Ancak ferdî mülkiyete geçilmesi ve bağımsız bölümün borçlu adına tapuya tescil edilmesi hâlinde artık borçluya ait bir taşınmaz söz konusu olabilir.

Bu durumda taşınmazın haczi, genel icra hukuku hükümleri kapsamında değerlendirilebilir.

Yapı Kooperatifinde Borçluya Tahsis Edilen Daire Haczedilebilir Mi?

Yapı kooperatifinde borçluya bir dairenin tahsis edilmiş olması ile dairenin tapuda borçlu adına tescil edilmiş olması aynı değildir.

Özellikle tapu kaydının hâlen kooperatif adına bulunması durumunda borçlunun doğrudan taşınmaz maliki olduğu kabul edilemez.

Bu nedenle yalnızca tahsis belgesine dayanılarak kooperatif adına kayıtlı taşınmazın borçlunun kişisel borcu nedeniyle haczedilmesi mümkün değildir.

Ancak ferdî mülkiyete geçilmişse ve taşınmaz borçlu adına tescil edilmişse haciz işlemi genel hükümler çerçevesinde gerçekleştirilebilir.

Kooperatif Dairesinin Tapusu Borçlu Adına Çıkmışsa Haciz Konulabilir Mi?

Kooperatif tarafından yapılan bağımsız bölümün tapuda borçlu adına tescil edilmesi hâlinde taşınmaz, borçlunun malvarlığı kapsamında değerlendirilir.

Bu durumda alacaklı, İcra ve İflas Kanunu’nun taşınmaz haczine ilişkin hükümleri kapsamında haciz talebinde bulunabilir.

Ancak taşınmazın mesken niteliğinde olması hâlinde İİK m. 82 kapsamında haczedilmezlik iddiaları gündeme gelebilir.

Dolayısıyla tapunun borçlu adına tescil edilmiş olması ile taşınmazın her koşulda satılabileceği birbirinden ayrılmalıdır.

Kooperatif Dairesi Henüz Tapuya Tescil Edilmemişse Ne Olur?

Kooperatif tarafından borçluya bir bağımsız bölüm tahsis edilmiş ancak tapu devri yapılmamışsa, borçlunun sahip olduğu hakkın hukuki niteliği araştırılmalıdır.

Özellikle ortaklık statüsünden doğan haklarla kooperatiften bağımsız olarak doğmuş ve talep edilebilir hâle gelmiş kişisel alacak hakları birbirinden ayrılmalıdır.

Bu nedenle tapu devrinin henüz gerçekleşmemiş olması durumunda doğrudan taşınmaz haczi uygulanamayabilir.

Ancak borçlu lehine doğmuş bağımsız bir parasal alacak bulunuyorsa bunun haczedilebilirliği ayrıca değerlendirilebilir.

Kooperatifin Borçluya Vereceği Dairenin Tapu Devri Engellenebilir Mi?

İcra müdürlüğünün, kooperatif ortaklık payına ilişkin haciz talebine dayanarak doğrudan ortaklık devrini veya tapu işlemlerini önleyen genel nitelikte bir tedbir kararı vermesi mümkün değildir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 05.04.2002 tarihli, 2002/5674 E., 2002/7077 K. sayılı kararında, ferdî mülkiyete geçilmedikçe ve kooperatif dağılmadıkça ortaklık payının haczedilemeyeceği belirtilmiştir.

Aynı kararda, icra müdürlüğünün mahkeme kararı olmaksızın ortaklık payının devrini engelleyici nitelikte tedbir kararı veremeyeceği de vurgulanmıştır.

Bu nedenle ortaklık payının haczi ile mahkeme tarafından verilebilecek ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararları birbirinden ayrılmalıdır.

Kooperatif Ortaklığının Devri İcra Müdürlüğü Tarafından Yasaklanabilir Mi?

Kooperatif ortaklığının devrinin yasaklanması, icra müdürlüğünün her durumda kendiliğinden verebileceği bir karar değildir.

Özellikle Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesi nedeniyle doğrudan haczedilemeyen ortaklık payı bakımından, haciz işleminin sonucu olarak devir yasağı uygulanması hukuka aykırılık oluşturabilir.

Ancak başka bir hukuki sebebe dayanan ve yetkili mahkeme tarafından verilen tedbir kararlarının etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Kooperatif Ortaklığına İİK 89/1 Haciz İhbarnamesi Gönderilebilir Mi?

Borçlunun kooperatiften olan haczedilebilir parasal alacakları bakımından İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilmesi gündeme gelebilir.

