İmzaya İtiraz Nedir ve Hangi Takiplerde Yapılabilir?

İcra takibinde alacaklı, alacağını borçlunun imzasını taşıdığı ileri sürülen bir senet veya belgeye dayandırabilir. Borçlu ise takip dayanağı belgede bulunan imzanın kendisine ait olmadığını düşünüyorsa imzaya itiraz yoluna başvurabilir.

İmzaya itiraz, borca itirazdan farklı ve kendine özgü sonuçları bulunan bir icra hukuku kurumudur.

Özellikle adi senede dayalı genel haciz yoluyla ilamsız takip ile çek, bono veya poliçeye dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda imzaya itirazın süresi, yapılacağı merci ve takibe etkisi birbirinden farklıdır.

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte İcra ve İflas Kanunu m.62 uyarınca imzaya itirazın ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bildirilmesi gerekir.

Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ise İİK m.170 kapsamında imza itirazının beş gün içinde icra mahkemesine yapılması gerekir.

Bu nedenle borçluya ödeme emri tebliğ edildiğinde ilk yapılması gereken işlemlerden biri takip türünün ve takip dayanağı belgenin doğru biçimde tespit edilmesidir.

İmzaya İtiraz Nedir?

İmzaya itiraz, borçlunun icra takibine dayanak yapılan adi senet veya kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesidir.

Borçlu esas itibarıyla:

“Bu belgenin altındaki imza bana ait değildir.”

demektedir.

Bu nedenle imzaya itiraz ile “borcum yoktur”, “borcu ödedim”, “senet bedelsizdir” veya “borç zamanaşımına uğramıştır” şeklindeki itirazlar aynı değildir.

İmzaya itiraz doğrudan belgedeki imzanın aidiyetine yöneliktir.

İmzaya İtiraz ile Borca İtiraz Arasındaki Fark Nedir?

Borca itirazda borçlu takip konusu borcun hiç doğmadığını, sona erdiğini, ödendiğini, miktarının yanlış olduğunu veya başka bir nedenle talep edilemeyeceğini ileri sürebilir.

İmzaya itirazda ise takip dayanağı belgedeki imzanın borçluya ait olmadığı ileri sürülür.

Örneğin:

“Bu senetteki imza bana ait ancak borcu daha önce ödedim.”

şeklindeki savunma imzaya değil, borca itirazdır.

Buna karşılık:

“Bu senedi ben imzalamadım.”

şeklindeki savunma imzaya itiraz niteliğindedir.

İmza Borçluya Ait Değilse Ne Yapılmalıdır?

Borçlu takip dayanağı adi senetteki imzanın kendisine ait olmadığını düşünüyorsa bunu kanuni süre içerisinde açıkça ve ayrıca bildirmelidir.

İİK m.62 bakımından bu husus son derece önemlidir.

Borçlu yalnızca “borca itiraz ediyorum” derse takip dayanağı adi senetteki imzayı ayrıca inkâr etmiş sayılmayabilir.

Bu nedenle imza gerçekten borçluya ait değilse itiraz dilekçesinde imzanın açıkça reddedilmesi gerekir.

“Borca İtiraz Ediyorum” Demek İmzaya İtiraz İçin Yeterli Midir?

Hayır.

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte takip bir adi senede dayanıyorsa borçlunun senet altındaki imzayı açıkça ve ayrıca inkâr etmesi gerekir.

İİK m.62’nin sisteminde borçlu imzayı ayrıca ve açıkça reddetmezse adi senet altındaki imza o takip bakımından kabul edilmiş sayılabilir.

Bu nedenle “borca, faize ve ferilerine itiraz ediyorum” şeklindeki genel bir itiraz, imzanın inkâr edilmesi amaçlanıyorsa yeterli görülmemelidir.

İmzaya İtiraz Nasıl Yazılmalıdır?

İtiraz tereddüde yer bırakmayacak biçimde açık olmalıdır.

