İcra takiplerinde alacaklının amacı, borçlunun haczedilebilir malvarlığına başvurarak alacağını tahsil etmektir. Ancak borçlunun malvarlığı yalnızca banka hesapları, taşınmazlar, araçlar veya düzenli maaş gelirlerinden oluşmamaktadır. İş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle işçinin hak kazandığı kıdem ve ihbar tazminatları da icra hukuku bakımından önemli bir malvarlığı değeri oluşturabilir.
Özellikle borçlunun uzun yıllardır çalıştığı iş yerinden ayrılması, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi veya işçinin emeklilik nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanması hâlinde, toplu olarak ödenecek tazminatların haczedilip haczedilemeyeceği gündeme gelmektedir.
Bu konuda en çok karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, maaş haczinde uygulanan sınırlamaların kıdem ve ihbar tazminatları bakımından da geçerli olup olmadığıdır.
Kıdem ve ihbar tazminatları, işçinin düzenli maaşından farklı hukuki nitelik taşır. Bu nedenle söz konusu tazminatların haczinde maaş haczine ilişkin dörtte birlik sınırlamanın doğrudan uygulanması kural olarak mümkün değildir.
Bununla birlikte tazminat alacağının doğup doğmadığı, işverenin ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, haczin hangi usulle gerçekleştirildiği ve borçlunun tazminata henüz hak kazanmamış olması gibi hususlar ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
İcra Takibinde Kıdem Tazminatına Haciz Konulabilir Mi?
İcra takibinde borçlunun kıdem tazminatı alacağına haciz konulması mümkündür.
Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin kanunda belirtilen koşullarla sona ermesi sonucunda işçinin hak kazandığı toplu bir parasal alacaktır.
1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte bulunan 14. maddesi, kıdem tazminatının temel hukuki dayanağını oluşturmaktadır.
Kıdem tazminatı, düzenli olarak ödenen ücret niteliğinde olmadığından maaş haczine ilişkin sınırlamalarla aynı şekilde değerlendirilmez.
Bu nedenle borçlunun hak kazandığı kıdem tazminatı alacağı, kanuni koşulların bulunması hâlinde haczedilebilir.
İhbar Tazminatına Haciz Konulabilir Mi?
Borçlunun ihbar tazminatı alacağı da kural olarak haczedilebilir.
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesinin bildirim sürelerine uyulmaksızın feshedilmesi hâlinde, kanuni koşullar çerçevesinde doğan bir tazminat alacağıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi, ihbar sürelerini ve ihbar tazminatını düzenlemektedir.
İhbar tazminatı, düzenli maaş niteliğinde bulunmadığından haczedilebilirliği bakımından ücret haczinden farklı değerlendirilir.
Ancak borçlunun gerçekten ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Kıdem ve İhbar Tazminatının Tamamına Haciz Konulabilir Mi?
Kıdem ve ihbar tazminatları, kural olarak maaş haczine ilişkin dörtte birlik sınır kapsamında değerlendirilmez.
Bu nedenle borçlunun haczedilebilir nitelikteki kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tamamına, takip alacağı ve ferileriyle sınırlı olmak üzere haciz konulması gündeme gelebilir.
Örneğin borçlunun 500.000 TL kıdem tazminatına hak kazanması ve icra dosyasında 300.000 TL borcunun bulunması hâlinde, haciz işlemi takip borcunun tahsiline yönelik olarak gerçekleştirilebilir.
Ancak alacaklının takip alacağını aşan tutarları tahsil etmesi mümkün değildir.
Maaşın Dörtte Birine Haciz Konulurken Kıdem Tazminatının Tamamı Neden Haczedilebilir?
İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi ile İş Kanunu’nun 35. maddesi, ücret ve maaşların haczine ilişkin özel sınırlamalar içermektedir.
Bu düzenlemelerin amacı, borçlunun düzenli gelirinin belirli bir kısmını korumaktır.
Kıdem tazminatı ise işçinin her ay düzenli olarak aldığı ücret değildir.