Özellikle borçlu ortağın faiz, gelir-gider farkı veya tasfiye payı alacağı bulunması hâlinde bu alacaklar araştırılabilir.

Ancak kooperatife haciz ihbarnamesi gönderilmesi, borçlunun ortaklık statüsünün ve ortaklık payının kendisinin doğrudan haczedilebileceği anlamına gelmez.

Bu nedenle haciz ihbarnamesinde talep edilen hakkın hukuki niteliği açık biçimde belirlenmelidir.

Kooperatife Haciz Müzekkeresi Gönderilebilir Mi?

Alacaklı, icra müdürlüğünden borçlunun kooperatif ortaklığından kaynaklanan haczedilebilir haklarının araştırılmasını talep edebilir.

Bu kapsamda kooperatife müzekkere gönderilerek borçlunun ortaklık durumu ve kooperatiften doğmuş parasal alacakları hakkında bilgi istenmesi gündeme gelebilir.

Ancak bilgi isteme işlemi ile ortaklık payının doğrudan haczedilmesi birbirinden farklıdır.

Özellikle Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesindeki sınırlama dikkate alınmalıdır.

Borçlunun Kooperatif Ortaklığı Nasıl Tespit Edilir?

Borçlunun kooperatif ortağı olup olmadığının belirlenmesinde kooperatif kayıtları, ortaklık senetleri ve ilgili kurum kayıtları önem taşıyabilir.

Özellikle borçlunun hangi kooperatife ortak olduğu ve ortaklıktan doğan parasal haklarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Ancak kooperatif ortaklığının tespit edilmesi, doğrudan haczedilebilir bir parasal alacağın mevcut olduğunu göstermez.

Bu nedenle ortaklık statüsü ile haczedilebilir ekonomik hakların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Kooperatif Ortaklık Senedine Haciz Konulabilir Mi?

Kooperatif ortaklık senedi, ortaklık ilişkisini gösteren bir belgedir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 18. maddesi kapsamında ortaklık senetleri kıymetli evrak niteliğinde olmayıp ispat belgesi niteliğindedir.

Bu nedenle kooperatif ortaklık senedinin fiziksel olarak ele geçirilmesi, ortaklık payının hukuken haczedildiği anlamına gelmez.

Ortaklık payının haczedilebilirliği bakımından Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesindeki özel düzenleme esas alınmalıdır.

Kooperatif Ortağının Oy Hakkına Haciz Konulabilir Mi?

Kooperatif ortağının genel kurulda oy kullanma hakkı, ortaklık statüsüne bağlı kişisel nitelikte bir haktır.

Bu nedenle oy hakkının bağımsız bir parasal alacak gibi haczedilmesi mümkün değildir.

Alacaklı, borçlunun kişisel borcu nedeniyle kooperatif genel kurulunda onun yerine oy kullanma yetkisi kazanmaz.

Kooperatif Ortağının Genel Kurula Katılma Hakkı Haczedilebilir Mi?

Kooperatif genel kuruluna katılma hakkı, ortaklık ilişkisinden doğan kişisel nitelikte bir haktır.

Bu hakkın bağımsız olarak haczedilmesi ve icra yoluyla satılması mümkün değildir.

Dolayısıyla kooperatif ortağının kişisel borçları nedeniyle genel kurula katılma hakkının alacaklıya devredilmesi söz konusu olmaz.

Kooperatif Ortaklığından Çıkma Hakkı Haczedilebilir Mi?

Kooperatif ortaklığından çıkma hakkı, ortağın kooperatifle olan üyelik ilişkisini sona erdirmesine yönelik bir haktır.

Bu nedenle ortaklıktan çıkma hakkının doğrudan haczedilebilir bir parasal alacak olduğu söylenemez.

Ancak ortaklıktan çıkma sonucunda borçlu lehine bir parasal alacak doğması hâlinde, bu alacağın hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Özellikle Kooperatifler Kanunu’nun 17. ve 19. maddeleri ile anasözleşme hükümleri birlikte incelenmelidir.

Kooperatiften Ayrılan Ortağın Alacağı Haczedilebilir Mi?

Kooperatif ortaklığından ayrılan kişinin kooperatiften belirli bir parasal alacağı doğabilir.

Ancak bu alacağın hangi hukuki sebebe dayandığı, muaccel olup olmadığı ve haczedilebilirliği önem taşımaktadır.