Örneğin:

“Takip dayanağı 15.08.2026 tarihli belgede müvekkile atfen bulunan imza müvekkile ait değildir. Takip dayanağı belge altındaki imzayı açıkça ve ayrıca inkâr ediyoruz.”

şeklinde bir açıklama yapılabilir.

Somut olayın durumuna göre borca, faize, ferilere ve yetkiye ilişkin itirazlar da ayrıca ileri sürülebilir.

İmzaya İtiraz Hangi Takiplerde Yapılabilir?

İmzaya itiraz özellikle imzalı bir belgeye dayanılarak başlatılan takiplerde önem taşır.

Uygulamada başlıca iki takip türünde karşımıza çıkar:

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte, alacaklı adi bir senede dayanmışsa İİK m.62 ve devamındaki hükümler uygulanır.

Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ise çek, bono veya poliçe üzerindeki imzanın borçluya ait olmadığı iddiası İİK m.170 kapsamında ileri sürülür.

Bu iki yolun birbirine karıştırılmaması gerekir.

Genel Haciz Yoluyla İlamsız Takipte İmzaya Nasıl İtiraz Edilir?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde icra dairesine itiraz edebilir.

Takip bir adi senede dayanıyorsa ve borçlu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürüyorsa imzaya itirazını açıkça ve ayrıca belirtmelidir.

Süresinde yapılan itiraz üzerine takip durur.

Alacaklının takibe devam edebilmesi için borçlunun itirazını kanunda öngörülen yollardan bertaraf etmesi gerekir.

Genel Haciz Yolunda İmzaya İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür.

Bu süre İİK m.62’deki genel itiraz süresidir.

Borçlu bu süre içerisinde imzaya itirazını icra dairesine bildirmelidir.

Sürenin geçirilmesi halinde takip kesinleşebilir ve borçlu bakımından haciz işlemleri gündeme gelebilir.

Genel Haciz Yolunda İmzaya İtiraz Nereye Yapılır?

İtiraz takip dosyasının bulunduğu icra dairesine yapılır.

İİK m.62 uyarınca ödeme emrine itiraz dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirilebilir.

Ancak imzaya itirazın açık ve ayrıca yapılması gerektiğinden uygulamada yazılı dilekçe ile itiraz edilmesi daha güvenlidir.

Genel Haciz Yolunda İmzaya İtiraz Takibi Durdurur Mu?

Evet.

Süresinde yapılan imzaya itiraz, genel haciz yoluyla ilamsız takipte İİK m.66 uyarınca takibi durdurur.

Alacaklı itiraz ortadan kaldırılmadan haciz aşamasına geçemez.

Alacaklı takip dayanağı belgenin niteliğine göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna başvurabilir.

Alacaklı İmzaya İtiraz Üzerine Ne Yapabilir?

Alacaklı elindeki belgenin İİK m.68 ve devamındaki şartları taşıdığını düşünüyorsa icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yoluna başvurabilir.

İmzanın inkâr edilmiş olması halinde İİK m.68/a kapsamında imza incelemesi gündeme gelebilir.

Bunun dışında alacaklı genel mahkemede itirazın iptali davası açmayı da tercih edebilir.

Hangi yolun daha uygun olduğu takip dayanağı belgeye ve somut uyuşmazlığa göre belirlenmelidir.

İtirazın Geçici Kaldırılması Nedir?

Borçlu adi senet altındaki imzayı açıkça inkâr etmiş ve alacaklı bu senede dayanarak itirazın kaldırılmasını istemişse itirazın geçici kaldırılması gündeme gelebilir.

İİK m.68/a kapsamında icra mahkemesi imzanın borçluya ait olup olmadığını inceler.

İmzanın borçluya ait olduğu sonucuna ulaşılması halinde kanunda öngörülen şartlarla itirazın geçici kaldırılmasına karar verilebilir.

İmza İncelemesini Kim Yapar?

İcra mahkemesi imza incelemesinde kanunun öngördüğü usule göre değerlendirme yapar.