İş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle kanuni koşullarla doğan toplu bir tazminat alacağıdır.
İhbar tazminatı da aynı şekilde düzenli maaş ödemesinden farklıdır.
Dolayısıyla kıdem ve ihbar tazminatlarının haczinde ücret haczine ilişkin sınırlamaların doğrudan uygulanması doğru değildir.
Borçlunun İşvereninden Kıdem Tazminatı Nasıl Haczedilir?
Borçlunun işvereninden olan kıdem tazminatı alacağının haczinde öncelikle tazminat hakkının doğup doğmadığı belirlenmelidir.
İş sözleşmesi sona ermiş ve işçi kıdem tazminatına hak kazanmışsa, işverenin borçlu işçiye karşı ödeme yükümlülüğü gündeme gelir.
Bu durumda alacaklı, icra müdürlüğünden işveren nezdindeki kıdem tazminatı alacağının haczini talep edebilir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında üçüncü kişi konumundaki işverene haciz ihbarnamesi gönderilmesi mümkün olabilir.
Ancak haczin usulüne uygun gerçekleştirilmesi ve işverenin gerçekten tazminat borcunun bulunması önem taşımaktadır.
İşverene İİK 89/1 Haciz İhbarnamesi Gönderilebilir Mi?
Borçlunun işvereninden olan kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının haczi bakımından İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi uygulanabilir.
Bu kapsamda işverene birinci haciz ihbarnamesi gönderilerek borçluya olan haczedilebilir tazminat borcu hakkında bildirim yapılabilir.
İşveren, haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra mevcut tazminat borcunu ve ihbarnamenin kapsamını değerlendirmelidir.
Ancak işçinin henüz işten ayrılmamış olması veya tazminat hakkının doğmamış bulunması hâlinde farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir.
Kıdem Tazminatı İçin Maaş Haczi Müzekkeresi Yeterli Midir?
Maaş haczi ile kıdem tazminatı alacağının haczi birbirinden farklıdır.
Borçlunun maaşına haciz konulmuş olması, işverenin gelecekte ödeyebileceği bütün kıdem ve ihbar tazminatlarının da kendiliğinden haczedildiği anlamına gelmez.
Bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatlarına yönelik haciz talebinin ayrıca ve açık biçimde ileri sürülmesi önemlidir.
Özellikle maaş haczi müzekkeresinin kapsamı ile üçüncü kişilerdeki alacakların haczine ilişkin işlemler birbirinden ayrılmalıdır.
Borçlu İşten Çıkarılmadan Kıdem Tazminatına Haciz Konulabilir Mi?
Borçlunun iş sözleşmesi devam ederken henüz kıdem tazminatına hak kazanmamış olması, haciz bakımından önemli bir hukuki sorundur.
Kıdem tazminatı, işçinin yalnızca belirli süre çalışması nedeniyle her durumda doğmuş ve talep edilebilir bir alacak hâline gelmez.
İş sözleşmesinin kanunda belirtilen koşullarla sona ermesi gerekir.
Bu nedenle henüz iş sözleşmesi sona ermemiş işçinin gelecekte kıdem tazminatı alabileceği beklentisi ile doğmuş kıdem tazminatı alacağı birbirinden ayrılmalıdır.
Mevcut olmayan bir tazminat alacağının haczi konusunda müstakbel alacaklara ilişkin hukuki ilkeler dikkate alınmalıdır.
Borçlu İşten Ayrıldıktan Sonra Kıdem Tazminatına Haciz Konulabilir Mi?
Borçlunun iş sözleşmesi sona ermiş ve kıdem tazminatına hak kazanılmışsa tazminat alacağı haczedilebilir.
Ancak iş sözleşmesinin sona ermiş olması, her durumda kıdem tazminatına hak kazanıldığı anlamına gelmez.
Özellikle fesih sebebi, çalışma süresi ve işçinin kıdem tazminatı koşullarını sağlayıp sağlamadığı önemlidir.