Özellikle ortaklık sona erdikten sonra ortaya çıkan bağımsız bir alacak hakkı ile ortaklık devam ederken haczedilmesi sınırlandırılmış ortaklık payı birbirinden ayrılmalıdır.

Bu nedenle ayrılan ortağın alacağının haczi bakımından Kooperatifler Kanunu’nun 17. maddesi, anasözleşme ve ilgili icra hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

Kooperatiften Çıkan Ortağın Ödediği Aidatlar Haczedilebilir Mi?

Kooperatiften ayrılan ortağın daha önce ödediği aidatların tamamının kendisine iade edileceği varsayılamaz.

Ortaklıktan ayrılma sonucunda doğabilecek parasal haklar, Kooperatifler Kanunu ve anasözleşme hükümlerine göre belirlenir.

Özellikle kooperatifin giderleri, ortaklık yükümlülükleri ve hesaplaşma hükümleri önem taşımaktadır.

Borçlu lehine hukuken mevcut ve haczedilebilir bir iade alacağı doğmuşsa bunun icra takibine konu edilmesi değerlendirilebilir.

Kooperatif Aidatları Borçlunun Malvarlığı Sayılır Mı?

Borçlunun kooperatife ödediği aidatlar, her durumda kooperatif nezdinde borçluya ait ve geri alınabilir bir para olarak değerlendirilemez.

Özellikle kooperatifin faaliyetlerinin finansmanı amacıyla yapılan ödemeler, ilgili hukuki ilişki kapsamında kooperatif malvarlığına dâhil olabilir.

Bu nedenle borçlunun geçmişte aidat ödemiş olması, aynı tutarda haczedilebilir bir alacağının bulunduğu anlamına gelmez.

Kooperatifin Malvarlığı Ortağın Kişisel Borcu Nedeniyle Haczedilebilir Mi?

Kooperatif, ortaklarından ayrı tüzel kişiliğe sahip bir kuruluştur.

Bu nedenle kooperatifin kendi malvarlığı, yalnızca ortaklarından birinin kişisel borcu nedeniyle doğrudan haczedilemez.

Örneğin kooperatif adına kayıtlı taşınmazlar, banka hesapları veya araçlar, ortağın kişisel icra borcu nedeniyle kooperatifin kendi borcu varmış gibi haczedilemez.

Ancak borçlu ortağın kooperatiften doğan haczedilebilir parasal hakları bakımından işlem yapılabilir.

Kooperatifin Banka Hesabına Ortaklardan Birinin Borcu Nedeniyle Haciz Konulabilir Mi?

Kooperatifin banka hesabındaki para, kural olarak kooperatif tüzel kişiliğine aittir.

Bu nedenle kooperatif ortaklarından birinin kişisel borcu nedeniyle kooperatifin banka hesaplarına doğrudan haciz konulması mümkün değildir.

Ancak borçlu ortağın kooperatiften olan haczedilebilir alacakları bulunuyorsa bunların haczi ayrı bir hukuki konudur.

Kooperatifin Borcu Nedeniyle Ortakların Kişisel Malvarlığı Haczedilebilir Mi?

Kooperatifin kendi borçları ile ortakların kişisel borçları birbirinden farklıdır.

Kooperatifin borcu nedeniyle ortakların kişisel malvarlığına başvurulup başvurulamayacağı, kooperatifin sorumluluk rejimine ve ilgili kanuni düzenlemelere bağlıdır.

Özellikle Kooperatifler Kanunu’nun ortakların sorumluluğuna ilişkin hükümleri ile anasözleşme birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle kooperatifin borçlarından bütün ortakların her durumda sınırsız biçimde sorumlu olduğu söylenemez.

Kooperatif Ortaklık Hakkına Konulan Haciz Nasıl Kaldırılır?

Kooperatif ortaklık payının Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesine aykırı biçimde doğrudan haczedildiği ileri sürülüyorsa, icra müdürlüğü işleminin hukuka uygunluğu incelenmelidir.

Özellikle haczedilmesi mümkün olmayan ortaklık payına haciz konulması veya ortaklık devrinin hukuka aykırı biçimde engellenmesi hâlinde şikâyet yoluna başvurulması gündeme gelebilir.

Bunun yanında gerçekten haczedilebilir bir parasal alacak üzerinde haciz bulunması hâlinde, haczin kaldırılması talebinin farklı koşullara tabi olması mümkündür.

Kooperatif Ortaklık Payının Haczine Karşı Şikâyet Edilebilir Mi?

İcra müdürlüğünün kooperatif ortaklık payını doğrudan haczetmesi hâlinde, İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi kapsamında şikâyet yoluna başvurulması gündeme gelebilir.