Borçlunun karşılaştırmaya elverişli imza örnekleri kullanılabilir.

Gerekli görülürse bilirkişi incelemesine başvurulabilir.

İmza incelemesinde amaç, takip dayanağı belgedeki imza ile borçluya aidiyeti konusunda tereddüt bulunmayan imzaların karşılaştırılmasıdır.

Bilirkişi İmza İncelemesi Yapabilir Mi?

Evet.

Mahkeme gerekli gördüğü takdirde grafoloji veya belge inceleme konusunda uzman bilirkişiden rapor alabilir.

Bilirkişi takip konusu belgedeki imzayı karşılaştırmaya elverişli mukayese imzalarıyla inceler.

Ancak bilirkişi raporu yargısal kararın kendisi değildir. Mahkeme bütün delilleri birlikte değerlendirerek karar verir.

Mukayese İmzası Nedir?

Mukayese imzası, aidiyeti konusunda tereddüt bulunmayan ve tartışmalı imzayla karşılaştırılabilecek imzadır.

Örneğin resmî kurumlarda bulunan belgelerdeki imzalar, noterlik işlemlerindeki imzalar, banka belgeleri veya başka güvenilir belgelerde bulunan imzalar somut olayın özelliklerine göre karşılaştırmada kullanılabilir.

İmzanın tarihi ve tartışmalı imzaya yakın döneme ait olması da inceleme açısından önem taşıyabilir.

Mahkeme Borçludan İmza Örneği Alabilir Mi?

İmza incelemesinin gerektirdiği durumlarda borçlunun huzurda imza örneklerinin alınması gündeme gelebilir.

Bunun yanında daha önce oluşturulmuş karşılaştırmaya elverişli imzalar da incelenir.

İmza incelemesinin sağlıklı yapılabilmesi için tek bir imza yerine yeterli sayıda karşılaştırma materyalinin bulunması önemlidir.

İmza Borçluya Ait Çıkarsa Ne Olur?

İmza incelemesi sonucunda takip dayanağı belgedeki imzanın borçluya ait olduğu kabul edilirse borçlunun imzaya itirazı haksız bulunabilir.

Genel haciz yolunda İİK m.68/a’nın şartları varsa itirazın geçici kaldırılmasına ve kanunda öngörülen diğer sonuçlara karar verilebilir.

Haksız imza inkârı ayrıca borçlu açısından tazminat ve para cezası gibi sonuçlar doğurabileceğinden gerçeğe aykırı şekilde imza inkârında bulunulmamalıdır.

İmza Borçluya Ait Değilse Ne Olur?

İnceleme sonucunda imzanın borçluya ait olmadığı kabul edilirse alacaklının o belgeye dayanarak imza inkârını bertaraf etme talebi reddedilebilir.

Somut olayın şartlarına göre alacaklı bakımından tazminat veya başka hukuki sonuçlar da gündeme gelebilir.

Sahte imza kullanılması ayrıca ceza hukuku bakımından bağımsız sonuçlar doğurabilir.

Sahte İmzalı Senetle İcra Takibi Başlatılırsa Ne Yapılabilir?

Borçlu öncelikle takip türüne göre kanuni süre içerisinde imzaya itiraz etmelidir.

Bunun yanında belgenin sahte olarak düzenlendiği veya kullanıldığı iddiası varsa olayın niteliğine göre savcılığa suç duyurusunda bulunulması da gündeme gelebilir.

Ancak ceza soruşturması ile icra takibine yapılacak itiraz birbirinden farklı süreçlerdir.

“Savcılığa başvurdum, bu nedenle icra takibi kendiliğinden durur” şeklinde bir kabul doğru değildir.

Savcılığa Şikâyet İcra Takibini Durdurur Mu?

Kural olarak hayır.

Belgede sahtecilik iddiasıyla ceza soruşturması başlatılması icra takibini kendiliğinden durdurmaz.