Bu nedenle işverenin gerçekten ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Borçlu İstifa Ederse Kıdem Tazminatına Haciz Konulabilir Mi?
İşçinin istifa etmesi, her durumda kıdem tazminatına hak kazanacağı anlamına gelmez.
Ancak haklı nedenle fesih, emeklilik koşullarının gerçekleşmesi veya kanunda düzenlenen diğer durumlarda işçinin kıdem tazminatına hak kazanması mümkün olabilir.
Bu nedenle borçlunun istifa etmesi hâlinde öncelikle kıdem tazminatı hakkının doğup doğmadığı belirlenmelidir.
Hak kazanılmış ve haczedilebilir bir kıdem tazminatı alacağı bulunuyorsa haciz işlemi gündeme gelebilir.
İşveren Kıdem Tazminatı Borcu Olmadığını Söylerse Ne Olur?
İşveren, haciz ihbarnamesine karşı işçinin kıdem veya ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını ileri sürebilir.
Özellikle iş sözleşmesinin devam etmesi, işçinin tazminata hak kazanmaması veya tazminatın önceden ödenmiş olması gibi durumlar önem taşımaktadır.
Ancak işverenin itirazı, alacaklının gerçeğe aykırılık iddiasını hukuken ileri sürmesine engel değildir.
İşverenin İİK m. 89 kapsamında gerçeğe aykırı itirazda bulunduğu iddia ediliyorsa kanuni koşulların bulunması hâlinde ilgili başvuru yolları değerlendirilebilir.
İşveren Haciz İhbarnamesine Kaç Gün İçinde İtiraz Etmelidir?
İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında gönderilen birinci haciz ihbarnamesine karşı itiraz süresi kural olarak tebliğden itibaren yedi gündür.
İşveren, borçlu işçiye karşı tazminat borcunun bulunmadığını veya ihbarnameye karşı ileri sürebileceği diğer itirazlarını süresi içerisinde bildirebilir.
Ancak itirazın süresinde yapılmaması hâlinde ikinci haciz ihbarnamesi aşaması gündeme gelebilir.
Bu nedenle işverenin haciz ihbarnamesini aldığı tarih önem taşımaktadır.
İşveren Haciz İhbarnamesine İtiraz Etmezse Ne Olur?
İşverenin birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmemesi hâlinde İİK m. 89 kapsamında ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi mümkün olabilir.
İkinci haciz ihbarnamesine de süresinde itiraz edilmemesi durumunda üçüncü haciz ihbarnamesi aşamasına geçilebilir.
Üçüncü haciz ihbarnamesinden sonra kanuni koşulların gerçekleşmesi hâlinde işverenin malvarlığına yönelik cebrî icra işlemleri gündeme gelebilir.
Ancak bütün aşamalarda tebligatların usulüne uygun yapılması ve kanuni sürelerin doğru işletilmesi gerekir.
İşveren Kıdem Tazminatını İcra Dosyasına Ödemek Zorunda Mıdır?
İşverenin borçlu işçiye karşı mevcut ve haczedilebilir bir kıdem tazminatı borcu bulunuyorsa, usulüne uygun haciz bildiriminin ardından haczedilen tutarın icra dosyasına ödenmesi gerekebilir.
Ancak işverenin ödeme yükümlülüğü, gerçekten mevcut olan tazminat borcu ve haczin kapsamıyla sınırlıdır.
İşverenin işçiye herhangi bir kıdem tazminatı borcu bulunmuyorsa bu durumun kanuni usule uygun biçimde ileri sürülmesi önemlidir.
İşveren Hacze Rağmen Kıdem Tazminatını İşçiye Öderse Ne Olur?
İşverene usulüne uygun haciz bildirimi yapıldıktan sonra haczedilen kıdem veya ihbar tazminatının doğrudan borçlu işçiye ödenmesi, işveren bakımından hukuki sorumluluk doğurabilir.