Özellikle Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesindeki sınırlamanın ihlal edildiği ileri sürülebilir.

Ancak şikâyetin süresi ve niteliği somut olayda değerlendirilmelidir.

Kural olarak icra müdürlüğü işlemlerine karşı şikâyet süresi öğrenmeden itibaren yedi gündür. Bununla birlikte kamu düzenine ilişkin hukuka aykırılıkların bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.

Yargıtay Kooperatif Ortaklık Payının Haczi Hakkında Ne Diyor?

Yargıtay uygulamasında kooperatif ortaklık payının haczi bakımından Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesi belirleyici öneme sahiptir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 05.04.2002 tarihli, 2002/5674 E., 2002/7077 K. sayılı kararında, kooperatif ortağının kişisel alacaklılarının ancak kanunda belirtilen parasal hakları haczettirebileceği kabul edilmiştir.

Kararda, ferdî mülkiyete geçilmedikçe ve kooperatif dağılmadıkça ortaklık payının doğrudan haczedilemeyeceği belirtilmiştir.

Bunun yanında icra müdürlüğünün mahkeme kararı olmaksızın ortaklık payının devrini engelleyici nitelikte tedbir kararı veremeyeceği vurgulanmıştır.

Yargıtay’ın bu yaklaşımı, kooperatif ortaklık payının haczi ile kooperatiften doğan parasal alacakların haczi arasında ayrım yapılması gerektiğini göstermektedir.

Dolayısıyla kooperatif ortaklığına ilişkin icra işlemlerinde yalnızca ortaklığın ekonomik değer taşımasına dayanılarak doğrudan haciz ve satış işlemi gerçekleştirilemez.

Sonuç

İcra takibinde borçlunun kooperatif ortaklık payının doğrudan haczedilmesi kural olarak mümkün değildir. Ancak kooperatif ortaklığından kaynaklanan ve kanunda belirtilen parasal hakların haczi mümkündür.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca, kooperatif ortağının kişisel alacaklıları ortağa ait faiz, gelir-gider farkından doğan pay ve kooperatifin dağılması hâlinde kendisine ödenecek tasfiye payı üzerinde haciz işlemi gerçekleştirebilir.

Buna karşılık ortaklık statüsü, oy hakkı ve genel kurula katılma hakkı gibi kişisel nitelikteki hakların bağımsız olarak haczedilmesi mümkün değildir.

Özellikle yapı kooperatiflerinde ferdî mülkiyete geçilmesi ve taşınmazın borçlu adına tescil edilmesi hâlinde taşınmazın haczi genel icra hukuku hükümleri çerçevesinde değerlendirilebilir.

Ancak kooperatif adına kayıtlı taşınmazların, yalnızca ortaklardan birinin kişisel borcu nedeniyle doğrudan haczedilmesi mümkün değildir.

Sonuç olarak kooperatif ortaklık haklarının haczinde en önemli husus, ortaklık payının kendisi ile kooperatiften doğan haczedilebilir parasal hakların birbirinden ayrılması ve Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesindeki özel sınırlamanın dikkate alınmasıdır.

Esenyurt, Beylikdüzü ve Bahçeşehir İcra Avukatı – Hukuki Destek

İcra takiplerinde kooperatif ortaklık payının haczi, yapı kooperatifi ortaklık hakları, kooperatif tasfiye payının haczi, kooperatiften doğan parasal alacakların haczi, kooperatife haciz ihbarnamesi gönderilmesi, İİK 89 haciz işlemleri, kooperatif ortaklık payına konulan haczin kaldırılması ve alacak tahsili konularında somut olayın hukuki koşullarının incelenmesi önem taşımaktadır.

Esenyurt icra avukatı, Beylikdüzü icra avukatı, Bahçeşehir icra avukatı ve Büyükçekmece icra avukatı arayışında olan kişiler bakımından, kooperatif ortaklığından kaynaklanan hakların hukuki niteliğinin belirlenmesi ve icra işlemlerinin mevzuata uygun biçimde yürütülmesi önemlidir.

Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde icra takibi, kooperatif ortaklık haklarının haczi, kooperatif tasfiye payı, yapı kooperatifi uyuşmazlıkları, haciz ihbarnameleri, haczin kaldırılması ve icra hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

Hukuki süreciniz hakkında bilgi almak için hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilir, Esenyurt avukat ve Beylikdüzü avukat sayfalarımızdan bize ulaşabilirsiniz.

About the Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may also like these