Borçlunun İcra ve İflas Kanunu’nda öngörülen süre ve usule uygun olarak ayrıca icra takibine karşı başvurması gerekir.

Ceza dosyasındaki bilirkişi raporları veya diğer deliller ise şartlarına göre icra veya hukuk yargılamasında önem taşıyabilir.

Kambiyo Senetlerinde İmzaya İtiraz Nedir?

Çek, bono veya poliçeye dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte borçlu, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürebilir.

Bu itiraz İİK m.170 kapsamında özel olarak düzenlenmiştir.

Kambiyo takibindeki imzaya itirazın süresi, mercii ve takibe etkisi genel haciz yolundaki imza itirazından farklıdır.

Kambiyo Takibinde İmzaya İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içerisinde imzaya itiraz etmelidir.

Bu süre genel haciz yolundaki yedi günlük süreden farklıdır.

Bu nedenle ödeme emrinin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluna ilişkin olup olmadığı ilk anda kontrol edilmelidir.

Kambiyo Takibinde İmzaya İtiraz Nereye Yapılır?

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda imzaya itiraz icra mahkemesine yapılır.

Genel haciz yolundaki gibi icra dairesine yapılan sıradan bir itiraz değildir.

Bu ayrım son derece önemlidir.

Borçlunun beş günlük süre içerisinde yetkili icra mahkemesine başvurması gerekir.

Kambiyo Takibinde İcra Dairesine İmzaya İtiraz Edilirse Ne Olur?

Kambiyo takibinde kanunun öngördüğü başvuru mercii icra mahkemesidir.

Bu nedenle yalnızca icra müdürlüğüne “imzaya itiraz ediyorum” şeklinde dilekçe verilmesi, kanunun aradığı icra mahkemesi başvurusunun yerine geçmez.

Beş günlük sürenin kaçırılması önemli hak kayıplarına neden olabilir.

Kambiyo Takibinde İmzaya İtiraz Takibi Kendiliğinden Durdurur Mu?

Hayır.

Genel haciz yoluyla ilamsız takipten en önemli farklardan biri budur.

İİK m.170 uyarınca imzaya itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini kendiliğinden durdurmaz.

Ancak icra mahkemesi, itirazın ciddi görülmesi halinde kanundaki şartlarla takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.

Dolayısıyla kambiyo takibinde “itiraz ettim, takip tamamen durdu” şeklinde hareket edilmemelidir.

Kambiyo Takibinde Haciz Yapılabilir Mi?

İmzaya itiraz edilmiş olması tek başına kambiyo takibindeki bütün icra işlemlerini durdurmadığından haciz bakımından genel haciz yolundan farklı bir durum söz konusudur.

Mahkeme tarafından takibin geçici olarak durdurulmasına ilişkin karar verilip verilmediği ayrıca kontrol edilmelidir.

Bu nedenle kambiyo takibinde imzaya itirazla birlikte takip işlemlerinin durdurulmasına yönelik hukuki koruma talepleri önem taşıyabilir.

Kambiyo Takibinde Satış Yapılabilir Mi?

İİK m.170, imzaya itirazın satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmayacağını düzenlemektedir.

Bu nedenle kanunun kendiliğinden bağladığı sonuç bakımından satış işlemi özel olarak ayrılmıştır.

Bunun yanında mahkeme itirazın ciddi olduğu kanaatine varırsa takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.

Çekteki İmzaya İtiraz Edilebilir Mi?

Evet.

Borçlu adına düzenlenmiş veya borçluya atfedilen çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı ileri sürülebilir.

Çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte bu itiraz İİK m.170 kapsamında beş gün içerisinde icra mahkemesine yapılmalıdır.

Çekteki imzanın şirket temsilcisine, keşideciye veya cirantaya aidiyeti somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenir.

Bonodaki İmzaya İtiraz Edilebilir Mi?

Evet.

Bonoya dayalı kambiyo takibinde borçlu senette kendisine atfedilen imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürebilir.