Bu durumda işverenin icra dosyasına karşı ödeme yükümlülüğü ve yapılan ödemenin hukuki sonuçları değerlendirilebilir.
Ancak sorumluluğun kapsamı, haciz bildiriminin tarihi, içeriği ve işverenin ödeme yükümlülüğünün niteliğine göre belirlenmelidir.
Kıdem Tazminatı Banka Hesabına Yatırıldıktan Sonra Haczedilebilir Mi?
Borçlunun kıdem tazminatının banka hesabına yatırılması hâlinde bankadaki mevduat alacağının haczi gündeme gelebilir.
Ancak banka hesabına haciz konulurken hesaptaki paranın kaynağı ve varsa özel haciz sınırlamaları değerlendirilmelidir.
Kıdem tazminatı, düzenli maaş niteliğinde olmadığından yalnızca maaş hesabına yatırılmış olması nedeniyle ücret haczi sınırlamalarına tabi hâle gelmez.
İhbar Tazminatı Banka Hesabına Yatırıldıktan Sonra Haczedilebilir Mi?
Borçlunun ihbar tazminatının banka hesabına yatırılması hâlinde de haciz işlemi gündeme gelebilir.
Ancak banka hesabına gönderilen haciz ihbarnamesinin kapsamı, haciz tarihinde mevcut bakiye ve ilgili mevzuat hükümleri önem taşımaktadır.
İhbar tazminatının maaş hesabına yatırılması, bu alacağın kendiliğinden düzenli ücret niteliği kazanmasına neden olmaz.
Kıdem ve İhbar Tazminatına Nafaka Borcu Nedeniyle Haciz Konulabilir Mi?
Nafaka borçları nedeniyle başlatılan icra takiplerinde borçlunun haczedilebilir malvarlığına başvurulabilir.
Kıdem ve ihbar tazminatları da haczedilebilir nitelikte olmaları hâlinde nafaka alacağının tahsiline konu olabilir.
Ancak nafaka alacağının türü, takip konusu borcun niteliği ve diğer hacizlerin bulunup bulunmadığı önem taşımaktadır.
Kıdem ve İhbar Tazminatına Banka Borcu Nedeniyle Haciz Konulabilir Mi?
Borçlunun bankaya kredi, kredi kartı veya başka bir borcu bulunması hâlinde banka tarafından icra takibi başlatılabilir.
Bu durumda borçlunun haczedilebilir kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına haciz konulması mümkündür.
Ancak bankanın alacaklı olması, haciz işleminin kanuni usule uygun biçimde gerçekleştirilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmaz.
Kıdem ve İhbar Tazminatına Birden Fazla Haciz Konulabilir Mi?
Borçlunun kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına birden fazla alacaklı tarafından haciz konulması mümkündür.
Ancak hacizlerin geçerliliği, haciz tarihleri ve alacaklıların sırası önem taşımaktadır.
Özellikle işverenin aynı tazminat alacağı üzerinde birden fazla haciz bildirimi alması hâlinde ödeme işlemlerinin doğru biçimde gerçekleştirilmesi gerekir.
Kıdem Tazminatı Haczi Nasıl Kaldırılır?
Kıdem tazminatı üzerine konulan haczin kaldırılması, icra dosyasının durumuna ve haczin hukuki dayanağına göre değerlendirilir.
Borç tamamen ödenmişse veya haczin devamını gerektiren koşullar ortadan kalkmışsa haczin kaldırılması talep edilebilir.
Bunun yanında haciz işleminin kanuna aykırı olduğu iddia ediliyorsa uygun hukuki başvuru yolları değerlendirilebilir.
Kıdem ve İhbar Tazminatı Haczine Karşı Şikâyet Yoluna Başvurulabilir Mi?
İcra müdürlüğünün kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına yönelik haciz işlemlerinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülüyorsa İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi kapsamında şikâyet yoluna başvurulması gündeme gelebilir.