İtiraz ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içerisinde icra mahkemesine yapılmalıdır.

Bonoda birden fazla imza bulunması halinde borçlunun hangi imzaya itiraz ettiği açıkça belirtilmelidir.

Poliçedeki İmzaya İtiraz Edilebilir Mi?

Evet.

Poliçe üzerindeki imzanın borçluya ait olmadığı iddiası da kambiyo takibinde imzaya itiraz konusu olabilir.

Takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılması halinde İİK m.170’teki özel usul uygulanır.

Şirket Kaşesi Üzerindeki İmzaya İtiraz Edilebilir Mi?

Evet.

Şirket adına düzenlenen belgelerde kaşe üzerinde bulunan imzanın şirketi temsile yetkili kişiye ait olup olmadığı uyuşmazlık konusu olabilir.

Ancak burada iki ayrı mesele birbirinden ayrılmalıdır.

İmzanın fiziksel olarak kişiye ait olmadığı iddiası imza inkârı niteliğindedir.

İmza kişiye ait olmakla birlikte kişinin şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı iddiası ise temsil yetkisine ilişkin farklı bir hukuki itirazdır.

“İmza Benim Ama Şirket Adına Atmadım” İmzaya İtiraz Mıdır?

Kural olarak bu savunma imzanın fiziksel aidiyetini reddetmemektedir.

Kişi “imza benim” diyorsa imza inkârı söz konusu değildir.

Uyuşmazlık imzanın hangi sıfatla atıldığına, şirketi bağlayıp bağlamadığına veya şahsi sorumluluk doğurup doğurmadığına ilişkindir.

Bu nedenle imza aidiyeti ile temsil ve borçluluk sıfatı birbirine karıştırılmamalıdır.

Açığa İmza İmzaya İtiraz Konusu Olur Mu?

Borçlu boş bir kâğıda veya eksik belgeye imza attığını, belgenin sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunu ileri sürüyorsa imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmektedir.

Bu durumda klasik anlamda imzaya itirazdan söz edilmez.

Uyuşmazlık belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğu, bedelsiz kaldığı veya başka bir borca itiraz sebebinin bulunduğu iddiasına dönüşebilir.

“Senedi İmzaladım Ama Sonradan Değiştirildi” İmzaya İtiraz Mıdır?

İmzanın aidiyeti kabul ediliyorsa klasik imza inkârı değildir.

Belgede sonradan değişiklik yapıldığı, miktarın değiştirildiği veya metnin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu ileri sürülüyorsa tahrifat veya borca itiraz niteliğindeki başka iddialar gündeme gelir.

Belgenin fiziki incelemesi ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi önem kazanabilir.

Senette Tahrifat Varsa Ne Yapılabilir?

Senette bedel, tarih, vade, lehtar veya başka bir unsur üzerinde sonradan değişiklik yapıldığı ileri sürülebilir.

Bu iddia imza inkârından farklıdır.

Kambiyo senedinin vasfı, değişikliğin senede etkisi ve borçlunun sorumluluğu İİK ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Fotokopi Belgedeki İmzaya İtiraz Edilebilir Mi?

Takip dayanağının fotokopi veya suret olması belgenin icra hukukundaki ispat gücü açısından ayrıca değerlendirilmelidir.

İmza incelemesinde belgenin aslının bulunması büyük önem taşır.

Fotokopi üzerinden sağlıklı grafolojik inceleme yapılması her zaman mümkün olmayabilir.

Bu nedenle alacaklının belgenin aslını ibraz edip edemediği önemlidir.

Elektronik İmzaya İtiraz Edilebilir Mi?

Güvenli elektronik imza, 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında özel hukuki sonuçlara sahiptir.

Elektronik imzanın kişiye ait olmadığı veya imza oluşturma verilerinin hukuka aykırı kullanıldığı iddiaları klasik ıslak imza incelemesinden farklı teknik değerlendirmeler gerektirebilir.