Özellikle henüz doğmamış alacak üzerinde hukuka aykırı haciz kurulması, yanlış haciz usulünün uygulanması veya haczin kapsamının hatalı belirlenmesi önem taşımaktadır.
Ancak üçüncü kişi işverenin haciz ihbarnamesine itirazı ile icra müdürlüğünün işlemine karşı şikâyet farklı hukuki başvuru yollarıdır.
Kıdem ve İhbar Tazminatının Haczi Alacaklı İçin Avantajlı Mıdır?
Borçlunun uzun süre çalıştığı iş yerinden ayrılması ve yüksek tutarda kıdem tazminatına hak kazanması, alacaklı bakımından önemli bir tahsil imkânı oluşturabilir.
Özellikle borçlunun banka hesaplarında veya kendi adına kayıtlı malvarlığında yeterli haczedilebilir değer bulunmaması hâlinde kıdem ve ihbar tazminatlarının araştırılması önem taşımaktadır.
Ancak borçlunun tazminata hak kazanıp kazanmadığı, işverenin ödeme yükümlülüğü ve haczin usulüne uygun gerçekleştirilmesi, tahsilatın mümkün olup olmayacağını belirleyen temel hususlardır.
Sonuç
İcra takibinde borçlunun kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına haciz konulması mümkündür.
Kıdem ve ihbar tazminatları, düzenli maaş niteliğinde olmadığından maaş haczine ilişkin dörtte birlik sınırlama bu alacaklara kural olarak uygulanmaz.
Ancak haciz işlemi yapılmadan önce borçlunun tazminata hak kazanıp kazanmadığı araştırılmalıdır.
Özellikle iş sözleşmesinin henüz sona ermemiş olması hâlinde, gelecekte doğabilecek kıdem tazminatı beklentisi ile mevcut tazminat alacağı birbirinden ayrılmalıdır.
Bunun yanında kıdem ve ihbar tazminatlarının haczinde İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında üçüncü kişilerdeki alacakların haczine ilişkin usulün uygulanması gündeme gelebilir.
Sonuç olarak kıdem ve ihbar tazminatına haciz konulmasında en önemli husus, tazminat alacağının doğup doğmadığının belirlenmesi, işverenin ödeme yükümlülüğünün araştırılması ve haciz işleminin kanuni usule uygun biçimde gerçekleştirilmesidir.
Esenyurt, Beylikdüzü ve Bahçeşehir İcra Avukatı – Hukuki Destek
İcra takiplerinde kıdem tazminatına haciz konulması, ihbar tazminatının haczi, işverene haciz ihbarnamesi gönderilmesi, İİK 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz, maaş haczi, işçilik alacaklarının haczi, kıdem tazminatı haczinin kaldırılması ve alacak tahsili konularında somut olayın hukuki koşullarının incelenmesi önem taşımaktadır.
Esenyurt icra avukatı, Beylikdüzü icra avukatı, Bahçeşehir icra avukatı ve Büyükçekmece icra avukatı arayışında olan kişiler bakımından, borçlunun işçilik alacaklarının araştırılması ve haciz işlemlerinin hukuka uygun biçimde yürütülmesi önemlidir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Web: avukatumutsarikaya.com
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde icra takibi, kıdem tazminatı haczi, ihbar tazminatı haczi, maaş haczi, işverene haciz ihbarnamesi, haczin kaldırılması ve icra hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.
İlgili Yazılar
- İcra Takibinde Borçlunun Kripto Para Varlıkları Haczedilebilir Mi?
- İcra Takibinde Borçlunun Ortak Banka Hesabına Haciz Konulabilir Mi?
- Emekli İkramiyesi ile Emekli Maaşı Arasındaki Fark Nedir?
- İcra Takibinde Borçlunun Kiracısından Kira Bedeli Talep Edilebilir Mi?
Hukuki süreciniz hakkında bilgi almak için hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilir, Esenyurt avukat ve Beylikdüzü avukat sayfalarımızdan bize ulaşabilirsiniz.