Bu nedenle elektronik imzalı belgelerde sertifika ve elektronik doğrulama kayıtları önem taşır.

Parmak İzi İmza Yerine Kullanılmışsa Ne Olur?

Belgenin geçerliliği ve borçluya aidiyeti kullanılan işaretin niteliğine ve belgenin düzenlenme koşullarına göre değerlendirilir.

İmza atamayan kişilere ilişkin HMK ve diğer mevzuattaki özel şekil hükümleri dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle parmak izi veya mühür içeren belgelerde klasik imza incelemesinden farklı bir ispat değerlendirmesi yapılabilir.

Mirasçılar Murisin İmzasına İtiraz Edebilir Mi?

Takip mirasçılara yöneltilmiş ve takip dayanağı belgede murise ait olduğu ileri sürülen bir imza bulunuyorsa mirasçıların imzanın murise ait olmadığını ileri sürmesi mümkündür.

Ancak takip türü, mirasın kabul veya reddi ve mirasçıların sorumluluğu ayrıca değerlendirilmelidir.

Murisin mukayese imzalarının temini imza incelemesinde önem kazanabilir.

İmzaya İtirazda İspat Yükü Kimdedir?

İmza inkâr edildiğinde takip dayanağı belgedeki imzanın borçluya ait olup olmadığının tespiti gerekir.

İcra hukukunda bunun sonuçları takip türüne göre özel hükümlerle düzenlenmiştir.

Genel haciz yolunda İİK m.68/a, kambiyo takibinde ise İİK m.170 kapsamında imza incelemesi gerçekleştirilir.

Bu nedenle adi senet veya kambiyo senedinin salt dosyaya sunulması, imza açıkça inkâr edilmişse her durumda uyuşmazlığı sona erdirmez.

Noter Onaylı İmzaya İtiraz Edilebilir Mi?

Noterlikçe düzenlenen veya onaylanan belgelerin ispat gücü adi senetlerden farklıdır.

Belgenin düzenleme veya onaylama biçimine göre resmî senet niteliği gündeme gelebilir.

Resmî belgelerde sahtelik iddiası HMK hükümleri kapsamında özel usule tabidir.

Bu nedenle adi senetteki sıradan imza inkârı ile noterlik belgesindeki imzaya yönelik sahtelik iddiası aynı hukuki rejime tabi değildir.

Mahkeme İlamındaki İmzaya İtiraz Edilebilir Mi?

İlamlı icrada takip dayanağı bir mahkeme kararıdır.

Bu nedenle borçlu genel haciz yolundaki gibi “ilamdaki imzaya itiraz ediyorum” diyerek takibi durduramaz.

İlamın sahteliği veya başka olağanüstü bir durum söz konusuysa farklı hukuki yollar gündeme gelir.

İlamlı icra ile adi senede dayalı ilamsız takip birbirinden ayrılmalıdır.

İmzaya İtirazda Yetki İtirazı da Yapılabilir Mi?

Evet.

Borçlu takip yapılan icra dairesinin yetkisiz olduğunu düşünüyorsa takip türünün gerektirdiği usule göre yetki itirazında da bulunabilir.

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu aynı dilekçede yetkiye, borca, faize, ferilere ve imzaya itiraz edebilir.

Ancak her itiraz sebebi açık ve somut şekilde belirtilmelidir.

Hem Borca Hem İmzaya İtiraz Edilebilir Mi?

Evet.

Borçlu takip dayanağı belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerken alternatif veya ek olarak borcun bulunmadığını da ileri sürebilir.

Ancak savunmaların birbiriyle çelişmemesine ve hukuki niteliğinin doğru kurulmasına dikkat edilmelidir.

Örneğin bir taraftan “imza bana ait değildir” denilirken diğer taraftan “bu senedi imzaladığım gün borcu ödemiştim” şeklinde çelişkili açıklamalar yapılması savunmanın güvenilirliğini etkileyebilir.

İmzaya İtirazdan Vazgeçilebilir Mi?

Borçlu yaptığı itirazdan daha sonra vazgeçebilir.

Ancak vazgeçmenin takip üzerindeki sonuçları ve varsa devam eden icra mahkemesi yargılamasına etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Özellikle imza inkârından vazgeçilmesi, belgenin takip hukukundaki durumunu doğrudan etkileyebilir.

İmzaya İtiraz Süresi Kaçırılırsa Ne Yapılabilir?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte yedi günlük, kambiyo takibinde ise beş günlük başvuru sürelerinin geçirilmesi ciddi sonuç doğurur.

Ancak ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesi, gecikmiş itiraz şartlarının bulunması veya takibin niteliğine göre başka şikâyet ve dava yollarının mevcut olması mümkündür.

Bu nedenle süre geçmiş görünse bile dosyanın tamamı incelenmeden hukuki imkânların tükendiği sonucuna varılmamalıdır.

Usulsüz Tebligat Varsa İmzaya İtiraz Süresi Geçmiş Sayılır Mı?

Ödeme emri usulsüz tebliğ edilmişse Tebligat Kanunu hükümleri kapsamında tebliğ tarihi ayrıca tartışılabilir.

Borçlunun ödeme emrini fiilen öğrendiği tarih önem kazanabilir.

Bu nedenle dosyada görünen tebliğ tarihi üzerinden doğrudan “itiraz süresi geçti” değerlendirmesi yapılmadan önce tebligat evrakı incelenmelidir.

İmzaya İtiraz Edilmezse Ne Olur?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte adi senet altındaki imza ayrıca ve açıkça inkâr edilmezse borçlu o takip bakımından imzayı kabul etmiş sayılabilir.

Takibe de süresinde itiraz edilmemişse takip kesinleşerek haciz aşamasına geçebilir.

Kambiyo takibinde ise beş günlük özel itiraz süresinin geçirilmesi, borçlunun kambiyo takibindeki imza itirazı hakkını kaybetmesine neden olabilir.

İmzaya İtiraz Sonradan Açılacak Davada İleri Sürülebilir Mi?

İcra takibindeki itiraz sürelerinin geçirilmesi, maddi hukuk bakımından her durumda borcun gerçekten mevcut olduğu anlamına gelmez.

Somut olayın özelliklerine göre menfi tespit veya istirdat gibi başka hukuki yollar gündeme gelebilir.

Ancak bu davaların şartları, süreleri ve icra takibine etkileri farklıdır.

Özellikle takip kesinleştikten sonra haciz ve tahsil işlemlerinin durdurulması daha güç hale gelebilir.

Menfi Tespit Davası ile İmzaya İtiraz Aynı Şey Midir?

Hayır.

İmzaya itiraz icra takibinin içerisinde kullanılan özel bir hukuki yoldur.

Menfi tespit davasında ise borçlu, takip konusu borcun bulunmadığının genel mahkemede tespitini ister.

İcra takibindeki itiraz süresinin kaçırılmış olması halinde şartları varsa menfi tespit davası gündeme gelebilir.

Ancak menfi tespit davasının açılması icra takibini her durumda kendiliğinden durdurmaz.

Borç Ödendikten Sonra Sahte İmza Fark Edilirse Ne Yapılabilir?

Borçlu gerçekte borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemişse somut olayın şartlarına göre istirdat davası veya başka hukuki yollar gündeme gelebilir.

Sahtecilik şüphesi varsa ayrıca ceza soruşturması da söz konusu olabilir.

Bu aşamada ödeme tarihi, takip dosyası ve belgenin aslı önem taşır.

İmzaya İtiraz Dilekçesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

İtirazda takip dosyası açıkça belirtilmeli, ödeme emrinin tebliğ tarihi yazılmalı ve takip dayanağı belgedeki imzanın borçluya ait olmadığı tereddüde yer bırakmayacak biçimde açıklanmalıdır.

Genel haciz yolunda başvuru yedi gün içinde icra dairesine; kambiyo takibinde ise beş gün içinde icra mahkemesine yapılmalıdır.

Varsa yetki, borç, faiz ve ferilere ilişkin diğer itirazlar da ayrıca belirtilmelidir.

İmzaya İtirazda En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?

En önemli hata, imzanın açıkça inkâr edilmemesidir.

“Borca itiraz ediyorum” denilmesi her durumda imzaya itiraz anlamına gelmez.

İkinci önemli hata takip türünün yanlış belirlenmesidir. Genel haciz yolunda yedi gün içerisinde icra dairesine başvurulurken kambiyo takibinde beş gün içerisinde icra mahkemesine başvurulmalıdır.

Bir diğer hata ise imza aidiyetiyle temsil yetkisi, açığa imza, tahrifat ve borca itiraz sebeplerinin birbirine karıştırılmasıdır.

İmzaya İtirazda Takip Türü Neden Bu Kadar Önemlidir?

Çünkü takip türüne göre hem süre hem merci hem de itirazın takibe etkisi değişmektedir.

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte: İmzaya itiraz yedi gün içerisinde icra dairesine yapılır ve süresinde yapılan itiraz takibi durdurur.

Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte: İmzaya itiraz beş gün içerisinde icra mahkemesine yapılır ve itiraz satış dışında takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz.

Bu ayrım imzaya itiraz konusunun en önemli noktasıdır.

Sonuç

İmzaya itiraz, icra takibine dayanak yapılan belge üzerindeki imzanın borçluya ait olmadığının ileri sürülmesidir.

İmzaya itiraz ile borca itiraz birbirinden farklıdır. “İmza bana ait değildir” savunması imzaya itiraz niteliğindeyken, “imza benim ancak borcu ödedim” şeklindeki savunma borca itirazdır.

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte takip bir adi senede dayanıyorsa borçlu İİK m.62 uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde icra dairesine başvurmalı ve senet altındaki imzayı açıkça ve ayrıca inkâr etmelidir. Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur.

Alacaklının imza inkârını bertaraf etmek amacıyla itirazın kaldırılması yoluna başvurması halinde İİK m.68/a kapsamında imza incelemesi ve şartları varsa itirazın geçici kaldırılması gündeme gelir.

Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ise çek, bono veya poliçedeki imzanın borçluya ait olmadığı iddiası İİK m.170 kapsamında ileri sürülür. Borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içerisinde icra mahkemesine başvurmalıdır.

Kambiyo takibindeki imza itirazı genel haciz yolundan farklı olarak satıştan başka icra takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Mahkeme itirazı ciddi görürse kanundaki şartlarla takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.

İmza borçluya ait olmakla birlikte belgenin sonradan doldurulduğu, tahrif edildiği, borcun ödendiği veya imzayı atan kişinin şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı ileri sürülüyorsa bunlar klasik anlamda imza inkârından farklı hukuki itirazlardır.

Sahte imzalı bir belge kullanıldığı iddiası varsa icra hukukundaki imzaya itirazın yanında şartları oluştuğunda ceza hukuku bakımından da başvuru yapılabilir. Ancak savcılığa şikâyet edilmesi icra takibini kendiliğinden durdurmaz.

Bu nedenle ödeme emri tebliğ edildiğinde takip türü, tebliğ tarihi, takip dayanağı belgenin aslı, imzanın aidiyeti ve diğer itiraz sebepleri birlikte incelenmeli; genel haciz yolundaki yedi günlük süre ile kambiyo takibindeki beş günlük süre birbirine karıştırılmamalıdır.


Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde imzaya itiraz, borca itiraz, kambiyo takibinde imzaya itiraz, sahte imzalı senet, çek ve bonoya itiraz, itirazın geçici kaldırılması, imza incelemesi, menfi tespit davası, ödeme emrine itiraz ve diğer icra ve iflas hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

About the Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may also like these